Erdoğan’dan Macaristan dönüşü son dakika açıklamaları!

Macaristan ziyareti dönüşünde soruları yanıtlayan Cumhurbaşkanı Erdoğan, emeklilerin maaş zammıyla alakalı yeni açıklamalarda bulundu. Erdoğan’ın gündeminde mahalli seçimlere dair çalışmalar da vardı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Macaristan ziyareti dönüşünde aralarında Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Özay Şendir’in de bulunmuş olduğu gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı Erdoğan, İsveç’in NATO üyeliği, mahalli seçim süreci, CHP’deki değişiklik tartışmaları ve ekonomiye dair mühim açıklamalarda bulundu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan‘ın açıklamaları şöyle: Değerli basın mensubu arkadaşlarım, sizi en kalbi duygularımla selamlıyorum. Değerli arkadaşım Macaristan Başbakanı Viktor Orban’ın davetine icabetle bugün gerçekleştirdiğimiz ziyaretimizi tamamladık. Şahsıma ve heyetime gösterdikleri samimi misafirperverlik için Macaristan Başbakanı Orban ve Cumhurbaşkanı Sayın Novak başta olmak üzere bütün Macar dostlarımıza teşekkür ediyorum. Ziyaretimizle dost Macar halkının ulusal gün kutlamalarında sevinçlerine biz de ortak olduk.

Budapeşte malumunuz 19. Dünya Atletizm Şampiyonasına da şu anda ev sahipliği yapıyor. Macaristan’ı üstlendiği organizasyon dolayısıyla tekrardan kutluyor, şampiyonanın sıhhatli şekilde tamamlanmasını temenni ediyorum. Dün başlayan şampiyonada Türkiye, 13 branşta 17 sporcumuz tarafınca temsil ediliyor. Son yıllarda sporcularımız atletizm dahil derhal her branşta milletimizi gururlandıran başarılara imza attı. Sporcularımızın bu şampiyonada da ülkemizi en hoş şekilde temsil edeceklerine yürekten inanıyorum.

TARİHİ BİR DÖNÜM NOKTASI

Stratejik ortağımız ve NATO müttefikimiz Macaristan’la köklü ve sağlam dostluk bağlarına dayanan kapsamlı ilişkilere sahibiz. Macaristan zelzele felaketi sonra her alanda ülkemize yardımcı ve dayanışmasını gösterdi. Cumhurbaşkanı Sayın Novak, mart ayındaki ziyareti esnasında zelzele bölgelerinde araştırmalarda bulundu, vatandaşlarımızla bir araya geldi. Macaristan’ın bu kara gün dostluğunu asla bir vakit unutmayacağız. Bu sene Türkiye-Macaristan ilişkilerinde zamanı bir dönüm noktası olacak.

18 Aralık 2023 tarihinde Türkiye-Macaristan Dostluk Anlaşmasının 100’üncü sene dönümünü algı edeceğiz. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi 6’ncı toplantımızı bu tarihe muadil düşecek şekilde Budapeşte’de düzenleyeceğiz. Bu sayede bunun dışında 2024 Yılı Türkiye-Macaristan Kültür Yılı Etkinliklerinin açılışını yapacağız. İlişkilerimizin her alanında mühim gelişmeler kaydediyoruz. İkili ticaret hacmimiz 2022 senesinde 3,5 milyar dolar düzeyini yakalayarak bütün zamanların en yüksek seviyesine ulaştı. Macaristan’la geçtiğimiz sene Karma Ekonomik Komisyon Mekanizmasına bunun dışında iktisat ve ticaret ortaklığı noktasında da bir hedef belirledik. O da 6 milyar dolar. Şimdi Ekonomi ve Ticaret Ortaklık Komitesini de tesis ettiğimiz için bu sayı daha da büyüyecek. Tabii Başbakan Orban ve Cumhurbaşkanı Novak’la olan görüşmelerimizde bu konudaki kararlılığımızı teyit ettik. Temaslarımızda bunun dışında stratejik konsorsiyum ve iş birliğimizin gerek çift gerek yöresel alanda hayırlı sonuçlara vesile bulunduğunu gördük. İş birliğimizi tasarlanmış stratejik ortaklığımız kapsamında daha da güçlendirmek amacıyla ortak adımlar atma mevzusu ile alakalı mutabık kaldık. Macaristan’ın, Avrupa Birliği üyeliğimize desteğini bir kez daha kuvvetli bir halde vurgulaması bizleri bunun dışında memnun etti.

Ziyaretim vesilesiyle etkinliklere iştirak eden Özbekistan Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev, Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic, Bosna Hersek Devlet Başkanlığı Konseyi Üyesi Zeljka Cvijanovic ve Bosna Hersek Sırp Kesimi Başkanı Milorad Dodik ile de görüşmeler yaptım. Sayın Cvijanovic ve Dodik’i kabulümde Türkiye’nin Bosna Hersek’in istikrarına verdiği önemi özellikle dile getirdim. Etkinliklere Azerbaycan, Katar, Kırgızistan ve Türkmenistan liderleri, Çekya ve Slovenya eski başbakanları ve Rusya Federasyonu Tataristan Cumhuriyeti reisi de katıldı. Davetli devlet ve hükümet başkanlarıyla da oturmadan de olsa sohbetlerimiz oldu. Günü birlik gerçekleştirdiğimiz Macaristan ziyaretimizin her açıdan bereketli geçtiğini memnuniyetle anlatım etmek isterim. Macar makamlarına hüsnükabulleri için tekrardan teşekkür ediyorum. Verimli temaslarımızın devamını da özellikle aşkla, heyecanla inşallah Aralık’ta bir araya gelmek üzere devam ettireceğiz.

“EMEKLİLERİ MEMNUN EDECEK ADIMLARI ATACAĞIZ”

Son Kabine toplantısından sonra mühim bir izahat yaptınız. ‘Ekonomik zorlukları göz ardı etmiyoruz, dillendirilen serzenişlerini de oldukça yakından takip ediyoruz. Biz başkaları gibi şikayetler karşısında millete parmak sallayanlardan olmadık. Bizim görevimiz, eleştirilen konuları en aza indirip vatandaşımızı memnun etmek’ şeklinde. Bu serzenişler başlığı altında size hangi kanallardan ne tür serzenişler geliyor? Özellikle Ocak 2024 itibarıyla özellikle dar ve durağan(durgun) gelirlilere ne tür mesajınız olacak?

Şu anda memurlarla alakalı çalışmayı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanımız yetkili sendikalarla sürdürüyor. Bu ay sonuna kadar da devam edecek. Nitekim birinci, ikinci, açıklamalar Bakanım tarafınca yapıldı. Emeklilerle alakalı de bunun dışında Bakanlığımız çalışmalarını sürdürüyor. Memurlarımıza bu zam gelirken, emeklilerimize asla bir şeyin gelmemesi olacak bir şey değil. Onları da inşallah memnun edecek adımları atacağız.

Her fırsatta vatandaşlarımızla bir araya gelmeye itina gösteriyorum. Resmi programımızın izin verdiği seviyede şehirlerimizde ev ziyaretleri gerçekleştiriyorum. Deprem bölgesindeki insanlarımızla her vakit görüşüyoruz, 6 Şubat’tan bu yana muhabbetimizi asla kesmedik. Tüm bunların yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Külliyemizde icra ettiğimiz programlarımızda toplumun bütün kesimleriyle bir araya gelmeye itina gösteriyorum. Partimizin yetkili organları da yurttaşlarımızın nabzını tutuyor. Biz seçimden seçime vatandaşın ayağına gidenlerden asla olmadık. Partideki idare edici arkadaşlarımız her vakit için vatandaşlarımızla bir arada.

Yaşanılan ekonomik sıkıntıların, zorlukların farkındayız. Görüştüğüm yurttaşlarımızdan yaşadıkları sorunları, sıkıntıları dinliyorum. Hayata geçirdiğimiz tedbirleri anlattıkça, gelecek günlerin daha hoş olacağına olan inançları artıyor. Vatandaşlarımız gönüllerini ferah tutsunlar, iktisat kadrolarımız işinin ehli. Türkiye’de enflasyonu tek haneye düşüren bir iktidar olarak, enflasyonu gene tek haneye AK Parti kadrolarının düşüreceğine inansınlar.

İSTANBUL VE ANKARA ADAYLARI İÇİN AÇIKLAMA

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptınız, büyük başarılara imza atmıştınız. Sizden sonra gelen AK Partili belediye başkanları da hizmette yarış yaptılar. Ancak son 4 yılda hizmet anlamında bir düşüş, verilen sözlerin yerine getirilmediğini görüyoruz. İstanbul ve Ankara belediye başkan adayları belli oldu mu, öğrenebilir miyiz?

Daha 7-8 ay var. Bu kadar telaşlı olursak yanlış olur. İstişare bizim en büyük silahımız. İstişaremizi kimlerle yapacağız? Teşkilatımızın bütün yetkili birimleriyle yapacağız. Ana kademe, hanım kolları, gençlik kolları hepsiyle istişarelerimizi yapacağız. Önümüze onlar alternatif olarak hangi arkadaşlarımızı çıkarırlarsa, onların içerisinden birinci derecede İstanbul ve Ankara olmak üzere adımlarımızı atacağız. Çünkü İstanbul ve Ankara bunların eline bırakılmaz. İstanbul ve Ankara bunların eline kaldı, hali gördünüz. Dün bir gazetede İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin karşısındaki çöp yığınlarını gösterdiler. Yakışır mı bu? Şimdi ben göreve geldiğimde üç şeyi konuşuyorduk, çöp, çukur, çamur. Şimdi aynı durumu İstanbul’da, Ankara’da, İzmir’de yaşıyoruz. Nerede bir CHP belediyesi var ise bu tarz şeyleri yaşıyoruz. Benim halkım buna layık değil. Nasıl biz o çöp dağlarını ortadan kaldırdıysak, iyi mi susuzluğu giderdiysek, o çukurlardan İstanbul’umuzu iyi mi kurtardıysak inşallah şimdi de şu sıkıntıları aşacak bir kadroyla 31 Mart’a hazırlanıyoruz.

22 senedir Türkiye’de marka olmuş bir belediyecilik anlayışımız var. AK Parti belediyecilik anlayışını, AK kadroları bütün seçim bölgelerinde yurttaşlarımızın hizmetine sunacağız. Bugüne kadar olduğu gibi 2024 mahalli seçimlerinde de AK Parti’yi en uygun şekilde temsil edecek, vatanına hizmet etmeyi aşk bilen adaylarla milletimizin karşısına çıkacağız. Her bir seçim bölgesi için tek tek çalışıyoruz. Uzun seneler çöp, balçık ve çukur siyasetine maruz kalmış CHP’lilerin elindeki belediyeler için de kapsamlı çalışmalar yürütüyoruz.

”En hayırlısı kendisi çekilip gitmesi lazım”

Seçimlerden sonra CHP’de başlayan değişiklik tartışması devam ediyor. Tartışmanın fitilini ateşleyen Ekrem İmamoğlu, geçtiğimiz hafta İstanbul’a tekrardan aday olacağının sinyalini verdi. Bir emanetçi genel başkan formülü üstünde durulduğu, seçimi, mahalli tarzı bu yolla geçmenin planlandığı konuşuluyor kulislerde. Sayın Kılıçdaroğlu da pek koltuktan kalkmaya niyetli gözükmüyor efendim. Tecrübelerinize istinaden sormak isterim, CHP’de bir değişim, bir genel başkan değişimi bekliyor musunuz?

Bunu şimdi halkımıza soracağız. Halkımız değişimse değişim, şayet kalsın diyorsa diyecek bir şeyim yok. Çünkü hakimiyet kayıtsız, şartsız milletindir. Biz, böyle inandık. Bu yola böyle çıktık. Biz, üzerimize düşeni yapacağız. Nedir? En en uygun adları biz halkımıza takdim edeceğiz ve bu en uygun isimlerle yola devam edeceğiz fakat Kılıçdaroğlu dersen benimle kaç yarışa girdi? 13’te 13 yaptı. Şimdi 14’te olsa, 15’te olsa bu arkadaştan bir şey olmaz. En hayırlısı kendisi çekilip gitmesi lazım. Yani dünyada ülkeleri görüyorsunuz, bir seçim kaybediyorsa bir önder ne yapıyor, derhal istifasını veriyor, çekip gidiyor. Fakat bunda böyle bir şey yok. Bunlar şimdi birbirleriyle koltuk yarışında. Bolu’nun belediye başkanı otobüsün üzerine çıkıyor, oradan koltuk atıyor. Genel merkezin önünde yapıyor bunu ve bu Bolu belediye başkanı. Önce neydi? Milletvekili. Sonra Bolu’ya belediye başkanı. Bundan sonra da bunlar da en küçük bir değişiklik mevzubahis olmaz. Bunların içerisinden çıkan genel başkanlar yok mu? Var. Şimdi bu genel başkanların her biri de ‘ben meydandayım’ diyor. Birisi gitti mebus oldu. Şimdi onun rolü Kılıçdaroğlu’nu savunmak. Genel başkan yardımcısı için sen de ‘istifa etmen lazım’ diyor. CHP, ana karşıcılık ne hale geldi? Demokrasi mücadelesinde karşıcılık oldukça oldukça mühim fakat ne yazık ki Türkiye’nin en büyük kaybı, demokrasi mücadelesinde karşısında karşıcılık yok, ana karşıcılık yok.

“AVRUPA’DAKİ UYGULAMALARI HAYATA GEÇİRECEĞİZ”

Çocuklarımız ve yaşlılarımız için oldukça öncelikli bir konu haline geldi. Sokaklarımızda 10 milyon civarında başıboş, sahipsiz sokak köpeği var ve baktığımız vakit son 2 sene içinde 48 vatandaşımız hem gövde bütünlüklerini kaybettiler hem de hayatlarını kaybettiler oldukça acı bir şekilde. Toplumun beklentisi serbest bir halde sokaklarda yürüyüş yapabilmek. Şu an harbiden bir köpek terörü ortaya çıkmış olduğu için insanlarımız özgürce sokaklarda yürüyemiyorlar ve bundan çokça şikâyet ediyorlar. Siz de Gaziantepli 4 yaşındaki Asiye’nin tedavi sürecini yakından takip etmiştiniz. Sokak köpeklerinin toplanmasına dönük yol haritası acaba netleşti mi? Bu kapsamda Avrupa modeli gibi bir yol haritası ortaya konabilir mi?

Başıboş, sahipsiz köpeklerle savaşım mevzusu ile alakalı yasal düzenleme mevcut. Gerek alakalı bakanlık gerekse belediyeler sahipsiz, başıboş köpekleri barınaklara topluyor, fakat toplamak işi bitirmiyor. Bunları barınaklar çerçevesi içinde bir yerlerde toparlamak lazım. Örneğin Konya Büyükşehir Belediyesinin, İstanbul’da Beykoz Belediyesinin barınakları var. Belediyelerimizde bu mevzuya duyarlılık gösteriyoruz ve yasal düzenlemeyle de bu işi denetim dibine almanın gayreti içerisindeyiz. Ben örneğin Beykoz Belediye’mizin çalışmasını takdir ettim. Tabii bunlar için oldukça çok büyük alanlar gerekiyor ve bu büyük alanlarda da bunların teşhis, tedavi hatta gerek görülürse ameliyatlarına varıncaya kadar bu tarz şeyleri yapmaları şart. Beykoz bunu yapıyor, gördüm. Aynı şekilde Konya bunu yapıyor. Bundan sonraki süreçte de bunu bizler hazırlamaya kararlıyız ve bu kararlılığımız devam edecek.

Gelişmiş ülkelerde, Avrupa’da bu problem iyi mi çözüme kavuşturulduysa bizde aynı programları hayata geçireceğiz. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı ile Tarım ve Orman Bakanlığına lüzumlu talimatlar verilmişti. Sokaklarımızı çocuklarımız, insanımız için güvenilir hale getirmek görevimiz. İlgili bakanlıklarımız çalışmalarını yapıyor. Başıboş köpeklerle alakalı hangi kurumun yetkili ve sorumlu olduğu kanunlarımızda belli. Belediyeler, sokaklarda yaşayan hayvanları barınaklara almalı. Bu mevzunun takipçisiyim. Çocuklarımız, insanlarımız için güvenilir şehirler, sokaklar için ne gerekiyorsa yaptık, yapacağız.
Fakat ne yapmış olursanız yapın bu iş bir defa vatandaşın kendi köpeğine haiz olmasını gerektiriyor. Eğer haiz olmazsa, o bigün gelir kendi evindeki çocuğuna da aynı darbeyi vurur.

“PUTİN İLE YÜZ YÜZE GÖRÜŞECEĞİZ”

Rusya Devlet Başkanı Putin’in Ağustos ayı içinde Türkiye’ye gelmesi bekleniyor. Netleşen bir tarih var mı? Tahıl Koridoru Antlaşması da 17 Temmuz’da sona ermişti fakat Ukrayna limanlarından o tarihten sonra bir konteyner gemisi çıktı ve iki gün ilkin de doğal Boğaz’dan geçti. Bu süre zarfında da Rusya’nın bir müdahalesi olmadı. Bunu iyi mi değerlendireceksiniz? Bu kapsamda yeni bir rota mı oluşturuldu ve doğal bundan sonra iyi mi bir yol haritası izlenecek?

Ukrayna’dan, Odesa’dan çıkan bu vapur bir tahıl gemisi değil, bu bir konteyner. Bununla alakalı Millî Savunma Bakanlığımız esasen açıklamayı yaptı. Buradaki bütün hedefimiz, Sayın Putin ile yaptığımız telefon görüşmelerimizle, Rusya’nın tahıl koridoru meselesindeki takınacağı müspet tavırdır.

Eylül ayı içinde Hindistan’da G-20 toplantısı, ABD’de Birleşmiş Milletler Genel Kurulu var. Bu kesafet içinde fırsat bulursak Sayın Putin ile karşı karşıya bir araya gelip konuşacağız.

Yakında Dışişleri Bakan’ım bir Rusya seyahati yapabilir. Çünkü bu işin karşı karşıya olması büyük ehemmiyet arz ediyor ve bu yolla neticeyi almak oldukça daha isabetli olacaktır.

Peki sizin arabuluculuğunuzla tekrardan bir sulh görüşmeleri gerçekleşir mi bu süreçten sonra?

Biz ona çaba ediyoruz, dileğimiz odur. Yani Zelenski’nin gelişi, onunla yaptığımız görüşmeler, bunun yanı sıra NATO Liderler Zirvesi’nde yaptığımız görüşmelerde bu tarz şeyleri etraflıca konuştuk. Temennim o ki iki liderin burada bizim arabuluculuğumuza eyvallah etmesiyle sonuç alırız.

Macaristan yeni çağda Türkiye’nin rolünü en iyi bilen, bilincinde olan ülkelerden biri ve bunu mühim oranda hissettiriyor. Dünya barışına katkısı, yöresel meseleler ve enerji güvenliği meselesinde Türkiye’nin varlığının bilincinde oldukları görünüyor. Özellikle Ukrayna-Rusya krizinde de zat-ı alinizin arabulucu olması yönünde ciddi istekleri var, onlardan da bu yolla talepler geliyor. Size bu yönde bir beklentilerini iletiyorlar mı?

Macaristan Başbakanı Viktor Orban bu mevzularda oldukça çok titiz ve Avrupa Birliği üyesi bir ülke şeklinde de Türkiye’yi iyi tanıyor, bizleri iyi tanıyor. Bir de Türk cumhuriyetleriyle alakalı orada bir müşahit üye sıfatıyla da bizim ne pozisyonda olduğumuzu oldukça iyi biliyor. Şu anda Viktor Orban, önümüzdeki senenin ikinci yarısında Avrupa Birliğinde devre başkanlığını alacak ve temenni ederiz ki o süreçte oldukça daha değişik adımları atabiliriz. Macaristan, Türkiye’ye zamanı itibarıyla değişik bakışlarla yakın bir ülke ve bu yakınlığını da ortaya koyduğu tavırlarla kanıtlama ediyor. İlişkilerimiz oldukça iyi, ticaret hacmimizi 3,4 milyar dolardan 6’ya çıkarma gibi hedefimiz var. Bu olur mu? Olur. Bizim şu anda inşaat firmalarımızın Macaristan’da ciddi yatırımları var. Sürekli de bu gelişiyor. İnşallah bu büyüme daha da hoş günlere vesile olacaktır, ben buna inanıyorum.

Dönem başkanlığı döneminde Türkiye’yle alakalı müspet beklentiniz var mı?

Olumlu gelişmeler kuşkusuz ki olabilir. Fakat devre başkanı olmak neticeyi getirmiyor. Neticeyi getirebilmek için her şeyden ilkin üye ülkelerin vereceği yardımcı önemli.

“NİJER HALKININ YANINDA OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

Batı Afrika ülkeleri Nijer’e askeri müdahale sonucu aldılar. Önümüzdeki süreçte bölgenin daha da gerilmesi, tansiyonun daha da artması bekleniyor. Bu mevzuyla alakalı Türkiye’nin tavrı nedir? Önümüzdeki dönemde Ankara iyi mi adımlar atacak?

Şu an itibarıyla derhal hemen bir çözüme gidilemedi. Biz de şu anda Dışişleri Bakanlığımızla vesaire buradaki anahtar rolümüzü iyi mi oynarız bunun üstünde duruyoruz, duracağız ve inşallah Nijer’i de bir çözüme kavuşturmamız lazım,

Dost ve kardeş ülke Nijer’in de en yakın zamanda anayasal düzene, demokratik bir yönetime kavuşmasını umut ediyorum. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu’nun da Nijer’e askeri müdahale kararını doğru bulmuyorum. Bu kararın sonra Mali ve Burkina Faso da Nijer’e böylesi bir askeri müdahalenin kendilerine karşı savaş açmak olduğu uyarısında bulundu. Nijer’e yapılacak askeri müdahale, istikrarsızlığın Afrika’nın çoğu ülkesine dağınık hale gelmesi demek olur. En kısa zamanda Nijer’de sosyal barışın ve istikrarın tekrardan tesis edilmesini temenni ediyorum. İnanıyorum ki Nijer halkı demokrasiye haiz çıkarak, en yakın zamanda seçime gidecektir. Türkiye olarak, dost ve kardeş ülke Nijer halkının yanısıra yer almaya devam edeceğiz.

“DEVLET BEY İLE MÜZAKERE ETMEDEN ADIM ATMAM”

İsveç’te yaşanmış olan vakalar hala devam ediyor. Terörle faal bir savaşım sürdürmüyorlar. İsveç’in NATO üyeliğiyle alakalı süreç Meclis’e geldiğinde, Türkiye’nin tutumunda bir değişiklik olacak mı? Ve bu konu MHP ve Cumhur İttifakı partileriyle görüşme edildi mi?

İsveç’in NATO’ya katılım protokollerinin TBMM’ye gönderilmesi ve sürecin Meclis’ten süratli şekilde geçmesi İsveç’in verdiği laflara sadık kalmasıyla doğru orantılı. Bu işin kararını Parlamentomuz verecek. Bu konu Parlamentomuzda, komisyonlarda ne kadar görüşülür, buralardan ne kadar zamanda geçer onu bilemeyiz.

İsveç’in her şeyden ilkin Stockholm caddelerine haiz çıkması lazım. Eğer Stockholm caddelerine haiz çıkmazsa, bizim kutsalımıza, kutsallarımıza bu saldırılar devam ederse kusura bakmasınlar…

Tabii ki Cumhur İttifakı’nın kendine ait birtakım ilkeleri var. Bütün bu tarz şeyleri Devlet Bey ile ve öteki arkadaşlarımızla görüşme etmeden ben de adım atmam. Görüşmelerimizi yaparız, ondan sonra da gereği her neyse onu yaparız.