Adalet Bakanı Tunç’un özel kalemine FETO soruşturması!
Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hususi kalem müdürü olarak görevlendirdiği Silvan Cumhuriyet Başsavcısı Seçkin Yılmaz ile ilgili FETO soruşturması yürütülmüş olduğu aktarıldı. Seçkin Yılmaz ile ilgili Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) müfettişi tarafınca FETÖ soruşturması yürütülmüş olduğu ortaya çıktı.
Haziran ayında Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’un hususi kalem müdürü olarak atadığı Silvan Cumhuriyet Başsavcısı Seçkin Yılmaz ile ilgili Hâkimler ve Savcılar Kurulu (HSK) müfettişi tarafınca FETÖ soruşturması yürütülmüş olduğu ortaya çıktı.
Cumhuriyet’ten Sefa Uyar’ın haberine göre, HSK 1. Dairesi, 26 Nisan 2022’de, Yılmaz’ın da içinde olduğu, bir bölümü görevden ihraç edilen fakat daha sonrasında geri dönen 146 hâkim ve savcı ile ilgili “FETÖ ile irtibatlı ve iltisaklı oldukları” gerekçesiyle araştırma izni verilmesini kararlaştırdı.
“FETÖ İLE İRTİBAT VE İLTİSAK” İDDİASI
“FETÖ ile bağlantı ve iltisak” iddiasının yanı sıra kararda, ÖSYM tarafınca 25 Aralık 2011’de meydana getirilen ve FETÖ mensuplarınca ele geçirilerek kendi yandaşlarına verildiği belirtilen Adalet Bakanlığı adli hüküm hâkim ve savcı adaylığı müsabaka sınavına da işaret edildi. Kararda bulunan isimlerin, “sınav sorularının sınavdan ilkin kendilerine verilmesi üzere hileli şekilde etkin olduğu öne sürüldü.
Eski Adalet Bakanı Bozdağ, kendisine sunulan “inceleme izni verilmesi” teklifine HSK başkanı olarak 27 Mayıs 2022’de “olur” verdi. Söz mevzusu incelemenin halen sürdüğü, buna rağmen Yılmaz’ın Bakan Tunç’un hususi kalem müdürü olarak atandığı öğrenildi.
FETÖ İLE MÜCADELE ‘CİDDİYETSİZ’
Yargı kaynakları, “özel kalemin, bakanın tüm görüşmelerini ve randevularını düzenleyen, gizlilik derecesi bulunan yazışmalarını yapan, hususi işlerini gerçekleştiren şahıs olduğunu, bakanın ‘eli, kolu ve sesi’ anlamına geldiğini, bu nedenden dolayı bürokraside hususi kalemden gelen her talebin, rica ve buyruk olarak bakandan gelerek kabul edildiğini” vurguladı.
Yargı kaynakları, Yılmaz hakkındaki soruşturmaya işaret ederek, “Böyle bir kimsenin hususi kalem müdürü olarak atanması, temsil etmiş olduğu bakan adına ile ilgili tahkîkat yapan HSK’ye istek iletebilmesi, FETÖ mücadelesinin ne kadar ciddiyetsiz yürütüldüğünün, cumhurbaşkanın FETÖ ile savaşım mevzusu ile ilgili söylemlerinin kamuda bir karşılığının kalmadığının delilidir” değerlendirmesi yapıyor.