Soğuk Bir Odada Yaşanabilir mi? Isıtılamayan Bir Evde Yaşamak Vücudumuzu Nasıl Etkiler?

Doğalgaz tutarları son bir sene içerisinde neredeyse iki katına çıktı. Rusya’nın Ukrayna’yı işgali ve enflasyon sebebiyle Türkiye’de ısınmak artık bir lüks oldu diyebiliriz. Peki ısıtılamayan bir evde ya da odada yaşamak bedenimize iyi mi tesir ediyor? Bu problemin yanıtını arıyoruz.

Öldürücü soğuk denince her insanın aklına filmlerde görmeye alıştığımız sakalları ve kirpikleri buz tutmuş bir insan aklına geliyor.

Ancak işin gerçeği tam anlamıyla o değil. Yani doğal olarak öyle bir soğuk harbiden öldürücü sonuçlar doğuruyor fakat yalnızca 10C sıcaklığında bir odada yaşamakta sağlığa negatif etkilerde bulunabiliyor. 

BBC’den James Gallagher bunu gözlemlemek için soğuk evlerin bedenimize etkilerini gözlemlemek için bir deneye katıldı. South Wales Üniversitesi’nden Prof. Damian Bailey, ‘Kulağa oldukça dayanılır geliyor fakat aslında bu reel bir fiziksel zorluk’ diyor.

Profesör Bailey, “Eğer insanoğlu maddi nedenlerle evlerini ısıtmayı bırakırlarsa, yaşayacakları sıcaklık 10 derece olacaktır” diyor.

Gallagher, katılmış olduğu deneyde öncelikle 21C sıcaklığında bir odaya giriyor. Sonrasında ise sıcaklık kademe derece 10C’ye gerileyecek. Deney vasıtası ile insan bedeninin bu sıcaklığa iyi mi reaksiyon vereceğini inceleyecekler.

Deney başlamadan ilkin Gallagher’ın bedenine çoğu sensör takılıyor. Tüm değişiklikleri gözlemlemek için bu gerekli.

18C kırılma noktası ve vücut bu sıcaklığı güvenliğini sağlamak için çalışıyor.

Gallagher, odanın ısısının 18C’nin dibine düşmesiyle parmaklarının üşümeye ve beyazlamaya başladığını söylüyor. Vazokonstriksiyon olarak malum fiziksel vaka başlıyor yani ellerimdeki kan damarları, sıcak kanı kritik organlara saklayabilmek için kendini kapatılıyor.

Kadınlarda bu vaziyet erkeklerden oldukça daha süratli yaşanıyor. Portsmouth Üniversitesi’nden Doktor Clare Eglin, ‘Kadınlar soğuğu daha fazla hissetme eğilimindedir, zira hormonlar (östrojen) ellerindeki ve ayaklarındaki kan damarlarının daralma ihtimalini artırır. Ve bu bizi üşütür’ diyor.

Kaslarım sıcaklık üretmek için titremeye başladığında sıcaklık 11.5C’ye inmişti.

10 dereceye ulaşıldığında havalandırma kapatılıyor ve Gallagher, bir hastalık hissettiğini fakat donmadığını söylüyor. Tüm vücut ölçümleri bu sıcaklıkta tekrarlanıyor. 

Prof Bailey, ‘Vücut 10 derecede oldukça sıkı çalışıyor’ diyor.

Vücut ısısı düştükçe beyne giden kan miktarı da azalıyor. Teste giren editör biçim liste oyununu normalden oldukça daha uzun müddette tamamladığını belirtiyor.

Prof Bailey, “Bu sıcaklıkta beyne daha azca kan iletiyorsunuz. Bu nedenle beyne daha azca oksijen ve daha azca glikoz [şeker] giriyor ve bu zihin jimnastiğiniz üstünde negatif bir tesir yaratıyor” diye özetliyor.

Kalp krizleri ve inmeler kışın daha sık görülüyor.

Prof Bailey, ‘Kanıtlar, soğuğun sıcaktan daha ölümcül bulunduğunu açıkça gösteriyor. Soğuk algınlığından meydana gelen ölümlerin sayısı, sıcaktan meydana gelen ölümlerden daha fazla. Bu yüzden, harbiden soğuk kaynaklı tehditlere karşı farkındalığın artması icap ettiğini düşünüyorum’ diyor.

Ayrıca Prof Bailey, kanın yapısının da değiştiğini ve ‘biraz pekmez gibi olduğunu’ söylüyor. Bu daha tok ve yapışkan olan kan bunun yanı sıra tehlikeli bir damar tıkanıklığı riski de artırıyor.

Soğuk ilaveten virüslerin vücut haricinde hayatta kalmasını kolaylaştırıyor zira virüsleri hapseden rutubet payı soğuk havada daha düşük.

Yale Üniversitesi’nden bir immünobiyolog olan Prof Akiko Iwasaki, kuru havanın virüslerin daha uzak mesafelere yolculuk etmesine izin verdiğini söylüyor. 

O soğuk havalarda soluk almanın, burunda işlemeye başlayan bağışıklık sisteminin çalışmasını iyi mi etkilediğini görmek için deneyler yaptı.

Prof Iwasaki şu şekilde anlatıyor: 

“Düşük sıcaklıklarda, bağışıklık tepkinizin etkisi azalır ve bu, virüsün burnunuzun içerisinde daha faal olmasını sağlayabilir.’

Peki ne yapalım? Soğuktan korunmanın yolları neler?

Normalde herkes hayat alanlarımızı oda sıcaklığında tutmak isteriz. Ancak bu olası olmadığı durumlarda neler yapabiliriz? Prof Bailey, bu durumda yapılacakları ‘bir dağcılık gezisine hazırlanmak gibi” ifadesiyle anlatıyor.

Yapılabilecekler:

  • Yünden ya da iyi izolasyon elde eden kıyafetlere odaklanın

  • Eldivenler ve sıcak tutan çoraplar şapkadan daha önemlidir (ama yünlü bir şapka da destek olacaktır)

  • Daha yüksek karbonhidrat içeren besinler tercih edin.

  • Tüm günü bir koltukta oturarak ve TV izleyerek değil, hareket ederek daha fazla vücut ısısı üreterek geçirmeye çalışın.