Stellantis’ten “e-Yakıt” atağı

Stellantis, yollardaki içten yanmalı (ICE) araçları karbondan arındırma sürecini desteklemek için 28 motor ailesinde e-Yakıt testini tamamlıyor.

Stellantis açıklamasına göre, dünyanın önde gelen otomotiv gruplarından Stellantis, 2030 yılına kadar Avrupa’da tamamiyle batarya elektrikli binek araba satışları taahhüt ederken, bunun yanı sıra karbon emisyonunu azaltmak suretiyle 2014 yılından bu yana Avrupa’da satışa sunulan Euro 6 modellerinde e-Yakıt’ın kullanılabilirliğini kontrol ediyor.

Bu kapsamda 28 motor ailesi, karbondioksit (CO2) emisyonlarında yüzde 90’a varan azalma sağlayabilen e-Yakıt uyumluluğu için kontrol ediliyor. Çözümün, 2025 yılından 2050 yılına kadar Avrupa’da 400 milyon tona kadar CO2 azaltma potansiyeline sahip, 28 milyona varan Stellantis aracına uygulanabilir olması bekleniyor.

Stellantis, Dare Forward 2030 stratejik planında belirttiği gibi, 2038 yılına kadar karbon net sıfıra ulaşma gibi iddialı bir hedefe haiz olmasıyla da öne çıkıyor. Stellantis, bunun yanı sıra 10 senenin sonuna kadar bölgede yalnızca BEV binek araçlar satma taahhüdünü sürdürecek.

Karbon emisyonlarını azaltmak ve iklim değişikliği ile savaşım etmek için mevcut çözümlerin bir parçası olan e-Yakıt’ın, su ile CO2’den ve yenilenebilir enerjiden üretilen ve sonradan değiştirilebilen bileşik bir yakıt olduğu biliniyor.

e-Yakıt ile mevcut ICE araçlara haiz müşteriler; araçlarını değiştirmeden, motor yakıt sisteminde değişim yapmadan ya da yeni bir altyapı beklemeden, araçlarını karbondan arındırmak için basit ve makul maliyetli bir seçeneğe kavuşacak.

“Akıllı alternatifler de bulmalıyız”

Açıklamada görüşlerine yer verien Stellantis Üst Yöneticisi (CEO) Carlos Tavares, şunları kaydetti:

“Kapsamlı karbondan arınma yaklaşımımıza tamamlayıcı bir çözüm olarak karbon nötr yakıtı kontrol ederek küresel ısınmaya karşı mücadelemizi hızlandırıyoruz. Agresif elektrikliye geçiş stratejimizi tatbik konusu ile alakalı kararlılığımızı sürdürürken, bunun yanı sıra mevcut 1,3 milyar içten yanmalı motorlu otomobilin CO2 emisyonlarını ele alacak akıllı alternatifler de bulmalıyız. Stellantis motorlarımızın e-Yakıt dostu olmasından emin olmak için çalışarak müşterilerimize küresel ısınmaya karşı mücadelede ve neredeyse anında tesiri olabilecek diğer bir çözüm sunmayı hedefliyoruz. Bu bunun yanı sıra 2038 yılına kadar karbon nötr olma taahhüdümüzle ahenkli bir eylem.”

Avrupa’da 400 milyon tona kadar CO2 emisyonunu azaltma potansiyeli

Verilen bilgiye göre, Stellantis, 2014 yılından 2029 yılına kadar üretilen hem benzinli hem de dizel motorlar için 28 motor ailesini kontrol ediyor ve onaylıyor. Kapsamlı doğruluğunu sağlama protokolü; egzoz emisyonları, çalışma, motor gücü, güvenilirlik, dayanıklılık, yağ eksiltmesi, yakıt deposu, yakıt hatları ve filtreler hakkında testleri içeriyor.

Stellantis filosundaki 28 milyon kadar araçta e-Yakıt kullanımı; 2025 yılından 2050 yılına kadar Avrupa’da 400 milyon tona kadar CO2 emisyonunu azaltma potansiyeline sahip. e-Yakıt üretimi, mevcut fosil yakıt çıkarma konumlarına göre değil, rüzgar ve güneşten yararlanmaya odaklı enerji kaynak haritasını tekrar değerlendirmek ve kurmak için de bir fırsat anlamına geliyor.

Stellantis, müşteri taleplerini karşılayan batarya elektrikli araçlar sağlamak için elektrikliye geçiş ve yazılıma 2025 yılına kadar 30 milyar avrodan fazla yatırım yapacak. Şirket ayrıca, cemiyet için temiz, güvenilir ve makul maliyetli ulaşım çözümleri sunma taahhüdünü yerine getirmek suretiyle CO2 emisyonunu azaltma çabalarını sürdürmek için tamamlayıcı çözümler üstünde çalışıyor.

Şirketin uzun vadeli stratejik planı Dare Forward 2030, 2021 yılına kıyasla 2030 yılına kadar CO2’yi yarıya indirmek ve 2038 yılına kadar net sıfır karbon hedefine ulaşmak için kapsamlı emisyon kesintilerine dayanıyor.

Dare Forward 2030 stratejik planı; Avrupa’daki binek araba satışlarının bütününün ve ABD’deki binek araba ve hafifçe ticari vasıta satışlarının yarısının 10 senenin sonunda BEV’ler olması; 2021’e kıyasla 2030’a kadar net gelirleri ikiye katlama ve 10 sene süresince çift haneli düzeltilmiş etkinlik geliri marjlarını sürdürme; 2030 yılına kadar her pazarda ürün ve hizmetlerde müşteri memnuniyetinde ilk başta yer alma gibi hedefleri içeriyor.