Kanser kalkanı 9 besin

Diyetisyen Müge Özyurt Şafak, kanserle savaşan 10 besini ve tüketilirken dikkat edilmesi gerekenleri açıkladı. İşte kanserin 9 savaşçısı..

BAL KABAĞI

İşte kış aylarının mis gibi bir gıda maddesi: Bal kabağı. Çok kuvvetli bir antioksidan olan beta – karoten içeriyor. Beta-karoten kayısı, havuç, tatlı patates, Trabzon hurması ve turunçgiller gibi koyu sarı-turuncu renkli sebze ve meyvelerde de bulunuyor. Serbest radikallerin yol açtığı hücre hasarına karşı koruyucu aktivite gösteriyorlar. Beta-karotenlerden varlıklı beslenmenin bilhassa menopoz öncesi dönemde meme kanserine karşı önleyici olduğu çalışmalarla gösteriliyor. Kış aylarında bal kabağını çorbalarınızda ya da püre olarak hazırlayıp yoğurtlu meze şeklinde de tüketebilirsiniz. Ancak aman dikkat! Kabak tatlısında bol miktarda kullanılan şekerin kanseri tetikleyici bulunduğunu unutmayın!

YULAF EZMESİ

İşte kansere karşı koruyucu özelliği yüksek bir gıda maddesi daha: Yulaf. Yulaf, çözünebilir bir posa olan beta-glukan içeriyor. Beta-glukan kandaki kolestrol seviyesini düşürerek, kalp damar rahatsızlıkları riskini azaltıyor. Yulaf ezmesi, kurubaklagiller, bulgur gibi tam tahıllı besinler de içerdikleri posa ve antioksidan bileşikler vasıtası ile kanserle mücadelede büyük ehemmiyet taşıyor. Günde 1-2 çorba kaşığı yulaf ezmesinin yoğurtla beraber tüketilmesi hem hazım sistemine destek oluyor hem de kansere karşı koruyucu hususiyet taşıyor.

KETEN TOHUMU

Günde 10 gram keten tohumunun meme kanseri riskini azalttığını biliyor muydunuz? Keten tohumunda omega-3 yağ asitleri, alfa-linolenik asit, protein, yüksek miktarda çözünür ve çözünmez posa ve lignanlar bulunuyor. Son yıllarda meydana getirilen çalışmaların keten tohumunda bulunan lifli bileşiklerden lignan üstüne yoğunlaştığı görülüyor. Günde 10 gram keten tohumunun meme kanseri riskini azalttığı belirtiliyor. Ayrıca keten tohumu tüketiminin toplam ve LDL kolesterolü düşürdüğü ve damarlardaki birikimi azalttığı dikkat çekiyor. Keten tohumunu talep eder tek başına dilerseniz yoğurtla beraber yiyebilirsiniz.

KIRMIZI ÜZÜM

Üzüm kabuğu kuvvetli bir antioksidan olan resveratrol’ün mühim bir kaynağını oluşturuyor. Laboratuvar çalışmaları üzüm ve üzüm suyunda bulunan fenolik bileşikler ile resvoratrol’ün kansere karşı koruyucu bulunduğunu gösteriyor.

GREYFURT

Greyfurt C vitamininden varlıklı bir meyve. C vitamini vücuda zarar veren özgür radikallerle savaşan oldukça kuvvetli bir antioksidan olma özelliğine sahip. Kış aylarında günde 1 tane greyfurt tüketmek kişinin C vitamini ihtiyacının yüzde 70’ini karşılıyor. Üstelik meydana getirilen çalışmalar C vitamininin solunum, özefagus (reflü), mide ve kolon kanserlerinin önlenmesinde de rol aldığını gösteriyor. Mevsiminde bir greyfurt tüketmek oldukça yararlı. Ama “artık mevsimi geçti ya da ben greyfurt sevmem” diyorsanız alternatif olarak kivi, çilek, sivri biber ve kuşburnu da tüketebilirsiniz. Zira, hepsi de greyfurtun yerine geçebilecek birer kanser savaşçısı.

YEŞİL ÇAY

Hem kış hem yaz aylarının kanser savaşçısı; yeşil çay. Güçlü antioksidanlar olarak malum kateşinleri bünyesinde barındırıyor. Yapılan çalışmalar yeşil çayın içeriğindeki kateşinler vasıtası ile kanser riskini azalttığını ortaya koyuyor. Kateşinler siyah çayda da bulunuyor fakat yeşil çayın içinde ne olduğu daha zengin. Bu nedenle günde 2 fincan yeşil çay içmeyi dikkatsizlik etmeyin.

TURPGİLLER

Brokoli, karnabahar, lahana gibi turpgiller grubundan olan kış sebzeleri, çoğu anti kanserojen bileşikler içeriyor. Bu bileşikler de DNA hücre hasarının önlenmesine destek oluyor ve bilhassa mevsiminde yani kışın tüketildiğinde kanserden koruyor. Bu nedenle haftada 2-3 kez aşağı yukarı 200 gram kadar brokoli tüketmek oldukça faydalı. Sebzelerin uzun süre ısıya maruz kalması vitamin ve mineral kayıplarına niçin olmasından brokoli ve karnabaharı en iyisi buharda pişirin. Lahanayı ise su eklemeden düdüklü tavada hızlıca pişirebilir ve en oldukça faydayı sağlayabilirsiniz.

DOMATES

Yaz aylarının şifa deposu domates, kanser riskini azaltmada potansiyel rollere haiz olan likopen içeriyor. Isıl prosedür uygulanmış yani pişmiş domatesteki likopenin tesiri ise daha da artıyor ve böylelikle antioksidan kapasitesi yükseliyor. Mevsiminde tüketilen domates antioksidan etkisiyle prostat, meme, hazım sistemi, mesane, deri ve serviks kanseri riskini azaltıyor. Siz siz olun yazları kanserden korunmak için bütün öğünlerinizde domates tüketmeye itina gösterin. Ama unutmayın, sıklıkla da pişmiş olarak.

SARIMSAK

İçeriğindeki sülfürlü bileşikler bağışıklık sistemini güçlendiriyor, tümör hücre çoğalmasını baskılayan enzimlerin etkinliğini artırarak kansere karşı koruyor. Sarımsak sevmiyorsanız gene bu aileden olan soğan, pırasa gibi sebzeler de hücre hasarına karşı koruyucu kuvvetli bir antioksidan olan selenyum içeriyor. Ayrıca soğanda bol miktarda bulunan quercetin isimli sentetik vücuda zarar veren özgür radikallerin yakalanmasında etkili. Araştırmalar sarımsak tüketimiyle başta mide kanseri olmak suretiyle mesane, kolon ve prostat kanseri içinde ters bir ilişki bulunduğunu ortaya koyuyor. Bu nedenle “hafta içi iş var, işyerinde rahatsız olabilirim ya da çevremdekileri rahatsız edebilirim” diye düşünmeyin, yemeklerinizde pişmiş soğan ve sarımsağa bol miktarda yer verin. Üstelik pişmiş soğan ve sarımsak ağız kokusuna niçin olmuyor. Son bir not; sarımsağı bütün olarak tükettiğinizde müspet etkilerinin daha oldukça bulunduğunu da bilin.