Sivil ve özgürlükçü bir anayasayla buluşturmak istiyoruz

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) açılmasıyla başta başörtüsü ve ailenin korunması düzenlemesi olmak suretiyle millete verdikleri lafları yerine getireceklerini söyledi.

Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’ndeki Kabine Toplantısı’nın sonrasında açıklamalarda bulundu.

İşçisinden memuruna, emeklisinden esnafına ve çiftçisine kadar, durağan(durgun) ve dar gelirli her bir vatandaşa, sanayicisinden KOBİ’sine, ihracatçısından teknoloji geliştiren girişimcisine kadar ülkesinin kalkınması için alın teri döken herkese, öğrencisinden ev kadınına milletin omurgasını oluşturanlara seslendiğini belirten Erdoğan, “İnsanlar gibi devletlerin de hayatlarında dalgalanmalar, inişler çıkışlar, darlıklar bolluklar olabilir. Hem içeride ardı ardına yaşadığımız badirelerin hem yöresel ve küresel krizlerin hem de kendi toplumsal bünyemize özgü bazı problemlerin neden olduğu sıkıntıların hepsi de gelip geçicidir.” dedi.

Erdoğan, Türkiye’nin gücünün, imkanlarının, potansiyelinin geçmişle karşılaştırma edilemeyecek derecede büyük bulunduğunu vurgulayarak, “Ayaklarımızın altındaki çakıl taşlarının bizim dikkatimizi önümüzdeki deryadan uzaklaştırmasına izin vermemeliyiz.” diye konuştu.

Bu kritik dönemde hep beraber yapılması gerekenin ülkenin ulusal çıkarlarını, milletin ortak menfaatlerini, çocukların geleceğini ufak beklenti ve endişelerin önüne koymak bulunduğunu dile getiren Erdoğan, laflarını şu şekilde sürdürdü:

Emin olun, bunu başardığımızda önümüzde kimse duramaz. Deprem yaralarını sarmak için 104 milyar dolara mı ihtiyacımız var? Şayet bu söylediğim şekilde hareket edersek hızlıca hem o şehirleri ayağa kaldırır hem de o parayı yeniden ulusal ekonomimize kazandırırız. Deprem tehdidi altındaki şehirlerimizi yeniden inşa etmemiz mi gerekiyor? Şayet omuz omuza verir yükü paylaşırsak bu sorundan da kurtuluruz. Çalışanlarımızın ve emeklilerimizin refah kayıplarını gidermek için ilave kaynağa mı ihtiyacımız var? Şayet ortak geleceğimize beraber haiz çıkarsak umduğunuzdan bile daha kısa sürede, bütün bu durağan(durgun) gelirli vatandaşlarımızı eskisinden oldukça daha yüksek alım gücüne kavuşturmuş oluruz. Kurumlarımızın çalışmalarında, şehirlerimizin altyapılarında, sistemin işleyişinde hala eksikler mi var? Şayet tıpkı iki elin parmakları gibi kenetlenirsek hayal ettiğimizden daha erken bir vakitte, hepsini de tamamladığımızı görürüz.”

Erdoğan, milletin bu başarı öyküsünü yalnızca son bir asırda bile defalarca yazdığına işaret ederek, “Çanakkale’de yazdı. Kut’ül Amare’de yazdı. Milli Mücadele’de yazdı. Demokrat Partiyi iktidara getirerek yazdı. Her darbenin sonrasında ulusal iradeye haiz çıkarak yazdı. Kıbrıs’taki soydaşlarını zulme terk etmeyerek yazdı. İstiklaline kast eden terör örgütlerinin başını ezerek yazdı. Gabar’da, Tendürek’te, Bestler Deresi’nde yazdı ve bütün bu destanları yazarken terör örgütlerini inlerinde işini bitirdi. Son 21 yılda verdiğimiz her mücadelede yanımızda yer alarak yazdı.” ifadelerini kullandı.

Milletin şimdi de bu başarı hikayesini, ülkenin siyasal kazanımlarını ekonomik hedeflerle taçlandırdıkları kritik bir dönemde gene kendilerini destekleyerek yazdığını belirten Erdoğan, “Gün doğar gün batar, burası Anadolu’dur / Zaman yorulur gönül yorulmaz” dizelerini okuyarak, vakit yorulsa da ülkeye ve millete hizmet aşkıyla yanan gönüllerinin katiyen yorulmayacağını dile getirdi.

“TÜRKİYE YÜZYILI’NIN BASAMAKLARINI BERABERCE ÇIKMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Erdoğan, Türkiye’ye kazandıracak oldukça eserin, millete meydana getirecek oldukça hizmetin olduğunu, bunu bir hamaset olarak değil inandıkları bir hakikat olarak anlatım ettiklerini belirterek, şunları söyledi:

“Daha kendine, başlangıcında bulunmuş olduğu yapıya, her seferinde umutlarını gömdüğü kesimlere bir hayrı dokunmayanların, bu gönül sadasını, bu hizmet aşkını, bu adanmışlık duygusunu anlaması olası değildir. Bunların kulakları Batılı efendilerinin fısıltıları haricinde her söze, gözleri ikbal hırsı haricinde her şeye kapalıdır. İşte bu sebeple biz hep sözümüzü milletimize söylüyor, derdimizi insanımıza döküyoruz. Milletimizle beraber yaşadığımız ve yazdığımız her başarı hikayesinden sonra olduğu gibi ‘Bismillah’ diyerek çıktığımız her yeni seyahat öncesi de bu muhasebeyi yapmayı boynumuzun borcu olarak görüyoruz.”

Erdoğan, bütün vatandaşlara bugüne dek gösterdiği sabrı, vefası, fedakarlığı için şükranlarını sunarak, bu zamanı dönemeci de başarıyla tamamladıktan sonra Türkiye Yüzyılı’nın basamaklarını beraberce çıkmaya devam edeceklerini bildirdi.

Türkiye’nin hedeflerinin ve potansiyelinin büyüklüğünden bahsederken, bu tarz şeyleri demagoji olsun diye söylemediklerini, katıldıkları programlarda ve ziyaret ettikleri illerde ülkenin gerçeklerine bizzat tanık olduklarını vurgulayan Erdoğan, “Siyaseti, Ankara’da koltuk kavgası vermek olarak görenler bunu anlamasa da savunmadan turizme, tarımdan enerjiye, güvenlikten adalete kadar her alanda Türkiye destan yazmaktadır. Geride bıraktığımız iki haftalık süreçte iştirak ettiğimiz etkinliklerde bu hakikati yeniden görme fırsatı bulduk.” diye konuştu.

Erdoğan, son Kabine Toplantısı’nın sonrasında eğitimlerini başarıyla tamamlayan 1102 hakim ve savcının kura törenine katıldığını, törende Türkiye’nin hakkaniyet hizmetlerinde almış olduğu mesafeyi hatırladıklarını hem de gelecek döneme dair hedefleri kamuoyuna duyuru ettiklerini kaydetti.

“Hamlemizi önümüzdeki dönemde yapacağız”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Meclisimizin açılmasıyla beraber başta başörtüsü ve ailenin korunması düzenlemesi olmak suretiyle milletimize verdiğimiz lafları yerine getireceğiz. Cumhuriyetimizin 100’üncü senesinde Türk demokrasisini darbe anayasasından kurtararak sivil ve özgürlükçü bir anayasayla buluşturmak istiyoruz. Cumhur İttifakı’ndaki ortaklarımızla istişare içerisinde bununla alakalı hamlemizi önümüzdeki dönemde yapacağız.” diye konuştu.

Ankara’da Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile bir araya geldiğini hatırlatan Erdoğan, Filistin davasına ve Filistin halkının mücadelesine verdikleri kuvvetli desteği bir kez daha yenilediklerini bildirdi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ile Hamas Siyasi Büro Başkanı İsmail Heniye’nin ülkemizin ev sahipliğinde bir araya gelmesi, bu ziyarete değişik bir ebat katmıştır. Filistinli kardeşlerimizin aralarındaki ihtilafları gidererek güç donanması yapmasından duyacağımız memnuniyeti her iki dostumuza açıkça anlatım ettim.” şeklinde konuştu.