Rasathane nedir, ne demek? Kandilli Rasathanesi’nin tarihi ve görevi
Rasathane nedir, ne demek, sorularına cevap aranıyor. Rasathaneler, insanlığın merakını cezbetmiş ve bilimin yolunu aydınlatmış mühim kurumlardır. Kandilli Rasathanesi ise, Türkiye’nin bu alandaki en kıymetli hazinelerinden biri olarak gökyüzünü gözlemleyen, depremleri takip eden ve feza araştırmaları gerçekleştiren köklü bir bilim merkezidir. Peki gözlemevi nedir? Kandilli Rasathanesinin zamanı nedir? Kandilli Rasathanesinin görevleri nelerdir? Tüm merak edilenler haberimizdedir.
Rasathane, gökyüzündeki astronomik olayları, yıldızların, gezegenlerin ve öbür gök cisimlerinin hareketlerini izleyen, kaydeden ve araştıran ilmi bir kurumdur. Gök olaylarının çözümleme edilmesi, uzayın keşfi ve gelecekte oluşabilecek tabii felaketlerin daha önceden tahmin edilmesi gibi mühim görevleri vardır. Rasathaneler, bilhassa zelzele gibi tabii afetlerin zamanında belirleme edilmesi ve halkın korumak için kritik öneme sahiptir.
Türkiye’nin en eski rasathanelerinden biri olan Kandilli Rasathanesi, 1845 senesinde kurulmuştur. İstanbul Boğaziçi’nde, Boğaziçi Üniversitesi içeriğinde yer almaktadır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde kurulan rasathane, günümüzde de Türkiye’nin önde gelen ilmi inceleme merkezlerinden biridir. Yıllar içerisinde teknolojinin gelişmesiyle beraber rasathaneler de modernizasyon sürecine girmiştir.
Kandilli Rasathanesi, muhtelif ilmi araştırmalar ve gözlemler yaparak bir takım mühim rolü üstlenmektedir. Bunlar arasında:
1. Deprem Gözlem ve Araştırmaları
Kandilli Rasathanesi’nin en mühim görevlerinden biri, zelzele etkinliklerini seyretmek ve zelzele araştırmalarını yapmaktır. Türkiye, zelzele kuşağında bulunan bir ülke olduğundan zelzele faaliyetlerinin izlenmesi büyük ehemmiyet taşır. Kandilli Rasathanesi, ülke genelinde gerçekleştirilen depremleri kaydederek ve çözümleme ederek zelzele aktiviteleri ile alakalı malumat sağlar.
2. Tsunami ve Deniz Seviyesi İzleme
Rasathaneler, denizlerde meydana gelebilecek tsunami gibi vakaları izler ve ihtimaller içerisinde tehditleri daha önceden tahmin eder. Kandilli Rasathanesi, deniz seviyesi seyretme istasyonları sayesinde, denizlerde gerçekleştirilen ani değişiklikleri belirleme ederek halkı uyarmak için önlemler alır.
3. Uzay Araştırmaları
Kandilli Rasathanesi, gök cisimlerini ve feza vakalarını inceleyen astronomi araştırmalarına da ev sahipliği yapar. Teleskoplar vasıtasıyla gökyüzünü gözlemleyerek, yıldızların hareketlerini ve uzak gezegenlerin özelliklerini araştırır.
4. Hava Durumu Tahminleri
Rasathaneler, atmosferdeki hava koşullarını inceleyerek hava durumu tahminlerinin yapılmasına destek olur. Kandilli Rasathanesi’nin meteoroloji istasyonları, hava durumu tahminleri için mühim verileri toplar ve çözümleme eder.
5. Kuyruklu Yıldız ve Asteroid İzleme
Kandilli Rasathanesi, kuyruklu yıldızlar ve asteroidler gibi gök cisimlerini izleyerek, ihtimaller içerisinde tehditleri daha önceden belirlemeye çalışır. Dünya’ya yaklaşabilecek potansiyel tehlikelerin belirlenmesi için bu tür gök cisimlerinin hareketleri yakından takip edilir.
Prof. Dr. Haluk Özener, 1894’te yaşanmış olan büyük İstanbul depreminin gözlemevi için mühim bir milat olduğunu belirterek, kentte büyük bir yıkıma neden olan zelzele sebebiyle padişah 2. Abdülhamit’in Atina Rasathanesi ve Rasathane-i Amire’nin müdürlerini yanına çağırarak depremin nedenlerinin ilmi olarak araştırılmasını istediğini, iki rasathanenin sonuçlarına dayanılarak da sismik gözlemler yapılmasına karar verildiğini anlattı.
Özener, ilk defa 1895’te satın alınan iki sismometreyle zelzele gözlemlerine de başlanıldığını anlatım etti.
Zamanla rasathanede optik laboratuvarın da açıldığını dile getiren Özener, inceleme ve servis hizmetlerinin devamlı devam etmiş olduğu rasathanenin 1936’da Milli Eğitim Bakanlığına bağlandığını, 1983’ten itibaren Boğaziçi Üniversitesi içeriğinde “Kandilli Rasathanesi ve Deprem Araştırma Enstitüsü” ismi altında rektörlüğe bağlı bir enstitüye dönüştürüldüğünü kaydetti.
Özener, Rasathane-i Amire adıyla başlayarak günümüze kadar fizik ve astronomi rasathanesi gibi muhtelif adlar verilen rasathanenin, 1983’ten itibaren günümüzdeki ismini aldığını kaydetti.
Jeodezi, jeofizik ve zelzele mühendisliği ana bilim dalı kurulan rasathanede, Bölgesel Deprem-Tsunami İzleme ve Değerlendirme Merkezi, Ankara’daki Nükleer Denemeleri İzleme Merkezi ile İznik Deprem Zararlarını Azaltma Merkezinin de olduğunu aktaran Özener, yine 1999’daki Marmara depreminden sonra proje olarak başlayan Afet Hazırlık Eğitim Merkezinde de afet öncesi ve sonra neler yapılabileceği konusu ile alakalı bilinçlendirme çalışmaları yapıldığını dile getirdi.
Özener, merkezi her hafta çarşamba ve perşembe günleri ilköğretim dördüncü sınıftan itibaren öğrencilerin ziyaret edebildiğini, randevulu bir halde gelen vatandaşlara da sarsma masasında 7 büyüklüğündeki depremleri yaşatarak iyi mi bir yıkım olduğunu göstermeye çalıştıklarını belirtti.
Meteoroloji istasyonunda da 1 Temmuz 1911’den beri devamlı deney yapıldığını anlatım eden Özener, “108 senedir bu kampüste meteorolojik gözlemler yapılıyor. Meteoroloji rasathanesi olarak kurulmamızdan kaynaklı resmi olarak hava durumu tahmini verme yetkisi Meteoroloji Genel Müdürlüğü kurulana kadar bizdeydi. Bu bayrağı devrettik.” dedi.
Özener, Türkiye’nin bir zelzele ülkesi olduğunu belirterek, şu şekilde devam etti:
“Rasathane, zelzele ülkesi olan ülkemizde Osmanlı İmparatorluğundan Cumhuriyetimize miras kalan en mühim bilim yuvası. Sadece bir araştırma, servis hizmeti yok. Hem inceleme hem servis hem uygulama, eğitim hepsi bir arada olan günümüzdeki tek bir kurum. Deprem en mühim parametrelerden biri fakat değişik özelliklerimiz de var. Hükümetler arası oşinografi komisyonu tarafında 2017’de akredite edildik. Tsunami servis sağlayıcısıyız. Ege, Akdeniz ve Karadeniz’le bağlantılı denizlerde olacak bir büyük depremden sonra tsunami tehlikesi var ise bunu yalnızca Türkiye’ye değil, bütün bölge ülkelerine de duyuruyoruz. Yine nükleer denemelerin izlenmesine de Dışişleri Bakanlığını nezdinde ülkeyi temsil ediyoruz. Ankara’daki merkezimizden anlık olarak bütün verileri, dünyanın rastgele bir yerinde bir nükleer tecrübe etme olduğunda hem Dışişleri Bakanlığına hem de de Viyana’da Nükleer Denemelerin Kapsamlı Yasaklanması Anlaşması Örgütü’ne raporluyoruz.”
Haluk Özener, 1925’de dini günlerin belirlenmesi yetkisinin de rasathaneye verildiğini belirterek, Diyanet İşleri Başkanlığıyla ortak çabalama yaparak hicri-kameri ay başları ve dini bayram günlerinin hesaplandığını kaydetti.
Özener, astronomi çalışmaları kapsamında da güneşin doğuşu ve batışıyla alakalı mahkemelere danışmanlık hizmetlerinin de verildiğini anlatım etti.