Tarımsal AR-Ge’de bir dönem; yapılamayanlar

Bir önceki yazımda genel hatlarıyla Tarımsal Ar-Ge’de 2007-2015 arasında yapılanlar ve başarılanlar üstünde durmuş, gayret gösterip de yapamadıklarımızı daha sonrasında yazacağımı anlatım etmiştim.

Mademki TAGEM tarihine bir not düşüyoruz. O vakit imkansızlıklar ya da öteki kurumları ikna edememe gibi mazeretlere sığınmadan yapamadıklarımızı anlatım etmemiz gerekiyor.

ARAŞTIRMACILARIN ÖZLÜK HAKLARINDA…

Maliye Bakanlığı ve zamanın Devlet Personel Başkanlığı ile meydana getirilen görüşmelere rağmen, araştırmacılar için usta çırak ilişkisini kurumsallaştıracak kariyer esaslı kadrolar (Yardımcı araştırmacı, Araştırmacı ve Uzman araştırmacı) alınamamıştır.

Her ne kadar ıslahçı hakları ve döner ana para oranı gibi imkanlar sağlansa da araştırmacılar mühendis/veteriner kadrosunda görülmüş ve akademik kariyerine göre özlük haklarında pozitif farklılık oluşturulamamıştır.

Dönem süresince üniversite ve fakülte sayısındaki süratli artış tedris üyesi talebini de artırmış ve enstitülerden doktoralı araştırmacılar üniversitelere geçmişlerdir. Üniversitelerdeki gereksinim ve kariyer imkanı sebebiyle bu geçiş durduramamıştır. Bu geçişler fakat enstitülere doçentlik kadrosu ihdası ve kafi inceleme ortamı sağlanması ile azaltılabilecektir.

Enstitü personelinin akademik çalışmaları için üniversitelerle eş danışmanlık sistemi kurulamamıştır. Buna bağlı olarak enstitülerdeki araştırmacılar için lisansüstü saptanca alınamamış, araştırmacılar gereksinim duyulan mevzulara yönlendirilememiştir.

Sayın Bakanın mevzuya negatif bakması sebebiyle birtakım enstitülere üniversite tedris üyeleri yönetici olarak atanamamış, her enstitü için bir ‘Bilimsel Danışma Kurulu’ oluşturulamamıştır.

Çiftçi-Araştırma-Yayım üçgeninde her araştırmacının rol oynaması sağlanamamıştır. Bu kapsamda sene içerisinde her araştırmacının minimum 10 sunu yapması ve çalışmalarını sektör paydaşlarına anlatması performans göstergesi olarak kaide haline getirilememiştir.

PROGRAM VE PROJE BAZINDA…

Kamu kurumlarının gereksinim duyduğu problemlerin çözümü amacıyla açılan ‘TÜBİTAK 1007 KAMAG Programı’ndan Bakanlık tatbik birimlerinin ilgisizliği, gereksinim belirtmemeleri ve talepkâr olmamaları sebebiyle yeteri kadar yararlanılamamıştır.

Program değerlendirme toplantılarına KKTC araştırmacılarının derli toplu katılması sağlanmıştır Ancak Azerbaycanlı araştırmacıların derli toplu katılması ve enstitüler arasında ortak projeler yürütmeleri sağlanamamıştır.

Sebze tohumculuğunda dışa bağımlılığı azaltmak için her ne kadar 2005 yılından itibaren F1 Hibrit sebze Tohumculuğu Projesi başlatılmış ve iki kademe yürütülmüş ise de enstitülerde çiftçinin gereksinim duyduğu tür ve çeşitlerde hibrit tohum üretimi yeteri kadar sağlanamamıştır.

Benzer şekilde birtakım enstitülerce yöresel düzeyde projeler yürütülmüş ise de arazi sınıflandırma sistemi güncellenememiş, toprak etüdü veri tabanı ve agroekolojik veri tabanları oluşturulamamıştır.

Her ne kadar birtakım bireysel projeler yürütülmüş ise de, ziraat sektörünün gereksinim duyduğu konularda, oldukça disiplinli uzaktan algılama/hassas tarım/sensörler/robotikler/nano teknoloji ve otomasyon sistemleri konusu ile ilgili bir tatbik oluşturulamamış ve açılım sağlanamamıştır.

Sonuç

Bu yapamadığımız konuların haleflerimiz tarafınca yapılanları var ise çabalarından kaynaklı kendilerini kutlarız. Başarılı idarecilerden beklenen “kamuda devamlılık esastır” prensibi gereği başlanan projeleri/işleri tamamlamak ve taş üzerine taş koymaktır. Ancak aradan onca vakit geçmesine karşın bunların çoğunun bu gün de yapıl(a)madığı detayları alınmaktadır.

Hatta aradan geçen sekiz sene süresince kurum bir adım ileriye götürülememiş, araştırmacıların motivasyonu bozulmuş, kalifiye personel dağılmış ve kurum hafızası zaafa uğramışsa onu da sistemi yakından tanıyanların insafına havale etmek gerekiyor.

Bu yönüyle liyakatini bildiğimiz yeni yöneticilerin sektör gereksinimlerini ve yapılamayanları değerlendirerek gereğini yapacaklarını umut ediyoruz.