Uzmanlar anlattı: İstanbul’un taksi sorunu nasıl çözülür?

Yaklaşık 19 bin taksinin hizmet verdiği megakentte İstanbulluların adeta bitmek bilmeyen çilesi haline gelen taksi problemininin çözümüne dair ulaşım sistemleri uzmanları önerilerini anlattı.
İstanbul’da taksi bulamama problemi her geçen gün artarken, müşteriler taksicileri “yolcu ve mesafe seçtikleri” gerekçesiyle sıkça yakınma ediyor.
AA’da bulunan habere göre, İBB Ulaşım Daire Başkanlığı verileri, kentte taksi başına 837 şahıs düştüğünü gösteriyor. Bu rakam Paris’te 366, New York’ta 309, Singapur’da 207 kişi. Son 7 ayda İBB’ye meydana getirilen 44 bin şikayetin yüzde 59,53’ü yol ve yolcu seçilmesinden oluşuyor.
‘DİJİTAL SİSTEMLER YAYGINLAŞTIRILMALI’
Yıldız Teknik Üniversitesi (YTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Halit Özen, taksi problemininin çözümünde en etkili tekniğin dijital sistemlerin yaygınlaştırılması bulunduğunu söyledi.
Prof. Dr. Özen, taksiye olan isteği düşürmek için ya ücretin artırılması ya da arzın yükseltilmesi yani taksi sayılarının artırılması icap ettiğini kaydetti.
Bu durumun da taksi hizmeti veren dijital sistemlerin artırılmasıyla olası olacağını dile getiren Özen, “Şimdi bu programlar devamlı olarak karşımıza farklı şekilde çıkıyor. Yeni çıkan bir uygulamada örneğin hareketli ücretlendirme yapılıyor. Ancak yasalarımız buna müsaade etmiyor. Belki burada bir yasal düzenleme yapılması gerekiyor” dedi.
Özen, bilhassa yolcunun ve hizmeti verenin verilerinin saklanması ve gizliliğinin tutulması açısından yasal düzenlemeye gereksinim bulunduğunu vurgulayarak, “Burada en büyük görev, ilk ilkin taksiyle alakalı hizmeti verenler, taksi odaları, daha sonra taksiyle alakalı kontrol düzenlemeleri yapan büyükşehir belediyelerinin ulaşım birimleri, sonra bunların daha üst ölçekten denetimlerini yapmış olup düzenlemelerini yapan bakanlık geliyor” diye konuştu.
‘ÇÖZÜM TAKSİ SAYISINI ARTIRMAK’
İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Öğretim Üyesi Prof. Dr. Hüseyin Murat Çelik de İstanbul’da taksiler için arz açığı olduğunu, bu nedenden dolayı de çözümün taksi sayısının artırılmasından geçtiğini söyledi.
Bunu yapmakla mükellef kuruluş olan İstanbul Büyükşehir Belediyesinin önerilmiş olduğu modelin ise haksız rekabete yol açacağından çözüme katkı sunmayacağını özetleyen Çelik, “İBB, devamlı ‘5 bin adet taksiyi blok olarak kiralayacağım ya da kendim işleteceğim’ diyor. Bu bana oldukça uygun bir yaklaşım gibi gelmiyor. Çünkü 5 bin taksiyi blok olarak kiralarsan, Uber gibi şirketler gelir rekabeti ortadan kaldırır” ifadelerini kullandı.
Çelik, İBB’nin önerisinin ortaya çıkaracağı öteki bir karışıklığın ise şoförlerde yaşanacağına vurgu yaparak, “5 bin taksi 3 vardiyadan hesaplanırsa 15 bin devlet memuru şoförle çalışıyor olacaksın. O 15 bin devlet memuru şoförü işletmek oldukça zor olur bir defa” dedi.
‘EN KISA SÜREDE PLAKA İHALESİ YAPILMALI’
Danıştay’ın “Taksicilik amme hizmetidir. Sonsuza kadar devredilemez” kararını hatırlatan Çelik, çözüm önerisini şöyle açıkladı:
“O yüzden plaka ihalelerinin süreli yapılması lazım. Yani 5’er, 10’ar, 15’er, 20’şer ve 30’ar senelik plaka ihalesi yapılabilir. Bunun önünde hiç bir mani yok. Fakat belediye buna oldukça yanaşmıyor. Çünkü ihaleden almış olduğu paranın kanuni olarak bir kısmını mevcut taksilerle taksi sahipleriyle paylaşmak zorunda. O nedenle taksi sayısı durağan(durgun) tutuluyor.”
İBB’nin önerisinin zorla izin verilmediği yönündeki iddialara dair de Çelik, “İşte son olarak 3 bin dolmuş ve minibüsün taksiye dönüşümü oldu. UKOME ona hiç bir şey demedi. Demek ki uygun bir şey geldiği zaman onaylıyor. Yani Büyükşehir Belediyesinin bir an ilkin taksi plakası ihalesi yapması gerekiyor. Bunun en kısa ve en kolay çözümü de budur” diye konuştu.
Çelik, taksi program sistemlerinin yaygınlaştırılmasının da yararlı olacağını belirterek, İzmir ve Ankara’da taksi odalarıyla belediyelerin bu mevzuyu beraber çözdüklerini kaydetti. (HABER MERKEZİ)