Kırmızı Ebe Efsanesine kulak verin!
ÖZEL HABER: CANSU BALOĞLU
Ankara, tarihte mühim vakalara tanıklık eden bir kent olmuştur. Yüzyıllardır üstünde yaşamaya devam ettiğimiz Anadolu topraklarının ismi başkent Ankara‘ya bağlı Kızılcahamam‘ın Taşlıca Köyü‘nde ifade edilen bir efsaneye dayanıyor. Yüzyıllar öncesinden günümüze kadar aktarılan hikayesiyle Kırmızı Ebe Efsanesi, sayısız insana ulaşmaya devam ediyor.
AYRAN TAŞI VE KIRMIZI EBE EFSANESİ
Çok eski zaman üstünde Bizanslıların yargı sürdüğü bu toprakların Türkleşme süreci, Horasan Erenleri diye malum Derviş Gaziler tarafınca gerçekleştirilmiştir. Anadolu’nun aşağı yukarı her bölgesine yayılan Derviş Gaziler Ankara’da da varlığını sürdürmüştür.
Kızılcahamam Taşlıca Köyü’nün kurucularından olan Kırmızı Ebe ve oğlu Oruç Gazi, Türk mutasavvıfı Hacı Ahmet Yesevi’ye bağlı olarak Horasan’dan Ankara’ya gelmişlerdir. Taşlıca Köyü’ne yerleşen Kırmızı Ebe’nin kocası Bizanslılarla meydana getirilen bir savaşta ölünce Kırmızı Ebe oğlu Oruç Gazi ile tek başına kalır.
Kırmızı Ebe’nin yaşamış olduğu dönemde Anadolu’nun kuzeyine seferler düzenleyen Selçuklu Şehzadesi Alaaddin Keykubat, sefere gittiği zaman Taşlıca Köyü’nde askerleriyle beraber mola verir. Rivayete göre, etrafta su deposu bulamayan şehzade ve askerler sırtında bakracıyla gelen Kırmızı Ebe ile karşılaşırlar. Kırmızı Ebe orada bulunan taşa ayran doldurarak askerlere ikramda bulunur ama taşın içerisindeki ayran katiyen tükenmez.

Kırmızı Ebe ile aralarında geçen diyalog oldukça etkiyecidir ve Anadolu’nun ismi de inanışa göre bu efsaneden gelir:
Kırmızı Ebe: ”Doldurun yavrularım!”
Askerler: ” Ana dolu”
Kırmızı Ebe: ”Gene doldurun yiğitlerim”
Askerler: ”Dolu ana”
Kırmızı Ebe’nin kerameti Alaaddin Keykubat tarafınca da duyulur ve Keykubat, Kırmızı Ebe ile yakından ilgilenmeye başlar. Kadının kendisinden bir talebi olup olmadığını soran Alaadin Keykubat, almış olduğu yanıt karşısında oldukça etkilenir: ”Sağlığını dilerim sultanım!”
Kımızı Ebe konuşmanın devamında oğlu için yemek ve büyüdüğünde gaza yapması için hayır duası istemiştir. Bunun üstüne Alaaddin Keykubat, Taşlıca Köyü’nün bulunmuş olduğu araziyi Kırmızı Ebe ve oğluna vererek, onlardan vergi alınmamasını nasihat eder.
Anadolu’nun varlıklı kültürel yapısını yansıtan yerlerden biri olan Taşlıca Köyü’nde Kırmızı Ebe’nin oğlu Oruç Gazi’nin de türbesi bulunmaktadır. Tarihi bölgeler gezmeyi sevenler için kesinlikle görülmesi ihtiyaç duyulan yerlerden biri olan Kızılcahamam, Taşlıca Köyü de dahil olmak suretiyle enteresan bölgelere ev sahipliği hazırlamaya devam ediyor.