BM’den İngiltere’ye Yasa Dışı Göç Yasa Tasarısı tepkisi
Birleşmiş Milletler (BM), İngiliz parlamentosundan geçen tartışmalı Yasa Dışı Göç Yasa Tasarısı’nın ülkenin internasyonal insan hakları ve sığınmacı hukuku kapsamındaki yükümlülükleriyle çeliştiğini bildirdi.
BM Mülteciler Yüksek Komiserliği (BMMYK) ve BM İnsan Hakları Yüksek Komiserliği (OHCHR), İngiltere’de hükümetin Manş Denizi üstünden bot ya da teknelerle ülkeye giren gayri muntazam göçmenleri engellemeye yönelik 7 Mart’ta açıklamış olduğu Yasa Dışı Göç Yasa Tasarısı’nın parlamentodan geçmesine dair ortak yazılı izahat yaptı.
Kabul edilen tasarının zulüm görmedikleri ülkelerden gayri muntazam olarak gelen göçmenlerin İngiltere’ye iltica başvurusunu yasakladığı belirtilen açıklamada, mültecilerin koruma ya da insan haklarıyla alakalı öteki taleplerinin de bununla zorla izin verilmediği belirtildi.
Açıklamada, “Tasarı, zulüm riski altında olup olmadığına, insan hakları ihlallerine maruz kalıp kalmadığına, internasyonal insan hakları ve insancıl hukuk kapsamında öteki haklı iddialara haiz olup olmadığına bakılmaksızın, sığınmacı kapsadığı her insanın İngiltere’de korumaya erişimini reddediyor.” ifadeleri kullanıldı.
AĞIR SONUÇLAR OLABİLİR…
BM Mülteciler Yüksek Komiseri Flippo Grandi ve İnsan Hakları Yüksek Komiseri Volker Türk, tasarının ülkenin internasyonal insan hakları ve sığınmacı hukuku kapsamındaki yükümlülükleriyle çeliştiğini ve internasyonal korumaya gereksinim duyanlar için ağır neticeleri olacağını mevzusu ile alakalı uyarıda bulundu.
İngiltere’nin uzun yıllardan beri internasyonal yükümlülükleri doğrultusunda ihtiyacı olanları ülkesine kabul ettiğini kaydeden Grandi, “Bu yeni yasa tasarısı, birden fazla mülteciyi koruyan yasal çerçeveyi mühim seviyede aşındırıyor ve mültecileri internasyonal hukuku ihlal ederek ciddi tehlikelere maruz bırakıyor.” ifadesini kullandı.
AİLE VE ÖZEL HAYAT HAKKINA AYKIRI
Türk de bu koşullar altında sınır dışı işlemlerinin yapılmasının, geri gönderme ve toplu sınır dışı etme yasaklarına, yargılanma haklarına, “aile ve hususi yaşam hakkına” aykırı bulunduğunu belirtti.
Tasarının internasyonal perspektiften oldukça ciddi yasal endişeleri gündeme getirdiğini de kaydeden Türk, “Bunu emsal almak Avrupa ülkeleri dahil öteki ülkelere cazip gelebilir. Tasarı, internasyonal sığınmacı ve insan hakları koruma sisteminin tamamı üzerinde potansiyel olarak negatif bir tesir oluşturabilecek sığınmayla alakalı yükümlülüklerin ortadan kaldırılması için kaygı verici bir misal oluşturuyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Türk, İngiltere hükümetine bu tasarıyı tekrar gözden geçirmesinin yanı sıra sığınmacı ve sığınmacıların haklarına hürmet gösterilmesi ve onların korunması çağrısında bulundu.
İngiltere, yasa dışı göçü engellemeye çalışıyor
İngiliz hükümetinin, Manş Denizi üstünden bot ya da teknelerle ülkeye giren gayri muntazam göçmenleri engellemeye yönelik 7 Mart’ta açıklamış olduğu yasa tasarısı, göçmenlerin yakalandığı anda gözaltına alınmasını öngörüyor.
Tasarıya göre, gözaltına alınan gayri muntazam göçmenler, adli tahkîkat olmaksızın 28 gün içerisinde kendi ülkelerine ya da Ruanda gibi güvenilir düşünülen üçüncü ülkelere sınır dışı edilecek.
Düzensiz göçmenler, iltica taleplerini ve yasal hak arayışlarını ise sınır dışı edildikten sonrasında yapacak.
Parlamentoda bugün düşünülen mevzubahis yasa tasarısı, Kraliyet onayının sonrasında yasallaşacak.
Yasa tasarısı, birtakım milletvekilleri, avukatlar ve insan hakları örgütleri tarafınca “insanlık dışı” ve “zalimce” olmakla eleştiriliyordu.