TİP Arhavi İlçe Başkanı: Yargıtay Kararı Halk İradesine Karşı Bir Tehdittir

UĞUR İSTANBULLU
Türkiye İşçi Partisi (TİP) Arhavi İlçe Başkanı Osman Özşalap, “Yargıtay kararının TİP Hatay Milletvekili Can Atalay’ı ilgilendiren kısmı, halk isteğini gasp etmeye dönük bir diğer hukuk katliamıdır. Anayasa Mahkemesi’nin Atalay hakkındaki başvuruya dair müzakere takvimini açıklamış olduğu gün Yargıtay tarafınca verilen karar halk iradesine AYM’ ye ve Hataylılara karşı aleni bir tehdit, boyun eğdirme girişimidir” dedi.
TİP Arhavi İlçe Örgütü, Hatay Milletvekili Can Atalay için Hatay’dan Ankara’ya başlatılan yürüyüşe dikkat çekmek ve Yargıtay’ın Gezi Davası kararlarını protesto etmek için Hopa’da izahat yaptı. Arhavi İlçe Başkanı Osman Özşalap, şunları söyledi:
“Yargıtay 3. Ceza Dairesi’nin önceki gün Gezi Davası kapsamında verdiği kararlar Türkiye bürokrasi ve hukuk tarihine kara bir kir olarak geçmiştir. Osman Kavala’nın hükümeti cebren ve şiddete müracaat ederek hükümeti ortadan kaldırmaya teşebbüs; Çiğdem Mater, Tayfun Kahraman ve Mine Özerden’in ise teşebbüse yardım suçlamalarıyla aldıkları cezalar hem kanuni açıdan hem de Gezi’ye katılan milyonların ve halkın vicdanı bakımından yok hükmündedir. Saray yargısı karar ilamında yazdığı gibi ulus adına değil halk düşmanları adına, Gezi’den korkanlar adına, özgürlüklerimize ve emeğimize savaş açanlar adına karar vermiştir. Gezi, Türkiye’nin bütün kentlerinde özgürlükleri için, tabiat için, hakları için yürüyen, hükümeti istifaya çağrı eden milyonların eseri ve onurudur. Yargıyı siyasetin kolay bir cihazı haline getirenler şunu iyi bilsin. Halk yargılanmaz. Saray ve onun siyasal çıkarlarına alet olanlar er ya da geç işledikleri suçların bedelini öder.
“CAN ATALAY’I İLGİLENDİREN KISMI BİR HUKUK KATLİAMIDIR”
Yargıtay kararının Türkiye İşçi Partisi Hatay mebus Can Atalay’ı ilgilendiren kısmı, halk isteğini gasp etmeye dönük bir diğer hukuk katliamıdır. Can Atalay, on binlerce Hataylının oylarıyla seçilmiş, ömrünü sosyal davalara adamış bir hukuk ve savaşım insanıdır. Anayasa Mahkemesi’nin Atalay hakkındaki başvuruya dair müzakere takvimini açıklamış olduğu gün Yargıtay tarafınca verilen karar halk iradesine AYM’ ye ve Hataylılara karşı aleni bir tehdit, boyun eğdirme girişimidir. Yaptığınızı görüyoruz fakat geri adım atmayacağımızı duyuru ediyoruz. Yargıtay kararıyla kesinleşen hüküm, Saray’ın halk düşmanlığıdır. Halk isteğini gasp etmeye çalışmak darbeciliğin en aleni ispatıdır. Can Atalay ve Gezi Davası meselesi, ne bir avuç insanın, ne Hatay halkının ne de yalnızca TİP ‘in konusudur. Mesele bütün Türkiye’ye, emekçilere, milyonlara aittir. Yargıtay kararının arkasındaki siyasal irade, milyonlara, Türkiye halkının demokratik tercihlerine saldırma cüreti gösterdiğini bilmelidir. Cezaevindeki siyasal tutsaklar, gazeteciler, kayyumlar ya da en kolay demokratik haklarını kullanımı engellenen emekçiler bu zorbalığın aleni kanıtlarıdır. Bu saldırganlık ve zorbalık, cevabını mücadelemizle alacaktır.
“ZORBALARA VE HALK DÜŞMANLARINA MEYDAN OKUYORUZ”
Zorbalara, halk düşmanlarına meydan okuyoruz. 1 Ekim’de Özgürlük Yürüyüşümüzü başlatıyoruz. Herkes bilsin; bu yürüyüş yalnız TİP’ in, yalnız TİP Genel Başkanı Erkan Baş’ın yalnız yürüyüşe fiilen katılan kişilerin olmayacak. Hatay’dan Ankara’ya kadar, özgürlüklerimiz için, halkın demokratik isteğini ortaya koymak için, onurumuz olan Gezi için yürüyeceğiz. Ama yalnız bunlar için değil… Deprem suçları ve suçlularını ifşa etmek için, emekçilerin hakları için, hanımlar için, doğanın talanına dur demek için, ergenler için, sulh için, sanatçılar için, gazeteciler için, Cumhuriyet’in ikinci yüzyılına emeğin ve özgürlüklerin damga vurması için yürüyeceğiz. Yanımızda yüzler, binler, arkamızda milyonlar olarak yürüyeceğiz. İl il, ilçe ilçe, köy köy hürriyet ateşini büyütmek için yürüyeceğiz. Saray’ın korkusunu reel kılmak için, direnen bütün dostlarımızla, sosyal mücadelenin bütün kuvvetleriyle yürüyeceğiz ve kazanacağız. Halk kazanacak, Gezi kazanacak.”