94 yaşında ameliyat oldu, görme seviyesi arttı

Teknik direktör Samet Aybaba’nın anası Pakize Aybaba, yaşı ve bağışıklık sisteminin tetiklemesi kararı oküler skatrisyel pemfigoid hastalığına yakalandı. Sol gözü asla görmeyen sağ gözü ile de ancak ışığı ayrım edebilen Aybaba, daha ilkin katarakt ve retina ameliyatları geçirmiş bunun yanı sıra sağ gözüne suni kornea ameliyatı yapılmıştı.

Geçirdiği ameliyatlarla ancak 1 aylık bir açılma sonrası gözü yeniden kapanan Aybaba, 4 yıldır asla bir şeyi göremedi. Yaşamının son yıllarında aile fertlerini görmek istediğini belirten Pakize Aybaba, son çare olarak Etiler Dünya Göz Hastanesi’nden Göz rahatsızlıkları Uzmanı Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu’na ulaştı. Bu hastalarda nakil ameliyatlarının başarı şansının olmadığını söyleyen Prof. Dr. Kubaloğlu, hususi izin alarak gerçekleştirdiği keratoprotez ameliyatı ile Aybaba’nın etrafındaki nesneleri ayırt edebilecek kadar bir görüşe kavuşmasını sağladı. Yaklaşık 1 ay ilkin ameliyat olan Aybaba, yaşa bağlı sarı nokta hastalığından kaynaklı yüzde 5’lik bir görme oranına ulaştı.

“KERATOPROTEZ BİZİM İÇİN SON SEÇENEKTİR”

Keratoprotezin malum kornea nakil ameliyatlarının başarısız olduğu durumlarda meydana getirilen suni kornea nakil operasyonu bulunduğunu ve hastanın görmesi için son şansı bulunduğunu belirten Prof. Dr. Anıl Kubaloğlu, “Bu hastamız kornea nakil ameliyatının başarı şansı asla olmayan ve daha ilkin buna benzer bir protez uygulaması geçiren bir hastamız. Böyle hastalıklarda doku kabul edilmediği için hasta kornea naklinden asla yarar görmez. Hasta asla göremediğinde ve bilhassa tek göz ile görme şansı olduğu durumlarda keratoprotez bizim açımızdan son seçenektir” dedi.

“ÖZEL BİR İZİN ALDIK”

Pakize Aybaba’nın hususi bir hastalığı bulunduğunu aktaran Prof. Dr. Kubaloğlu, “Hastamızda oküler skatrisyel pemfigoid dediğimiz gözün ön yanındaki kapakların göze yapıştığı, göz yüzeyinin beyaz bir örtüyle kaplandığı bir vaziyet var. Yani bu immünolojik, bağışıklık sisteminin tetiklediği bir hastalık. Bu hastalarda nakil ameliyatlarının başarı şansı asla yok. Bu nedenle körlük kaçınılmaz olarak bir sonuç haline geliyor. Bu hastamız daha ilkin katarakt ve retina ameliyatları geçirmiş. Yapay bir kornea yapılmış. Bu suni korneadan sonrasında etkin sonuç alamadığımız vakit son çare olarak Boston keratoprotezi dediğimiz keratoprotezin son olarak şeklini Tip 2 modelini kullanıyoruz. Burada öteki Tip 1 modelinden değişik olarak Tip 2 modeli kornea dokusunun içine yerleşiyor ve hastaya kornea nakli gibi yapılıyor. Kornea nakli yaptıktan sonrasında bu protezi kapak aralığına sabitliyoruz ve kapak aralığını da kapatıyoruz. Böylelikle gözün tarafı kapak aralığı oluyor. Bildiğim kadarıyla bu protez Türkiye’de ilk defa yapılıyor, Sağlık Bakanlığından ve Bilim Kurulu’ndan hususi bir izin aldık. Sağlık Bakanlığı incelemenin sonrasında onay verdi ve Harvard Üniversitesinden göze takılan protezin siparişini verdik. Çünkü bu protezin kullanım izni Avrupa’da hemen hemen gerçekleşmedi. ABD ve Hindistan gibi ülkeler de var. Türkiye’de de bu izin hasta özelinde alındı” ifadelerini kullandı.

“YAŞAMIN SON GÜNLERİNDE ÇOCUKLARINI VE TORUNLARINI GÖRMEK İSTİYORDU”

Hastanın yaşı itibarıyla lokal anestezi altında ameliyatın gerçekleştiğini belirten Prof. Dr. Kubaloğlu, süreci şu şekilde anlattı:

“Ameliyat sürecinde ilk ilkin hastanın göz aralığı yeniden oluşturulup kapakları serbestleştirdikten sonrasında bu protezi yerleştirdik. Yerleştirdiğimizde hastanın daha ilkin geçirdiği ameliyatlardan kaynaklı gözünde silikon ve göz içi kanaması olduğu görüldü. Kanama olduğu görülünce retina doktorları devreye girip hastaya vitrektomi dediğimiz bir ameliyatla göz içi kanamalar temizlendi. Ameliyat bitiminde yeniden göze dokunmayacağımız için, glokom (tansiyon) öyküsü de olduğu için, tansiyonu denetim etsin diye suni bir aygıt yerleştirdik sonrasında ameliyatımızı bu yolla sonlandırmış olduk. Özellikle istediği şey hayatın son günlerinde aile fertlerini, çocuklarını ve torunlarını görmekti. İnşallah yaşamının geri kalanını böyle devam ettirir diye umuyorum.”

“ESKİDEN HİÇBİR ŞEY GÖREMEDİĞİNİ İFADE EDİYORDU”

Hastanın operasyondan ilkin ancak fer ayrım ettiğini söyleyen Prof. Dr. Kubaloğu, “Yani bu durumda yüzde 100 görebilen bir hasta olsa yüzde 100 potansiyelini kullanılabilecek bir durumda. Ama hastamızda yaşı itibarıyla hastalığının izin verdiği kadar yüzde 10-20 civarında bir görmesi var. Hastamız şu anda evini görebiliyor yiyecek yerken eskiden asla bir şey göremediğini, yemeğini zor yediğini anlatım ediyordu. Şimdi ise tabağını görebildiğini, torunlarını, evin perdesini ve evin detaylarını görebildiğini söyledi. Bazen eline bakıp tırnaklarının özelliğinden bahsediyor. Bu onun için oldukça anlam anlatım ediyor” diye konuştu.

AYBABA: FEVKALADE BİR DOKTOR

94 yaşındaki Pakize Aybaba ise “Daha önceki ameliyatlarımda ilk defa bir açılma oldu fakat 1 ay sonrasında kapandı. 3-4 yıldır asla görmüyorum. Şimdi oldukça hoş görüyorum. Sabahları hele pırıl pırıl, oldukça güzel. Köpekler var onların yürüyüşünü bile görüyorum. Doktoruma oldukça teşekkür ediyorum. Hiç eğer olmazsa görüyorum artık oldukça şükür. İleride daha da iyi olacak. Artık kitap okuyabileceğim, her şeyi yapabileceğim. Hayatım daha muntazam olacak” dedi.