SİYASET BİLİMİ BİLE BU SONUÇLARA AĞLAR

Hayırlısı ile bir seçim sürecinin daha sonuna geldik. Yaklaşık 20 yıldan bu yana değişmeyen seçim neticeleri bu seçimde de değişmedi. Türk halkı yeniden ille de Ak Parti ve Recep Tayyip Erdoğan dedi.

Ülke gündemine bakıldığında hiç bir demokratik ülkede görülmeyecek neticeleri bizler oldukça uzun zamandan bu yana ülkemizde yaşıyoruz. Muhalefetin olağanüstü vaatlerine rağmak Ak Parti iktidarı ve Recep Tayyip Erdoğan girdikleri her seçimden zaferle çıkıyorlar.

Dünya tarihinde böyle bir ortamda böylesi vaatler ile seçimlere giren karşıcılık emin olun yüzde 90 oyla seçim zaferi yaşar. Ama Türkiye’de bu olmuyor. Üniversitelerde bürokrasi bilimi derslerinde bu sonuçlar kesinlikle ders olarak okutulması gerektiğine inanıyorum.

Kemal Kılıçdaroğlu yanlış bir adaydı. Girdiği bütün seçimleri yitirmiş bir şahıs ülkede kim bilir son kez yaşanacak seçimlerde aday olmamalıydı. Lakin Allah var Kılıçdaroğlu oldukça çalıştı. Güzel projeler hazırladı. Ama olmadı. Kılıçdaroğlu’nun yüksek performansına rağmak bu seçimlerde kaybeden bir tek CHP oldu.

Nasıl mı?

Alacağı 40 milletvekilini toplamları yüzde 5 bile etmeyen Ak Parti eskilerine kaptırdı. Dünya’da eşi aynısı olamayan bir halde bu partiler oturdukları yerden çalışmadan 39 mebus çıkardılar.

İnanın en kritik oylamalarda bu vekiller her vakit Ak Parti lehine oy kullanacaklar.

Gelelim necip Türk insanının hangi vaatlere sırt çevirip Ak Parti’ye oy verdiklerine;

Açlık sınırında maaş alan ve her fırsatta açız diye meydanlara çıkanlara Kılıçdaroğlu 8 Bin 500 Lira ikramiye verecekti fakat açız diye bağıranlar bunu kabul etmedi.

İş yok diye bağırıp geleceklerini yurt haricinde arayan gençlere gelecek ve iş garantisi verdi. Gençler olmaz dedi.

Kadınlara aile sigortası vereceğiz, artık hiç kimseye muhtaç olmayacaksınız denilen kadınlar, hayır istemeyiz, bizler için sahip çıkmak oldukça daha iyi bir alternatif dediler.

Geçinemiyoruz diyen memurlara ve emeklilere yüksek maaş vaadi de memurlar ve emekliler için cazip gelmedi.

40 lira olan fındık taban fiyatlarına Kılıçdaroğlu 4 dolar vereceğiz dedi. Fındığın başkenti Giresun ve Ordu’da Ak Parti’ye yüzde 60-70 oranında oylar çıktı.

Bizleri yıkıntı altında bıraktığınız diye çığlık eden depremzedelere Kılıçdaroğlu bedava ev vereceğiz dedi. Ama depremzedeler hayır diyerek yüzde 70 oranında Recep Tayyip Erdoğan’ı isti yoruz dediler.

Girdi maliyetlerinden kaynaklı tarlalarımızı ekemiyoruz diyen çiftçiler de indirimli mazot, gübre ve deva vaatlerine olur demedi.

Hayvancılık öldü süt hayvanlarımızı kitleye gönderiyoruz diye çığlık eden hayvancılara bedava hayvan desteği de nedense yardımcı görmedi.

Çalınan milyarları geri getirip halka dağıtacağız söylemi de halk tarafınca pek de ciddiye alınmadı.

Bütün kentler Suriyeli, Afgan ve Pakistanlı mültecilerin istilasına uğrarken, bu üreme hızıyla 20 yıl sonrasında Türkler azınlıkta kalacakları belli olmuş iken halkımız onları geri yollayacağız diyen Kılıçdaroğlu’na inanmadı.

Türkiye’de ev almanın çalışanlar tarafınca hayal olduğu günlerde yabancılara ev satışları olmayacak söylemi kulak arkası edildi.

Bu vaatleri artırmak elbette olası, yazdıklarım ilk anda gelen Kılıçdaroğlu’nun vaatlerinden. Lakin Türk halkı katiyen bu vaatlere inandırılamadı. Millet İttifakının penceresinden bakarak halk esasen cahil, makarnaya kanıyorlar söylemi ile bu sonuçlar çözümleme edilemez.

CHP’nin realist bir çözümleme yapacağına da katiyen inanmıyorum.

Onlar gene Kılıçdaroğu’nun peşinden gitmeye her seçimde kafalarını duvara çarpmaya devam edecekler.

Atatürkçülerin ve devrimcilerin dışlandığı CHP gene sol bileşenlerle değil, Ak Parti eskileriyle mahalli seçimlere girecek olurlarsa emin olun İstanbul ve Ankara başta olmak suretiyle çoğu büyükşehri kaybedecekler.

Velhasıl kelam;

CHP artık sol, toplumsal demokrat bir parti olduğu gerçeğine geri dönmeli ve Atatürkçü, sosyalist, devrimci kitlelerde kucaklaşmalıdır.