Cumhurbaşkanı Erdoğan’ dan “KKTC’ni tanıyın” çağrısı!

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan Barış ve Özgürlük Bayramı Töreni kapsamında KKTC’de konuştu.

“TÜRK MİLLETİ ZALİMLERE ASLA BOYUN EĞMEDİ”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, genç nesillerin tarih bilinci ve şuuruyla yetişmesi icap ettiğini dile getirerek, “Burada bir hususa bilhassa dikkatlerinizi çekmek istiyorum, geleceğe emin adımlarla yürüyebilmek için geçmişi oldukça iyi bilmek, genç nesillerimizi tarih bilinci ve şuuruyla yetiştirmek zorundayız. 1963-1974 devri Kıbrıs Türkleri için maalesef kan, gözyaşı ve cinayet demekti. Ada’da tek bir Türk bırakmamaya yeminli Enosis sevdalıları sulh ve huzuru dinamitledi. İnsanlık onurunu ve vicdanını ayaklar dibine alarak Kıbrıs Türklerine zulmetti. Kardeşlerimiz evlerinden, yurtlarından, ailelerinden, hayatlarından zorla koparıldı. Burada bu hoş topraklarda korkulu katliamlara şahitlik ettik. Gözünü kin ve nefret bürümüş hastalıklı bir zihniyetin neler yapabileceğini hem de oldukça acı bir halde bu topraklarda gördük. Her şey yapıldı, birçok zulüm işlendi fakat Türk milleti zalimlere katiyen boyun eğmedi. Kıbrıs Türkünün direniş azmini ve serbest yaşama isteğini kıramadılar. Türkiye’nin bütün riskleri göze alarak Kıbrıs Türk halkının yanısıra olacağını hesap edemediler. Türk ordusu 49 sene ilkin mücahit kardeşleriyle omuz omuza çarpışarak yazdığı destanla Kıbrıs Adası’na barış, istikrar, demokrasi ve huzur getirdi. Yok etmek istedikleri Kıbrıs Türkleri bugün KKTC çatısı altında kendi bayraklarının gölgesinde güvenle yaşıyor. Türkiye’nin de sarsılmaz desteği sayesinde Kıbrıs Türk halkı geleceğine daha bir umutla bakıyor” diye konuştu.

“SANCAĞI SAHİPLENEN KIBRISLI KARDEŞLERİMİ TEBRİK EDİYORUM”

Erdoğan, konuşmasının başlangıcında vatan için canının feda eden rahmet dileyerek, “Kıbrıs Barış Harekatı’nın 49’uncu sene dönümünde aranızda bulunmaktan büyük bir bahtiyarlık duyuyorum. Bugün bizi bir kez daha hasretle, muhabbetle kucaklayan Kıbrıs Türk halkına, Ada’da yaşayan vatandaşlarıma teşekkür ediyorum. Türkiye’deki 85 milyon kardeşinizin bütününün selam ve sevgilerini sizlere ulaştırmak istiyorum. Sözlerimin derhal başlangıcında bir kez daha bağımsızlık ve istikbalimiz uğrunda canını veren aziz şehitlerimizi burada rahmetle yad ediyorum. Rabbim hepsinin mekanını cennet, makamını âli, ruhlarını şad eylesin. Rabbim bize de şehitlerimizin uğruna hayatlarını feda ettikleri kutlu emanetlere haiz çıkmayı nasip eylesin diyorum. Kahraman gazilerimize Allah’tan sıhhatli ve verimli yaşam niyaz ediyor, her birine ayrı ayrı şükranlarımı sunuyorum. Yine bu vesileyle 1974 Kıbrıs Barış Harekatı’nın önünü açarak, Kıbrıs halkını bir soykırımdan kurtaran zamanın başbakanı Sayın Ecevit’i, Başbakan Yardımcısı Sayın Erbakan’ı, ömrünü Türk dünyasının donanmasına adamış Sayın Türkeş’i burada bir kez daha rahmetle ve minnetle anıyorum. Aynı şekilde şehitlerin hatırasına haiz çıkan, onların yere düşürmediği sancağı haiz çıkan Kıbrıslı kardeşlerimi kutlama ediyorum” şeklinde konuştu.

Erdoğan laflarına şu şekilde devam etti:

“ADİL VE YAŞAYABİLİR BİR ÇÖZÜM ARZU EDİYORUZ”

“Kardeşlerim, güvence anlaşmasından doğan hak ve yükümlülüklerimiz kapsamında kahraman Mehmetçiğimiz Ada’ya ayak basmış olduğu 20 Temmuz 1974 günü Kıbrıs Türkünün katiyen yalnız olmadığını ve Türk milletinin hiç bir vakit boyunduruk dibine alınamayacağını dünyaya bir kez daha göstermiştir. 20 Temmuz Kıbrıs Türk halkının sulh ve huzur özlemi doğrultusunda hakimiyet haklarının ve eşit statüsünün korunmasının sembolüdür. Ada’nın Güney’inde ise kendisini Kıbrıs’ın tek hakimi ve sahibi olarak gören gerçeklerden kopuk zihniyet hala varlığını sürdürüyor. Rumların yeni lideri Enosis, Eoka bayrakları altında poz veriyor. Eoka terör örgütünün silahsız, çocuk, yaşlı, hanım demeden katlederek toplu mezarlara gömdüğü masumların hüviyet tespitine dahi karşı çıkıyorlar. Gerçekleri yani yaptıkları mezalimi ve katliamı bu yolla bütün dünyadan gizlemeye çalışıyorlar. Ama ne yaparlarsa yapsınlar buna muvaffak olamayacaklar. Bu topraklarda işlenen katliamları ne unutacağız ne de unutturacağız. Dünyanın da unutmasına katiyen izin vermeyeceğiz. Tarih apaçık göstermektedir ki Rumların Kıbrıs Türküne tahammülü yoktur. Kıbrıs Türk tarafının yarım asrı aşkın bir müddet çözüm için birçok çabayı ortaya koyduğu müzakerelerden netice alınamamış olmasının sebebi de budur. Türkiye ve Kıbrıs Türkleri hiç bir vakit müzakereden, uzlaşıdan kaçmamıştır. Zulmü bildiğimiz halde intikam ardında koşmadık, kin gütmedik. Ada’nın iki unsurunun bir arada sulh içerisinde yaşamasının yollarını samimi şekilde aradık. Bütün çabamız Ada’ya 1974’te getirdiğimiz barışın kalıcı olmasını temin etmektir. Biz adil ve yaşayabilir bir çözüm istek ediyoruz. Ada’daki gerçekler apaçık ortadayken, Federal bir çözümün olası olmadığını artık her insanın anlaması gerekiyor. Cumhurbaşkanı Sayın Tatar’ın 2021 senesinde Cenevre’de ortada koyduğu gösterime vakit kaybetmeksizin mukamele verilmelidir. Kıbrıs Türklerinin egemen eşitliği ve eşit internasyonal statüsü tescil edilmedikçe yeni bir görüşme sürecine girilmesi mevzubahis değildir. Kıbrıs Cumhuriyeti ismini gasp eden Rum tarafının yapmış olduğu tek iş, kendi kabahatini gizleyerek, başta Avrupa Birliği olmak suretiyle üçüncü taraflara bizleri yakınma etmektir. Kıbrıs Türkünün eşit ve egemen ayrı bir halk bulunduğunu kabullenmedikleri gibi Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin anavatan Türkiye ile gönül ve dava donanması içerisinde olduğundan da rahatsız oluyorlar. 20 Temmuz 1974’te bu bağların ne kadar kuvvetli bulunduğunu gördüler.”

“KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ’Nİ BİR AN EVVEL TANIYIN”

Erdoğan, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu konuşmasında yapmış olduğu çağrıyı yeniden ederek, “Anavatan Türkiye, Kıbrıs Türkünün varlığının, güvenliğinin, esenliğinin ve refahının daima güvencesi olacaktır. Şartlar ne olursa olsun, Kıbrıs Türklerinin eşit egemenliğinin ve eşit internasyonal statüsünün teyit edilmesine yönelik gayretlerimizden geri durmayacağız. Çalışmalarımız, maruz bırakıldığınız hukuk dışı, gayri insani izolasyonun ve ambargonun kaldırılması hedefiyle kararlılıkla sürecektir. Türk Devletleri Teşkilatı, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne geçen sene Kasım ayında Semerkant’ta anayasal ismiyle kucak açtı. Bunu Türk Devletleri Parlamenter Asamblesi Gözlemci Üyeliği izledi. Bu adımların inşallah yenileri de gelecek. Adanın kadim ve asli unsuru Kıbrıs Türklerinin ilanihaye dünyadan koparılması, yok sayılması olası değildir. İşte bu nedenle, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kürsüsünden bütün dünyaya yaptığım zamanı çağrıyı tekrarlıyorum; Gelin, adadaki gerçeklere daha oldukça sırtınızı dönmeyin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni bir an evvel tanıyın. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin kendi ayakları üstünde durması, kuvvetli bir devlet haline gelmesi için bu zamana kadar verdiğimiz desteği her alanda artırarak devam ettireceğiz” dedi.

“İŞ BİRLİĞİMİZİN YENİ BİR NİŞANESİ OLMUŞTUR”

Cumhurbaşkanı Erdoğan, açılışı meydana getirilen yeni terminal ve pistin, KKTC’yi Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi haline getireceğini belirterek, “Bugün açılışını yaptığımız Ercan Havalimanı’nın yeni terminal binası ve pisti Kıbrıs Türk kardeşlerimizde iş birliğimizin yeni bir nişanesi olmuştur. Açılışımızı bugün gerçekleştirerek bayram sevincimizi ve gururumuzu artırdık. Bu güzide eserin hayata atlatılmasında emeği bulunan herkesi bir kez daha şahsım, milletim adına kutlama ediyorum. Yeni terminal Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin Doğu Akdeniz’de bir cazibe merkezi haline gelmesine katkıda bulunacaktır” diye konuştu.

Erdoğan, laflarını şu şekilde tamamladı:

“GAZİLERİMİZİ ŞÜKRANLA ANIYORUM”

“Sözlerimi tamamlarken bir kez daha Barış Harekatı’nda şehit olan Mehmetçik ve mücahitlerimizi rahmetle, gazilerimizi şükranla anıyorum. Kıbrıs Türklerinin hakimiyet ve hürriyet mücadelesinin müstesna adları merhum Doktor Fazıl Küçük ve merhum kurucu Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş’a Allah’tan rahmet diliyorum. 20 Temmuz Barış ve Özgürlük Bayramı’mız Kıbrıs Türk halkına ve bütün milletimize mübarek olsun derken, bilhassa de 11 vilayetimizdeki zelzele felaketinde ebediyete uğurladığımız Kuzey Kıbrıs’tan meleklerimize aynı şekilde Allah’tan rahmet diliyorum. Mekanları aden olsun.”