Biz 5 kız kardeş babamın ilk işçileriydik: Peleti böyle kurduk
ÖZEL HABER: ANADOLUGAZETE.COM.TR
Ayşegül Taşkıran, Defne Pelet’in kuruluş hikâyesini ve bir girişimci kadın olarak çektiği zorlukları anadolugazete.com.tr’ye anlattı.
“Biz 5 kız kardeştik ve babamın ilk işçileriydik. Pelet’le daha okul sıralarında tanıştım. Okumayı, bir üniversiteden mezun olmayı elimde mezuniyet belgesi olmasını çok istiyordum fakat aileyle ilgili zorundalıklardan kaynaklı eğitim sıralarında olamadım. Babamın ilk işçisi olarak benim boş bir vaktim yoktu okuldan menfaat çıkmaz işyerimize masraf babama yardım ederdim. Şimdi bir dönerek baktığımda o zamanların beni bugün için hazırladığını görüyorum. Küçük bir işletme olduğu halde ben orada ürün nitelik yönetimini öğrendim, müşterilerle ilişki kurmayı, babam olmadığı zaman babamın koltuğuna geçerek yöneticilik ve liderlik yapmayı, pazarlamayı ve daha nice şeyi öğrendim. Bu devre hayatımın dönüm noktası oldu.”
ADALET MESLEK YÜKSEKOKULUNDAN MEZUN OLDU
“Adalet meslek yüksek mektebinden mezun oldum fakat mesleğimi yapmadım. Şu an düşünüyorum da yapamazmışım esasen beni tatmin etmezdi. O mezuniyet belgesi hayallerimi açacak anahtar değildi halbuki ben kendi ayakları üzerinde duran bir kadın olmak istiyordum. Çünkü ben bir kıymet üretmek ve o kıymeti tedvir etmek istiyordum. Bu süreçte çoğu güçlük yaşadım fakat iyi ki çoğu zorluğa karşın gemiyi limana getirdim.
Pelet fikrini çevremle ilk paylaştığımda 25 yaşlarında genç bir kızdım çoğu negatif cevapla ve alayla karşılaştım fakat tüm bunlara karşın bana inanan babam vasıtası ile bunu yaptım.
İş hayatında yaptığım ilk şey babamın yanına giderek ürettiğimiz defne yapraklarının ihracatını yapmaktı. Bu iyi mi olur diye eğitimler alıp hayalimin peşinden koştum. Araştırmalar yaparken atıkları değerlendirme ve geri dönüşüm gibi terimlerle karşılaştım. Bu işe yalnızca bir düşünce ve duyum olarak başladım babamın desteğini alarak fikrimizi harekete geçirmeye çalıştık. Bana göre Defne Pelet’in temelini babam attı mimarisini ise ben geliştirdim. Burada babamın da emeklerine teşekkür ederek ismini anmak istiyorum. Abdurrahman Taşkıran’a teşekkürler.”
PELET YAKITINDA YÜZDE 99 ORANINDA ENERJİ VERİMLİLİĞİ VAR
“Pelet yakıtı şu anda kullanılan tüm yakıtlar içerisinde karbon salınımı minimum olan bir biyokütle yakıtıdır. Her türlü ormansal atıkların toz talaş haline getirildikten sonrasında yüksek ısı ve tazyik altında tutuşturularak elde edilmiş bir katı yakıt çeşididir. 3cm, 6mm boyutlarında ufak silindirik parçalardır. Biz defne dallarıyla başladığımız için firmamızın ismini Defne Pelet olarak seçtik. Orman altı ürünleri, kereste fabrikası atıklarının toplanmasıyla yapılabildiği için orman yangınlarını önlüyor pelet. Üretim aşamasında kimyasal hiç bir ürün kullanmıyoruz. Şöyle bir misal verebiliriz: 4 kg’lık bir odun atığından 1 kilogramlık pelet yakıt çıkıyor. 1 kilogramlık yakıttan ise 100 gram gübre olarak kullanılabilecek kül çıkıyor. Pelet yakıtında yüzde 99 oranında bir enerji verimliliği var bu yüzden kül doğal gübre fonksiyonu de görüyor. Duman payı da düşük olduğundan sera tesirini de negatif etkilemiyor.
Sadece çıkan ürün değil üretim aşaması da çevreye duyarlı bir halde oluyor. Üretim aşamasında da yeşil üretim tekniklerini kullanarak çevreye daha azca zarar veriyoruz. Fabrikamız Hatay’ın Suriye sınırında. Biz fabrikamızda çam ve defne dallarıyla pelet yakıt üretiyoruz. İki emisyon bacamızla devamlı karbon ayak izimizi ölçebiliyoruz. Günlük 18 ile 20 ton arasında bir üretim kapasitemiz var. Türkiye’de pelet kullanması olabildiğince yaygınlaşıyor. Yaygınlaşmaya da devam edecek. Önceden evsel işlemler için kullanılıyorken şimdi daha değişik amaçlarda kullanılıyor.
Pelet konusu ile ilgili Türkiye bir dünya markası. Hırvatistan, Lübnan, Almanya, İtalya, Bulgaristan ve Finlandiya’ya satışlar yapıyoruz. Satmaya ve ülkemizi bu alanda Dünya’da temsil etmeye devam edeceğiz.”
DEPREM VE ÜRETİM
6 Şubat’ta gerçekleştirilen Kahramanmaraş merkezli depremde 50 bin üzerinde yurttaş yaşamını kaybetti. O depremde Hatay’da olan Ayşegül Taşkıran, yaşadıklarını şu laflarla anlatım etti:
“Deprem her anlamda bizler için yıkıcı oldu. En başta barınma problemi yaşıyorsunuz ve arayış içine giriyorsunuz. Bu hususta en büyük şükrüm ailemin ve fabrikamızda istihdam edilen insanların yanımda olmaları. Tüm ülkemiz için büyük bir felaket oldu fakat şimdi oturup üzülme tarihi değil bu krizden en sıhhatli şekilde çıkma zamanı. Çünkü kayıplarıma odaklanmıyorum kazançlarıma odaklanıyorum. Şimdi Hatay ve ülkemin insanları için ne yapabilirim diye düşünüyorum. Çok çalışmamız gerekiyor biz bilinciyle hepimiz için çalışmalıyız. Sıfırdan bir şehir kuruluyor bu iyileştirmek için büyük bir alan. Elbette etkilendik, kuşkusuz hayatlarımızda ve işlerimizde aksamalar oluyor fakat üretim konusu ile ilgili bir problem yaşamıyoruz. Yolların ve limanın içerisinde bulunmuş olduğu durumdan kaynaklı ulaşım konusu ile ilgili sıkıntı yaşıyoruz.”
“HER NE OLURSA OLSUN DENEMELİ VE ÇABALAMALIYIZ”
Ayşegül Taşkıran, kadın girişimci hanımlara önerilerini ise şu şekilde sıraladı: “Her ne olursa olsun denemeli ve çabalamalıyız. İlham olmaya, adımızla var olmaya çalışmalı, o gemiyi limana getirmeliyiz.”