VAH ZAVALLI BANDIRMAM!

Gönül verdiğimiz, kavgamızın şehri dediğimiz Bandırma’nın içler acısı hali yürekleri burkuyor. Neyi yazacağımızı, hangi sıkıntıyı dile getireceğimizi şaşırmış durumdayız. Belki de öne çıkarılması ihtiyaç duyulan başlıca mevzu yetkililerin sorumlulukları kapsamında hareket etmemeleridir. Bandırma’yı özetleyen bence en iyi cümle “ Sorunları çözecek yetenekteki kişilerin yetkileri yok. Yetkileri olan kişilerin de bu problemleri çözecek kabiliyetleri yok.” Bu durumda da Bandırma’nın problemlerini çözme şansı yok.
İl olmak için günleri sayan Bandırma, 70 senelik hayali öncesinde harbiden büyük sorunlarla boğuşuyor. Bandırmaspor’un deplasmanları bundan dolayı çoğu şehri görme fırsatım oluyor. Bandırma ölçeğinde bir kentin girişleri ve çıkışları hiç bu kadar acınası durumda değil. Bursa Balıkesir yönünden kente girecek olursanız kanatlı sektörünün niçin olduğu koku dayanılmaz boyutta. Yol kenarları pislik içerisinde adeta mezbelelik olmuş. Gönen tarafınca gelirseniz bu kez de tavukhaneler insana soluk aldırmıyor. Hadi Erdek’e gidelim derseniz florür kokusu size eşlik ediyor. Genziniz yanıyor, o bölgeyi biran ilkin terk etmek için gaza basıyorsunuz. Bu hususta ne bakanlık, ne Büyükşehir ne de Bandırma Belediyesi adım dahi atmıyor.
Bandırma yeşilini tamamiyle kaybetti. Bizim çocukluğumuzun yeşil Bandırması tarihe karıştı. Elde kalan birkaç yeşil alan da yok olma sıralarını bekliyor. Bandırma beton yığını oldu. Eski askeri alan proje alanı olurken, müze civarındaki çam ağaçları ve Mustafa Kemal Atatürk Parkı para için ellerini ovuşturanların kapsama alanına girdi. Limana gelen angus gemilerine tedbir alınamıyor. Hayvan kokusu ve sinek böcek istilası Bandırma’yı teslim almış durumda. Havamız ve denizimiz elden gitti. Kentimizdeki etraf örgütleri ve Kent Konseyi kendilerini tatmin etme noktasında davranıyorlar. Burnunun dibindeki etraf felaketlerini ve ağaç kesimlerini görmeyenler Akbelen’de resim çektiriyorlar kısa şortlarla. Çevre dostu dediğimiz Bandırma Belediyesi, bütçedeki açığı kapatma adına 20 senelik çamların kesilmesine yeşil fer yakıyor. Bu etraf katliamına karşı çıkması ihtiyaç duyulan etraf örgütleri eteğine yapıştıkları Bandırma Belediyesi’nin karşısına çıkma cesaretini gösteremezken Ak Parti İlçe başkanı ağaçların kesilmemesi için basın toplantısı yapıyor. Ne kadar büyük bir çelişki değil mi? Ülkedeki ormanları holdinglere teslim eden zihniyet Bandırma’da ağaçları koruyor.
Bandırma hiç olmadığı kadar pislik içinde. Yollar ve kaldırımlar yeterince temizlenmiyor. Uzun zamandan bu yana çöp konteynerleri ilaçlanmıyor. Bandırmalı katiyen şehri pak tutmak için duyarlı davranmıyor. Ellerindeki çöpleri yere atma konusu ile ilgili olabildiğince ısrarcılar. Hele ki o sigara izmaritleri adeta kentin her yerinde tarla gibi! Kent biçilemeyen otların arasında yok olmuş adeta. Elde kalan bir ağaçlık alanın niçin temizlenmediğini sorduğum sorumlular, Bandırma Belediyesine başvurduklarını mevzunun muhatabının Büyükşehir olduğu cevabını aldıklarını söylediler. Büyükşehirde yılda bir iki kez gelip temizliyormuş. Yolların durumu ayrı bir felaket. Kazılan yolların onarılması noktasında takımlar kifayetsiz kalıyor. Ara sokakları geçtim ana caddeler bile Suriye yollarından daha fena durumda. Nüfusu 200 Bine dayanan Bandırma’nın yollarını meydana getirecek Bandırma Belediyesi ya da Büyükşehir Belediyesi nedense yolları Allah’a emanet etmiş. Yahu, Allah rızası için yolları birileri onarsın artık.
Bandırma galiba Dünya standartlarında bir rekora koşuyor. 1999 senesinde temeli atılan Kültür Merkezi tam 24 senedir tamamlanamadı. O seneler için esasen kifayetsiz olan bina bugünkü ihtiyaçlara cevap veremeyecek olsa da bitsin diye bekliyoruz. Pertevniyal Hastanesi Belediye ile Üniversite arasında pin pon topuna döndü. Hiç kimse adım atmıyor. Hastane kavşağı Bandırma’nın canına ot tıkıyor. Kısacası Bandırma’nın neresine dokunursanız elinizde kalıyor. Bir kentin denizle buluşmuş olduğu sahiller en hoş yerleridir. Bu alanlar halkın kullanımına açılır. Bandırma’da ise deniz kenarları otopark olarak kullanılıyor. Yine kentin değerli noktaları en uygun şekilde değerlendirilir. Bandırma’nın en değerli alanları olan Tekel arazileri ve Cin Çukuru arazisine bizler otomobil park ediyoruz. Çok uzun yıllardan bu yana üstüne şerh koyulan bu değerli alanlar değerlendirilemiyor. İlginç değil mi? Bu alanlar Bandırma’da ise şaşmamak gerek diye düşünüyorum. Bandırma olarak bir diğer acınacak durumumuz işgaller ile alakalı. Bir CHP’li meclis üyesinin kaldırım işgal etmesi ve belediyenin buna göz yumması sonra geldiğimiz noktada kentin bütün kaldırımları şimdilerde işgal edilmiş durumda. Bu vakitten sonra hiç bir başkan bu işgallerden şehri kurtaramaz.
Bandırma siyaseten de tükenmiş durumda. Çözüm üretemeyen siyaset, partilerin iç kavgalarıyla uğraşıyor. Tüm bu olumsuzluklar içerisinde Bandırma il olmanın hayalini kuruyor. Bu hususta da birkaç gönüllü haricinde çalışan da yok zaten. Bandırmalı her hususta olduğu gibi bu hususta da kulağının üstüne yatar durumda. Birileri konuşsun, çalışsın, üretsin diye bekliyorlar.
Sonuç olarak Bandırma yok olurken, herkes seyrediyoruz. Hani bir söz vardır ya, mahalle yanarken birileri saçını tararmış. Umarım Bandırma hızlıca saçlarını tarayan kişilerden kurtulur.