Somali Defense Minister: Turkey’s Efforts Contributed to World Peace

Somali Savunma Bakanı Abdulkadir Muhammed Nur, Türkiye-Somali ilişkilerinin durumunu ve geleceğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Somali ile köklü tarihsel bağlara haiz olan Türkiye, karşılıklı güven, dostluk ve kazan-kazan anlayışı üstüne kurduğu çift ilişkiler vasıtası ile Somalililerin gönlünde olmazsa olmaz bir yer edindi. Dünyanın dört bir tarafındaki milyonlarca Somalili, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin Somali’ye verdiği bu koşulsuz yardıma minnettarlıklarını her vesileyle dile getiriyor. Bu minnettarlığın bir yansıması olarak Somalililer, Türkiye’deki çoğu politik, ekonomik ve toplumsal gelişmeyi yakından takip ediyor. Bu nedenle de kendi kaderlerini Türkiye’nin kaderinden ayrı görmeyen Somali halkı, Türkiye’deki seçimin neticelerini heyecanla bekliyor.

Erdoğan’ın ziyaretinden ilkin “kuş uçmaz kervan geçmez bir Somali” vardı

1960 senesinde bağımsızlığını duyuru eden Somali, 1969’a kadar Afrika’da demokrasi, istikrar ve kalkınmanın sembolü olarak parladı. Ancak 1969 senesinde gerçekleşen darbe sonrası Somalililerin demokratik hakları ellerinden alındı. 1991 senesinde başlayan iç savaşla beraber Thomas Hobbes’un “Herkesin her insana karşı savaşı” olarak tanımladığı süreç başladı. Hem iç savaş hem de dış müdahaleler sebebiyle Somali devleti çöktü ve halkına temel hizmetleri sunamamaya başladı. Bu süreçte savaş ağaları yabancı güçlerden aldıkları desteklerle Somali’de kurmuş oldukları paylaşım masalarında ülkeyi ve ülkenin kaynaklarını kendi aralarında bölüşme derdine düştü. 20 yılı aşkın süredir süren yıkıcı iç savaş yetmezmiş gibi Somali, ilerleyen yıllarda bir de kanlı Eş-Şebab terörüyle yüz yüze geldi. Bu süreçler kararında birtakım Somalili aktörlerin medet umdukları Batılı devletler bir “bataklık” olarak gördükleri Somali’yi kendi kaderine terk etti. Bir zamanlar Doğu Afrika’nın parlayan yıldızı olan Somali, kuş uçmaz kervan geçmez bir ülke ve umutsuzluk sembolü haline geldi.

Somali’de ihya ve inşanın sembolü: Türkiye

Türkiye bölge dışı bir erkek oyuncu olduğu halde genellikle Afrika’da, özelde ise Doğu Afrika’da inşa edici bir rol oynayabileceğini Somali’de izlediği politikayla bizzat gösterdi. 2011’de başlayan ve bugüne gelen süreçle beraber Türkiye, Somali için “yeri doldurulamaz bir partner” haline geldi. Öyle ki Erdoğan, yolculuk oradan da verdiği sözlerin arkasında bulunduğunu geçen 12 senelik müddette icraatlarıyla gösterdi. Somali’de yaşanmış olan dramı bitirmek ve Somali devletinin tekrar ihya ve inşasına katkı taktim etmek Türkiye’nin tüm kurumlarının dahil olduğu bir süreç haline geldi.

Türkiye, TİKA ve Kızılay başta olmak suretiyle çoğu kurumuyla bölgede insani yardım süreçlerini başlattı. Başka devletlerin emniyet sorunlarını bahane ederek elçilik hizmetlerini üçüncü ülkeler üstünden verdikleri bir dönemde Türkiye en büyük elçiliğini Mogadişu’da inşa etti. Türk devleti, Somali devletinin geleceğinin garantörü olacak on binlerce Somalili öğrenciyi eğitmek suretiyle Türkiye’ye çağrı etti. Devlet inşasını başlatacak ve devam ettirecek değişik alanlarda binlerce Somalili memura eğitim verdi. Başta Recep Tayyip Erdoğan Eğitim ve Araştırma Hastanesi olmak suretiyle kurduğu hastanelerle ülkede yıkılan sıhhat sistemini tekrar ayağa kaldırdı. Zengin topraklara haiz Somali’yi tarımsal olarak kalkındırmak ve kendine yeter hale getirmek için modern ziraat okulları kurdu. Yüzbinlerce kilometre yola, tünellere, köprülere, tren yollarına ve devasa havalimanlarına haiz oldukları için bir Türk vatandaşına kolay gelebilecek olsa da Türkiye, Somali’de anaları oğullarına, babaları kızlarına kavuşturan yollar inşa etti. Mogadişu havalimanının inşası ve Türk Hava Yolları (THY) uçuşları ile beraber Somali’yi dünyaya bağladı. Somalililer kendi sorunlarını daha güvenilir ve demokratik bir ortamda tartışabilsinler diye ilk Somali senato binasını hizmete açtı. Somali problemlerine Somalili çözümler üretmek için dünyanın dört bir yanından Somalililerin çağrı edilmiş olduğu çoğu forum düzenledi. Kardeşi kardeşe küstüren nifak tohumlarıyla savaşım için arabuluculuk girişimlerinde bulundu. Hepsinden öte Somalili askerlerin eğitimlerinin gerçekleştirildiği TURKSOM Askeri Eğitim Üssü’nü kurdu. Somali Türk Görev Kuvveti Komutanlığı bünyesindeki Askeri Okul Komutanlığı, Somali’deki subay ve astsubay ihtiyacının karşılanmasına yönelik mühim rol üstlendi. Türk Silahlı Kuvvetleri Somali halkının “Kartal” (Gorgor) diye gururla adlandırdığı binlerce Somalili komandoyu Türk komandolarının yuvası Isparta’da eğitti, donattı ve onlara vatan aşkı ile örülmüş bir ruh verdi.

Bugün Somali Cumhurbaşkanı Hasan Şeyh Mahmud liderliğinde teröre karşı verilen kararlı mücadelenin bel kemiğini bu askerler oluşturuyor. Eş-Şebab’a karşı verilen mücadelenin en ön saflarında bulunan bu askerler vasıtası ile Somali gün geçtikçe daha güvenilir hale geliyor. Somali halkının Gorgor olarak adlandırdığı komandolar, Somali’nin güvenliği için amansız bir savaşım veriyor. Son 8 ayda Eş-Şebab’a indirilen darbelerin, kazanılan zaferlerin her bir anında bu askerlerin emeği ve kararlılığı bulunuyor. Türkiye’nin yetiştirdiği bu askerler kalkınmış ve müreffeh Somali’nin kurulması için bir ilkin olduğu gibi bundan sonra da gayret harcayacaktır.

Türkiye’nin çabaları dünya barışına da katkı sundu

Türkiye bu çabalarıyla yalnızca Somali’de ve Doğu Afrika’da barışa katkı sunmanın ötesine geçerek oldukça yönlü, girişimci ve insani diplomasisi; caydırıcı askeri gücü; askeri kabiliyetlerini dost ve bağlaşık ülkelere aktarması ile dünya barışına katkı sundu. Türkiye çoğu Afrika ülkesinin sorununa çözüm için Birleşmiş Milletler (BM) şemsiyesi altında, taraflar içinde diyalog yoluyla adil, kalıcı ve karşılıklı kabul edilebilecek bir siyasal çözüm bulunması için gayret sarf etti. Son olarak Erdoğan vizyon, cesaret ve irade göstererek Tahıl Koridoru Anlaşması’na mühim katkı verdi. Bu katkı ile dünya besin güvenliğinin sağlanmasında hayati bir rol oynadı.

Öte yandan, Türkiye, dünyanın en büyük ve en mühim demokratik güçlerinden birisidir. Yüksek katılımlı Türk demokrasisi, bugün tüm Müslüman ülkeler açısından parlayan bir star konumundadır. Erdoğan’ın liderliğindeki Türkiye’nin Müslüman ülkeler arasındaki misal rolü, Somali’de de yakından takip ediliyor. Bu nedenle Somali halkı kaderini Türk halkından ayrı görmüyor ve Türkiye’de yaşanmış olan tüm politik, ekonomik ve toplumsal süreçleri yakından takip ediyor. Somali halkının en zor gününde yanısıra olan, kurumlarının tekrar ihyasında hayati role haiz kuvvetli Türkiye, önümüzdeki süreçte de hem kendi bölgesinde hem de dünya siyasetinde etken rol oynamaya devam edecektir.

Somali bir ilkin olduğu gibi bundan sonra da dost ve kardeş Türkiye ile başta önceliği olan teröre karşı savaşım olmak suretiyle çoğu hususta işbirliğine devam etmeyi arzuluyor ve Türkiye’den bu aşamada yardımcı bekliyor. Sadece Somali değil yeryüzündeki tüm mazlum coğrafyalar Türkiye’nin bu desteğinin devamlılığına gereksinim duyuyor.

[Abdulkadir Muhammed Nur, Somali Savunma Bakanı]

Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editöryal politikasını yansıtmayabilir.