Uzmanından depremzedelere ‘psikolojik destek’ önerisi

Afet süreci hem yetişkinlerde hem de çocuklarda ruhsal sorunlara yol açıyor.
İstanbul Topkapı Üniversitesi Psikoloji Bölümünden Dr. Öğr. Üyesi Mehmet Fatih Varlı, yetişkinlerin ve evlatların ruhsal yansımaları en aza indirmesi için mühim tavsiyelerde bulundu.
“NEFES EGZERSİZİ İLE RAHATLAYABİLİRİZ”
Afetin etkilerini yetişkinler ve çocuklar için tek tek ele katılması icap ettiğini vurgulayan Varlı, “Çevremizde şu anda bir uzman olmasa bile birileriyle konuşmak bizler için olabildiğince mühim bir durum. Bu nedenle afet bölgelerimizde yer almayan vatandaşlarımızın, bu bölgelerde bulunan yakınları ile konuşmaları büyük ehemmiyet taşıyor. Afet bölgesindeki insanların yaşadıkları duyguları anlatım etmesi rehavet sürecine katkı sağlayacaktır” dedi. Bunlara ayrıca bireyin kendi başına yapabileceği egzersizler de bulunduğunu anlatım eden Dr. Mehmet Fatih Varlı; “Travma sonrası gerilim bozukluğu yaşanabilir. Buna karşın birtakım gerilim azaltma şekilleri bulunuyor. Bunlardan birincisi soluk alma teknikleri. Eğer soluk alma sayınızı bir dakika içinde 5-6’ya düşürebilirseniz kaygıyı azaltmış olursunuz. Bilimsel araştırmalarla desteklenen bu yöntemde nefesimizi verirken daha yavaş vermemiz, soluk alışverişimizi yavaşlatmamızı kolaylaştıracaktır. Çünkü kaygılı insanların soluk alışverişi olabildiğince hızlıdır. Hızlı soluk alışverişi de beyne oksijen gitmesine mani olur” diye konuştu.
“ANIN FARKINDALIĞI İLE KAYGILAR AZALIYOR”
“İkinci yöntemimiz ise gevşeme tekniğidir” diyen Mehmet Fatih Varlı, “Herkes bu tekniği rahatlıkla deneyebilir. Vücudumuzu parmaklardan başımıza kadar birtakım yerlere ayırarak, bu yerleri ilkin kasıp sonrasında gevşetebiliriz. Örneğin ilkin ayak parmaklarımızı kasıp 20-30 saniye bekledikten sonrasında gevşetiyoruz. Sırasıyla baldır, kalça, göğüs, omuz ve yüz bölgesine bunu uygulayabiliriz” değerlendirmesinde bulundu.
“ÇOCUKLARIN DUYGULARINI OYUNLA ÖĞRENEBİLİRİZ”
Süreçten birden fazla çocuğun etkilendiğini vurgulayan Varlı, “Çocuklarda konferans yetişkinlerdeki gibi basit değil. Bu nedenle çocuklara oyun sahası sağladığımızda endişe ve kızgınlıklarını oyun üstünden bize gösterebilmektedir. Örneğin çocuklarımızla bir duygu çorbası hazırlayabiliriz. Duygularımızı bir kağıda yazdıktan sonrasında çocuğun buradaki duyguları seçmesini isteyebiliriz. Böylece çocuk duygularını ve travmasını dile getirebilir” ifadelerini kullandı.