İYİ Parti Genel Başkanı Akşener, canlı yayında soruları yanıtladı Açıklaması

İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, “İddiam, sokakta gördüğüm şu; 1995’teki seçim sonuçları olacak. 2 ya da 3 puan farkla üç parti dizilecek. Birinci, ikinci, üçüncü, biz de CHP de AK Parti de olabilir. İkişer üçer puan farkla dizileceğiz.” dedi.
Akşener, Karar TV canlı yayınında gündeme dair değerlendirmelerde bulundu, soruları yanıtladı.
Seçime dair sual üstüne sahadan almış olduğu izlenimlere yönelik değerlendirmede bulunan Akşener, seçimlerin birinci turda biteceğini, ikinci tura kalsa bile CHP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı talibi Kemal Kılıçdaroğlu’nun kazanacağını, Meclis’te de çoğunluğu sağlayacaklarını düşündüğünü dile getirdi.
Akşener, “Millet İttifakı partilerinin 301 olacağını, Meclis’te mutlak çoğunluğu sağlayacağını düşünüyor musunuz?” sorusuna da “Ben 301’i geçeceğimizi düşünüyorum.” cevabını verdi.
Siyasetin sert bir dili olduğu ve ciddi bir kutuplaşma yaratılıp yaratılmadığına dair soruya mukamele Akşener, “milliyetçilik” adına ırkçılığı aşan çirkin bir dil oluştuğunu ve bunun topluma da yansıdığını söyledi.
“Sayın Binali Yıldırım’ın laflarına oldukça üzüldüm”
Akşener, muhalefetin ya da değişik düşünenlerin iktidar tarafınca “hain, terörist” gibi ifadelerle yaftalandığını öne sürerek, “Mesela Sayın Binali Yıldırım’ın laflarına oldukça üzüldüm. Sayın Erdoğan’a alıştık fakat Binali bey hürmet duyduğum, beyefendi bulduğum bir insandır. Böyle iyi mi bir şeydi, üç kere izledim, kelimeleri dolaştırdı birbirine ve bizlere ‘işgal güçleri’ dedi.” ifadesini kullandı.
Türkiye’de doğduğunu, büyüdüğünü, Cumhuriyet’in imkanlarıyla, eğitimde sağlanan fırsat eşitliğiyle okuduğunu vurgulayan Akşener, “Bütün bunlara bakmış olduğunuzda biz işgalci falan değiliz. Alt tarafı seçime gidiyoruz, bayram gibi olması lazım. ‘Ya Allah bismillah Allahu ekber’ diyerek cenge gidiyoruz sanki… Binali beye harbiden oldukça üzüldüm.” diye konuştu.
“İki adayın da adaylığına hürmet duyuyorum”
Akşener, “Cumhurbaşkanı adayları Muharrem İnce ve Sinan Oğan’ın seçimlerin ikinci turunda kendi tabanlarına mesaj vermesi konusu ile ilgili görüşünüz nedir?” sorusuna şu şekilde mukamele verdi:
“İki adayın da adaylığına hürmet duyuyorum. Bizim partimizin talibi Sayın Kılıçdaroğlu, herkes son güne kadar onun için çalışmaya devam edeceğiz. Ama bu iki arkadaşın adaylığına dair de çirkin cümleler kurulmasını doğru bulmuyorum. Bizim nesil der ki ‘yarın karşı karşıya bakacağız’, o karşı karşıya bakmayı ortadan kaldıracak sözler, tavırlar takınmamak lazım.”
Akşener, “Sayın Oğan ve İnce’nin şu anda çekilmeleri olası değilse bile ikinci turda Sayın Kılıçdaroğlu’nun desteklenmesi açısından kendileriyle bir iletişim içerisinde olunmasını doğru bulurum. Üzerime bir vazife düşse onu da yerine getiririm.” dedi.
“İddiam şu; 1995’teki seçim sonuçları olacak”
Meral Akşener, seçim sonuçlarına yönelik sual üzerine, “İddiam, sokakta gördüğüm şu; 1995’teki seçim sonuçları olacak. 2 ya da 3 puan farkla üç parti dizilecek. Birinci, ikinci, üçüncü, biz de CHP de AK Parti de olabilir. İkişer üçer puan farkla dizileceğiz. Aynı Refah, DYP, ANAP yan yana dizilmişti, öteki partiler birazcık daha aşağıdaydı. Ona benzer bir netice çıkacak, oranını şu an söyleyemem fakat yedi gün kala söyleyebilirim. MHP, HDP daha aşağıda olacak, benim gördüğüm bu.” ifadesini kullandı.
“6 önder ortak miting yapacağız”
Seçim çalışmaları kapsamında dokunmadık yer bırakmadıklarını, İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ve Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş’ın bu çalışmalara mühim yardımcı sağladığını dile getiren Akşener, “Yarın İzmir’de ilk defa 6 lider, iki belediye başkanı da dahil olmak üzere, bir arada ortak miting yapacağız. Ankara ve İstanbul’da da ortak miting yapacağız.” diye konuştu.
Akşener, Millet İttifakı’nın iktidara gelmesi halinde Bakanlıkların paylaşımında bir sorun çıkıp çıkmayacağına yönelik soruya karşılık, bu şekilde bir paylaşımın hemen hemen yapılmadığını, her adımın oy oranları, mebus rakamları gibi kıstaslar dikkate alınarak belli kurallar zincirinde atılacağını, bu yönde bir münakaşa çıkmayacağına emin bulunduğunu söyledi.
“Birinci başkan yardımcılığı isterim zannedildi”
Altılı masada eşit bir biçimde başkan yardımcılığının konuşulduğunu ve buna hiç bir itirazının olmadığını da belirten Akşener, şu şekilde devam etti:
“Mesela ne zannedildi? Ben öteki arkadaşların arasından sıyrılıp birinci başkan yardımcılığı isterim zannedildi. Sonra harbiden bu şekilde bir talebim olmadığı ortaya çıktı zira birinci başkan yardımcılığı öneri edildi. Benim derdimin bu olmadığı anlaşıldı ve bu oldukça hürmet gördü. Masada herkes hem bu şekilde bir vaziyet bulunduğunu hem de benim meselemin o olmadığını biliyor. Diğer iki belediye başkanının koşu partneri gibi konulmasının sonrasında ortaya çıktı ki sorun kazanmaktır, Meral Akşener’in kişisel bir isteği yoktur.”
“En mühim hususta da netice olarak bir orta yol bulundu”
Artık katiyen kavga çıkmayacağını vurgulayan Akşener, altılı masada yürütülen bir görüşme örneği olarak masadan kalkmalarının sonrasında gelişen vakaları gösterdi ve şunları anlatım etti:
“En mühim hususta da netice olarak bir orta yol bulundu. İki belediye başkanı Sayın Kılıçdaroğlu tarafınca evime gönderildi, bu öneri de oradan geldi. Çünkü bugün örneğin tek başına Sayın Kılıçdaroğlu’nun yürümüş olduğu bir ortamda daha oldukça değnek yenilecekti, daha iğrençlikler olacaktı, manevi sopadan bahsediyorum. Şimdi herkes göğsümüzde bir top tutuyoruz.
Bu mevzu orada öneri edildi, mutabık kaldık hatta ben yazılı bir metne döktüm. Sonra Sayın Kılıçdaroğlu’na aynı şeyi gönderdik, ertesi gün buluştuk, yazının üstünden geçtik. Geldik masaya, ben bu yazının bilindiğini ve o metni imzalayacağımızı bildiğimiz için geldim. Fakat Sayın Babacan ikisinin başkan yardımcısı bulunmasına itiraz etti. Gitti dostlarıyla bir saat kadar konuştu, sonrasında geri geldi ve biri şehircilik bakanı biri afet bakanı olsun diye teklifte bulundu. Sonra ben meselenin kendisine ne işe yaradığını izah ettim, sonrasında da anlaştık.”
Akşener, bir öteki sual üzerine, Millet İttifakı olarak ilk 100 güne hazırlandıklarını, bunların kararnamelere kadar hazır olduğunu, ilk iş olarak 18-24 yaş grubundaki işi olmayan gençlere ve evdeki hanımlara koşulsuz 2 bin 500 lira maaş bağlayacaklarını söyledi.
Hukuk, hakkaniyet ve demokrasinin tesis edilmesinden sonrasında reel yatırımcının Türkiye’ye geleceği görüşünü dile getiren Akşener, ekonominin kalkınması, istikrarı sağlamak için 2 yıla ihtiyaçlarının bulunduğunu belirtti.