Ankaralı Şehit Altınbaş’ın yürek burkan hikâyesi

Ankara Balâlı Şehit Fatih Uğur Altınbaş’ın anası Tülay Altınbaş, görevini bırakmasını istediği oğlunun kendisine, “Şerefli bir mesleğim var, şehit olmak benim amacım” yanıtını verdiğini söyledi.

Irak’ın kuzeyindeki Pençe-Kilit Operasyonu bölgesinde 9 Ağustos’ta teröristlerin açmış olduğu ateş kararı şehit olan 27 yaşındaki Piyade Teğmen Fatih Uğur Altınbaş’ın anası Tülay Altınbaş, Ankara Balâ’daki taziye evinde romantik anlamış olur yaşadı. Acı ile gururu aynı anda yaşamış olduğu söyleyen üzüntülü anne Altınbaş, oğlu hakkında şu şekilde konuştu:

“Çok büyük fakat haysiyet ve gurur verici bir acı. Bir annenin yaşamak istemediği, bir yandan da ‘iyi ki yaşadım, oğlum şehit oldu’ söylediğim bir durum. Ben dimdik yaktayım. Oğlum, narin birisiydi. Bir yandan da yüreğim yanıyor. Çok iyi bir çocuktu. Pırlanta gibiydi. İnce ruhluydu. En ufak bir tartışmamızda derhal gelip özür diler, ayağımın altını öperdi. Çok değişik bir çocuktu.”

“İSTİFA ET, GEL DEDİM AMA…”

Şehit Teğmen Altınbaş‘ın misal bir karaktere haiz bulunduğunu söyleyen anne Altınbaş, ”Kendisiyle son olarak şehit olmadan bigün ilkin görüştük. İstifa et gel dedim. Bana, ‘Olmaz anne, şerefli bir mesleğim var. Şehit olmak benim amacım. Hakkını helal et.’ dedi. Ortaokuldan sonrasında askeri lise sınavlarını kazanmıştı. O zamandan beri asker olmak istiyordu. O devre kilo sorunu olduğundan sıhhat sınavında elenmişti. Çok etkin bir öğrenciydi. Kaymakam olmak istedi, vazgeçip teğmenliği seçti. Kendinden oldukça beni düşünürdü. ‘Anneme ev alayım’ diye hayal kurardı.” diye konuştu.

“BABASINI ÇOK SEVERDİ”

Oğlunun, vefat eden polis babası ile oldukça iyi anlaştığını da dile getiren anne Altınbaş, şunları kaydetti: “Babasını oldukça severdi. Arkadaş gibilerdi. Okul bahçesinde top oynarlardı. Babası, oğlunu kütüphaneye götürürdü, ramazan ayında camiye götürürdü. Baba oğul ilişkileri oldukça güzeldi. Çocuklarım da babaları gibi saygılı ve sevgililer.”

ANNESİ ÜZÜLMESİN DİYE GÖREV YERİNİ SÖYLEMEMİŞ

Oğlunun vazife yapmış olduğu yeri acı haberini almadan bigün ilkin öğrendiğini söyleyen Altınbaş, “Kurban bayramından sonrasında vazife yerine gitmişti. Gittiği yeri bana söylemek istemedi, hususi bir vazife olduğu için. Halaları ile görüşüyormuş. ‘Annem gittiğim yeri bilmesin, üzülmesin.’ diyormuş. Ben son gün öğrendim iyi mi bir çatışma içerisinde ve nerede olduğunu.” diye konuştu.