İYİ Partili Oktay Vural’dan İttifak çıkışı: “Arayışımız yok”
MHP’de uzun seneler devam etmiş olduğu etken siyasete uzunca bir müddet ara veren ve geçtiğimiz ay İYİ Parti’ye katılan tecrübeli bürokrat Oktay Vural, Duvar Gazetesi’ne konuştu. Yerel seçim ve ittifaklarla alakalı mühim açıklamalar yaptı.
Oktay Vural, ittifak arayışında olmadıklarını belirterek İttifak gerekiyorsa o sonraki konu, halkın çoğunluğunu alacağız. Daha fazla sosyal desteği sağlamak için uğraşacağız, açıklaması yaptı.
OKTAY VURAL: “İTTİFAK ARAYIŞIMIZ DA TEKLİFİMİZ DE YOK”
“Yerel seçimlerin özellikleri vardır, özelliklere göre bakılır, değerlendirir, yapılır. Şu anda bir ittifak mevzubahis değil. Yerel seçimlerle alakalı partinin kuşkusuz bir tutumu olacaktır. Ama bir ittifak arayışımız da yok, teklifimiz de yok. Biz Türkiye’yi yenilemek istiyoruz. Türkiye’yi dönüştürmek istiyoruz. Türkiye’nin gün ışığı bir geleceğe gitmesini istiyorsak halkın büyük çoğunluğunun bizlere yönelmesini sağlamamız gerekiyor. Elimizdeki oyu kafi görmüyoruz. Yeterli görmüyorsak halka gideceğiz. Yerel seçimlere dair iyi mi karar verilecek, onu partimiz değerlendirecek fakat biz Türkiye’yi kazanmak istiyoruz, Türkiye’nin kazanmasını istiyoruz. Esas hedef bu. Türkiye’nin geleceğine biz talibiz, yönetimine talibiz. Yerel seçimlerde nerede ne yapılabilir? Yerel seçimin özellikleri vardır. Bunun şu andaki bir sorun olduğu kanaatinde değilim.”
AKŞENER’İN ‘KAZANACAK ADAY’ VURGUSU DOĞRUYDU
“Sayın Akşener’in hem kazanacak aday vurgusu hem masadaki tutumu haklıydı. Toplumsal değişiklik talebini, halkını, milletini ön plana aldı. Kendi partisi kazanır kazanmaz, bunu düşünmedi. Masada tavrını koydu. Masadan kalkışı da masaya dönüşü de cemiyet için oldu. Başka bir şey aramaya gerek yok. Beklentisi mi var? Yok. Diğer liderler de cumhurbaşkanı yardımcısı talibi oldu, kendisi de. Millet İttifakı’nın iki partisi vardı. Bir Cumhuriyet Halk Partisi ve bir de İYİ Parti. Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı talibi fakat İYİ Parti’nin Genel Başkanı Cumhurbaşkanı Yardımcısı adayı. Sayın Akşener, kendi partisinin başlangıcında parlamentoyu da hedefleyebilirdi. Tüm bu tarz şeyleri kabul etti ve sosyal değişimi temin etmeye ve kazanmaya yönelik adımlar attı.
Bütün bu tartışmaları dikkate aldığınızda Meral Hanım’ın tutumu haklı değil miydi? Bence haklıydı, haklı çıktı. Altılı Masa içinde birilerinin bunu dikkate alması gerekmez miydi? Bence gerekirdi. Tüm bu tablo ortadayken Meral Hanım, asla “kaybetti” demedi, hep “kaybettik” dedi. Üsluba bakın. Sorumluluğu bir başkasının üstüne atmadı, kimseyi de suçlamadı. Onun haykırışının, duruşunun arkasında bazı doğruları paylaşma arzusu bulunduğunu görmek lazım.”