Sağlıklı beslenmenin şifreleri

Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Canan Karatay SÖZCÜ TV’ye söyledi -2-
SÖZCÜ TV’de gösterilen ‘Canan Karatay ile İyilik Sağlık’ adlı programda Elif Tümen’e açıklamalarda bulunan Prof. Dr. Canan Karatay, sıhhatli beslenmenin şifrelerini verdi… İşte bu hususta yapmış olduğu açıklamalar:
‘HAZIR GIDALARDAN UZAK DURUN’
Sağlıklı beslenmek isteyenler hazır asla bir şeyi almasın. Markete giren her şey maalesef bozuk. Markette paket ya da kutu durumunda gelen sütler, süt tozundan yapılıyor. Peynirler de öyle, ayranlar da öyle. Sütte bulunan bir protein olan kazeinin deposu önemli. Mesela inek sütünden yapılma peynirler dokunabilir, oldukça alerjiktir. İnekleri yapay besin ile besliyor fakat keçi peyniri, manda peyniri, alerjisi yoksa koyun peyniri denenebilir. Laktoz dedikleri de bence inek sütüdür. Onda olan glutendir. Manda sütü oldukça önemli. Ülkemizde manda var. Amerika’da manda yok. Manda bilmezler. Bizim diyetisyenler de oradan kopyala yapıştır yapmış olduğu için. Bütün sorun bu…
‘YAĞSIZ, TUZSUZ YEMEK OLMAZ’
Yağsız protein olmaz. Yağsız vitamin de olmaz. Trans yağ dediğimiz yağlar tehlikeli. Tuz da olacak, mineral de olacak, vitamin de olacak. Bir misal vereyim: Yapılan incelemelerde yayınlandı ki, yeşil göbek salata, marul içeren salataya bolca zeytinyağı koymazssanız, C vitamini emilmiyor. O vakit C vitamini vücuda girmiyor. Vitaminler yağ ile emilir. Yağda eriyen vitaminler A, D, E, K vitaminleri. Onlar bolca yağ ile tüketilecek. Yağsız, tuzsuz yiyecek olmaz. Ayçiçek yağı, mısır aslı yağı; yağ elde edilmek için 22 tür işlemden geçiyor. Bütün özellikleri bozuluyor. Zeytinyağı da işlemden geçince riviera oluyor, o da oldukça tehlikeli. Bu sıvı yağlar kullanıldığı zaman, kızartmalarda bilhassa oldukça kullanılıyor, trans yağ derhal meydana geliyor ve kanserojen oluyor. Ben bunlara karşı değilim. Çiğ olarak tüketilebilir. Ama asla bir yararı yoktur. Kızartma olduğu anda oldukça tehlikeli.
‘VEGAN BESLENME HASTALIKTIR’
Vegan beslenme bir hastalıktır ve veganların bağışıklık sistemleri iyi çalışmaz. Bir kere kansızlar, sık hastalanırlar, halsizler ve beyinleri çalışmaz. Veganlık hastalığı çağrı etmektir. Proteinsiz hayat olur mu? Beyaz beniz dolaşıyorlar. Vejetaryenlere karşı değilim. Vejetaryenler gene asla eğer olmazsa hayvansal ürün yiyorlar. Yumurta, yağ, yoğurt yiyorlar. Veganlar bal bile yemiyorlar arı üretiyor diye. Özetle insan bedeninin yapısına aykırı bir beslenme. Diyelim ki, zürafa bir vegan. Et yemez, ot oburdur fakat otoburların bedeninde 5 adet mide vardır. İnekler de öyle, 5 mideleri vardır. 5 midedeki enzimler onlardan yağ üretir, protein üretir. Zürafayı düşünün, 1 ton, 2 ton, protein dolu ve ot yiyor yalnız. İnsanda bu şekilde bir şey var mı? İnsanda bir tek mide var. O kadar ters bir vaka ki fizyolojiyi, anatomiyi bilenler için… Ancak gençleri ve evlatları kandırıyorlar maalesef. Vegan yemekler vegan lokantalarla… 5 mideye karşı tek midemiz var. Sade ot yiyerek beslenmeyi vücudumuz ayarlayamaz, yapamaz. Biz insan olarak hem etoburuz hem otoburuz. Midemiz, bağırsaklarımız, tüm vücudumuzdaki enzimler ve hormonlar ona göre programlanmıştır.
“BAĞIRSAK SAĞLIĞI ÇOK ÖNEMLİ”
Bağışıklık sistemini çökerten en mühim şeylerden bir tanesi de mısır şurubu şekeridir. Yani nişasta şekeri. Dışarda yediğiniz tüm tatlılarda o var. Çünkü oldukça ucuz. Bağışıklığı güçlendirmenin en mühim yollarından biri ise sıhhatli bağırsaklardır. Çünkü bağışıklık sistemimizin yüzde 90’ı bağırsaklardadır. Stres hormonu da, serotonin de bağırsaklardaki doğal, sıhhatli mikrobiyomda ürer. Orada depo edilir. Oradan beyne gönderilir. En mühim alışkanlık mide-bağırsaklarımızı sıhhatli tutalım. Temel bağırsaklardır.

‘Ağır metaller vücutta müsilaja yol açıyor’
Alerji bedenin bağışıklık sisteminin çökmesi anlamına gelir. Ciltte egzama olması, sedef olması gibi… O hücrelerde bağışıklığın çöktüğünü gösterir. Bu neden olur? Dışardan bedenin kullanamayacağı ağır metallerin vücuda girmesinden. En başlangıcında böcek ilaçları, ziraat ilaçları geliyor. Marmara Denizi’nde müsilaj oldu. Son iki senede o denli dezenfektan ve deterjanlar tonlarca Marmara’ya aktı. Zaten Marmara’da müsilaj vardı, görmüyorduk. Aynı şekilde insan bedenine da bunlar girdiğinde müsilaj yapıyor ve rahatsızlıkların temeli atılıyor. Zehirli ağır metaller oldukça fazla giriyor. Deterjanlarda bromür var, florür var. Vücuda girmiş olduğu vakit tüm hücrelerin çalışması duruyor.