Sakarya Destanı’nda 2. gün (24 Ağustos 1921)

Karailyas’ı korumak için çaba sarfeden birlikler, İğciler sırtlarına çekildi. Yapılan karşı taarruzla nehrin hemen doğusundaki sırtlara kadar olan bölge geri alındı. Mangal Dağı, hasım kontrolüne geçti. Türk askerleri için moral bozucu bigün yaşanmıştı.

Komutanlar, 23 Ağustos gecesi geri çekilerek Mangal Dağı’nı düşmana terk eden 5’nci Tümen Komutanı ile ilgili gerekeni yapma kararlığındaydılar.

MUSTAFA KEMAL HATAYI AFFETMEYECEKTİ

Her ne kadar Grup Komutanı durumu açıklayarak bir görevli bulunmadığını bildirdi ise de İsmet Paşa, buyruk ve komutada gevşek davranılmış olduğu gerekçesiyle 5’nci Tümen Komutanı’nı görevinden aldı. Karargâhı ile cephede Alagöz Köyü’nde bulunan Başkomutan Mustafa Kemal Paşa‘nın tepkisi de şiddetli olmuştu. 24 Ağustos’ta tüm Grup Komutanlıkları’na gönderilmiş olduğu emirde şu şekilde söylüyordu:

“5’nci Tümen’in Mangal Dağı mevzilerini elinden çıkardığını ve koruyamadığını öğrendim. Bu vakası acemilik telakki etmekle beraber, sorumluları ile ilgili hemen tahkîkat açılmasını emrettim. 5’nci Tümen’in tüm komutan, subay ve erlerinden, verilecek ilk emirle yıldırım gibi hasım üstüne atılmak ve onu mahvetmek üzere şan ve onur kazanmalarını istek ederim… Hata eden her kim olursa olsun hemen kanuna çarpılmak için katiyen tereddüt edilmeyecektir. Bu emir, 5’nci Tümen’in tüm subay ve erleri toplanarak okunacaktır. Okunduğu ve bildiri edilmiş olduğu Batı Cephesi Komutanlığı vasıtasıyla bana bildirilecektir…’’ Daha savaşın başında Mangal Dağı’nın kaybı, Türk tarafında büyük bir moral çöküntüsü yaratmıştı. Henüz Sakarya Savaşı’nın ilk günü bu durum, hiç de hayra alamet değildi.

img-20160817-154532.png

YUNANLILAR İLERLEDİKÇE CEPHE UZADI

Bugün de 2’nci Grup, Mangal Dağı’na saldırı enerjisini bulamadı ve düşmanın büyük kuşatmasını engel olan bu oldukça mühim kesim elden çıktı.

Cephenin aleni kanadında gerçekleştirilen bu tehlikeli durumu dikkate alan Cephe Komutanı, ihtiyatındaki iki tümenli 1’inci Grup’u, emrine 3’üncü Kafkas ve 4’üncü Tümenleri de vererek, cepheyi doğuya doğru uzatmak üzere Mangal Dağı doğusuna sürdü. Yunanlılar ilerledikçe cephe hattı uzatılıyordu. Bu vaziyet Yunanlılar için hiç de iç açıcı olmayacaktı. Emrindeki öteki iki tümeni de (23 ve 57’nci Tümenler) bu bölgeye yanaştırdı. Bir gece ilkin verdiği emirle Sakarya’nın şimal kesiminden bir tümeni, Polatlı bölgesinde yeni bir ihtiyat olarak topladı.

dsc-0032.png

Türk Ordusu dik açı şeklini almış olan mevzinin bir ucundaki Mangal Dağı ile uğraşırken ertesi gün öteki ucundaki Beylikköprü ile meşgul olmak zorunda kalmıştı. Sabahın ilk saatlerinde Batı Cephesi Komutanlığı’na gelen bir rapor, düşmanın bir alay kadar tahmin edilen bir kuvvetle Beylikköprü bölgesinde Sakarya’yı geçerek bir köprübaşı mevzii elde ettiğini haber veriyordu.

dscn1301.png

POLATLI’NIN DURUMU HASSASLAŞTI

Yunan 7’nci Tümeni, 23 Ağustos gecesi Beylikköprü güneyinde gizlice kurduğu bir köprüden geçerek sabahın ilk aydınlığı ile birlikte baskın tarzında cephesindeki 143’üncü Türk Alayı’nı taarruzla geriye atmıştı. Şimdi de sürekli almış olduğu takviyelerle taarruzunu devam ettirmekteydi. Öğleden sonrasında Yunan Tümeni, topçuları dahil birliklerinin tamamı ile nehrin doğusuna geçmiş, taarruzunu daha büyük bir güçle sürdürüyordu. Şimdi hiç beklenmeyen bu vaziyet karşısında güneydeki aslolan Türk kuvvetlerinin gerisi ve Polatlı, titiz bir duruma girmişti.

Birlikler yorulmuş, hava kararmaya başlamıştı. Bu nedenle taarruzun ertesi sabaha bırakılmasına karar vermiş olduğu sırada Cephe Komutanlığı’ndan 19.30’da gelen ve «Gece de taarruzla düşmanın takviye almasına fırsat vermeden Sakarya batısına atılması» emrine uyularak tekrar ileri harekâta geçildi. Yunan tümeni bir miktar daha geriye atıldı ise de Sakarya’nın doğusu tamamiyle düşmandan temizlenemedi. Taarruzun ilk gününde Mangal Dağı’nda olduğu gibi bu günkü Beylikköprü muharebelerinde de istenilen başarı sağlanamamıştı.

Kadim Koç
Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi (POTA) Koordinatörü