PKK’nın Lozan aleyhine kara propagandası tesadüf değil
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ “Lozan Antlaşması’nın 100’üncü Yıldönümü” için yayınladığı mesajda, “Lozan Barış Antlaşması’nın ulusal mücadeleyle sınırları çizilmiş prensip ve esaslarından ödün verilmeyecektir” ifadelerini kullandı.
“LOZAN, CUMHURİYET’İN TEZAHÜR VE TECELLİ ZEMİNİDİR”
Bahçeli mesajında şunları kaydetti:
20 Kasım 1922 tarihinde başlayan, 4 Şubat-23 Nisan 1923 tarihleri içinde kesintiye uğrayan, 24 Temmuz 1923 tarihinde de imza dibine alınan Lozan süreci Türkiye Cumhuriyeti’nin internasyonal cemiyet nezdinde eşit hak ve statüyle tescili, bunun yanı sıra Cumhuriyet’in tezahür ve tecelli zeminidir. Lozan Barış Antlaşması Milli Mücadele’nin muvaffakiyet ve muzaffer ruhu üstüne bina edilmiş, Türk milletinin hakimiyet hakları, zamanı kazanımları, hukuki ve hükümran vasfı 9 aya yakın süren müzakerelerle muarız ve muhasım nedenlere kabul ettirilmiştir.
Lozan’da, istiklal savaşını zaferle buluşturan bir milletin varoluş haysiyeti, istiklal ve istikbal hedefleri taçlanmıştır. İçinde bulunduğumuz 2023 yılı hem Türkiye Cumhuriyeti’nin hem de Lozan Barış Antlaşması’nın 100’üncü yıldönümüdür. Yeni Türkiye’nin kurucu belgesi olan Lozan Antlaşması, Sevr ihanetinin müellif, muhabir ve muhiplerini de derin bir hüsrana uğratmıştır. Milli Mücadele’nin sonucu, Lozan Barış Antlaşması’yla dünya genelinde hukuki ve meşru bir çerçeveye kavuşmuştur.
“SEVR’İ DİRİLTMEK AMACIYLA EMPERYALİZMİN LEKELİ MAŞALARI TEKRAR DEVREDEDİR”
Bugünlerde Sevr hayranı bölücü ve teslimiyetçi mihrakların tek merkezden komut almışçasına kıpırdamaya, Lozan Barış Antlaşması’nın sorgulamaya ve sulandırmaya başladıkları esefle görülmektedir. Şark Meselesi’nin cenaze merasimi olan Sevr’i diriltmek amacıyla emperyalizmin lekeli maşaları yeniden devrededir. Bölücü terör örgütü PKK’nın bu senenin başından itibaren Lozan Antlaşması aleyhine kara propagandaya başlaması ise rastlantı değildir.
“PROTESTO YÜRÜYÜŞLERİ TÜRKİYE DÜŞMANLIĞININ AZGINLAŞTIĞINA DELALETTİR”
Nitekim PKK’nın Avrupa ayağı olan lafda Kürdistan Ulusal Kongresi’nin eşbaşkanı tarafınca Lozan Antlaşması’na karşı fiil çağrısı, Lozan Barış Antlaşması’nın yargılanması emeliyle İsviçre’de kurulan lafda mahkeme ve Bafil Talabani’nin nefret saçan açıklamaları, 6-7 Temmuz 2023 tarihlerinde Suriye’nin kuzeyinde Lozan Antlaşması aleyhine bölücülerin düzenlemiş olduğu terör çalıştayı, Diyarbakır Barosu’na kayıtlı iki satılmış avukat müsveddesinin Lozan Antlaşması’nın iptali ve self determinasyonla alakalı Danıştay’a müracaatları, ABD ve Avrupa’da Lozan aleyhine meydana getirilen protesto yürüyüşleri Türkiye düşmanlığının azgınlaştığına delalettir.
“ASLA MARUZ BIRAKILMAYACAK”
Lozan Barış Antlaşması’yla hesaplaşmak için bir plan dahilinde yalan ve fitne kuyruğuna girenlerin aslolan gayesi Türkiye’nin taciz ve tahribine hizmettir. “Türkiye Cumhuriyeti Lozan’da kuruldu, Lozan’da yıkılacak” sloganı atan alçakların kuşkusuz çabaları beyhude, hevesleri boşunadır. Adım adım, karış karış savunma edilerek kurtarılan aziz vatan, kurulan Türkiye Cumhuriyeti ve bunların hukuki temeli Lozan Barış Antlaşması imhaya ve izmihlale katiyen maruz bırakılmayacaktır.
Türk milleti hiç bir antlaşmayla var olmamış, hiç bir antlaşmayla da yok edilemeyecektedir. Bunun yegâne kanıtı Sevr suikastının yırtılıp atılmasında yayınlanan kahramanlıktır. Lozan Barış Antlaşması’nı zafer ile hezimet arasına sıkıştıranların, hatta Sevr’le bağ kuranların iyi niyetten yoksun oldukları, Milli Mücadele’ye ve ulusal bekaya ters baktıkları da tartışmasızdır.
“TAVİZ VERİLMEYECEKTİR”
Bilinmelidir ki, Lozan Barış Antlaşması’nı orasından burasından kurcalayanlar, ulusal hakikatlerden ve zamanı vesikalardan kopuk yorumlayanlar Türkiye Cumhuriyeti’ni kundaklamaya azmeden sömürge bakiyeleridir. Bu şuursuz ve gayri ulusal güruhun dayatmalarına müsaade edilmeyecek, Lozan Barış Antlaşması’nın Milli Mücadele’yle sınırları çizilmiş prensip ve esaslarından ödün verilmeyecektir.”