A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası: Son 3-4 seneye baktığımız zaman umut doluyum
“Özellikle saldırı anlamında kolaylıkla sahaya sürebileceğimiz bir öbek kurası çektik”
“Büyük kulüplerin büyük yatırımları bu işi oldukça daha büyütecek”
“Şampiyonlar Ligi’ne giden takımımızın çeyrek final görebileceğine inanıyorum””Kadın Milli Takımımızın yarısı futbol köyleri projemizden çıktı””Uluslar Ligi’nin en hoş özelliği C Ligi’nde de olsanız kupaya giden yolda var olabiliyorsunuz””Kadın futbol sektöründe maddi anlamda hasılatlar azca olduğundan mecburen ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyorlar””Hollanda’da 4 yaşlarında futbola başlayan oyuncumuz var, bizde bu yaş 11, 12″”Önceden gurbetçi oyuncularımızın gelmesi için ailelere yalvarırdık””Aileler, kız çocuklarına güvensin”
Olgucan KALKAN – Kaan ÜLKER / İSTANBUL, – A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası, “Son 3-4 seneye baktığımız vakit ümit doluyum. Önceden hep hayal ettiğimiz şeylerin şu an gerçekleşiyor bulunduğunu görmek keyifli. Kızların gelişimlerini takip etmek, büyük kulüplerin işin içerisine girdiğini görmek, bunların hepsi birer hayaldi” dedi.A Milli Kadın Futbol Takımı Teknik Direktörü Necla Güngör Kıragası; ilk kez düzenlenecek Kadınlar Uluslar Ligi, Türkiye’de kadın futbolunun gelişimi, altyapılar için düzenlenen projeler ve çoğu mevzu ile ilgili Demirören Haber Ajansı’na hususi açıklamalarda bulundu. A Milli Kadın Futbol Takımı’nın ilk kez düzenlenecek Kadınlar Uluslar Ligi’ne C Ligi’nden ve 1’inci torbadan katılmış olduğu belirten Necla Güngör Kıragası, “Öncelikle rakiplerimize değinmek isterim. Biz C Ligi’nde 1’inci torbadan seri başı olarak katıldık. Kadın futboluna meydana getirilen yatırım, kadın futbol takımlarının aldığı müspet sonuçlar ve karşılığında gelen sıralamada yükselmemiz ile birlikte seri başını yakaladık. Altımızda da Litvanya, Lüksemburg ve Gürcistan oldu. Grup 2’den de mücadeleye başlayacağız. Bizim için eğlenceli bir kura oldu. İlk defa kendimizden alt ve kendimizi zorlayacak kendi oyun planlarımızı, bilhassa saldırı anlamında kolaylıkla sahaya sürebileceğimiz bir öbek kurası çektik. O yüzden mutluyuz. Hemen planlarına başladık. Keyifli bir süreç bizi bekliyor” şeklinde konuştu.”SON 3-4 SENEYE BAKTIĞIMIZ ZAMAN UMUT DOLUYUM”Son 10 senelik dönemde, “Acaba olur mu?” dedikleri çoğu şeyin şimdi yaşanmaya başladığını dile getiren A Milli Takım Teknik Direktörü, “Son 3-4 seneye baktığımız vakit ümit doluyum. Önceden hep hayal ettiğimiz şeylerin şu an gerçekleşiyor bulunduğunu görmek keyifli. Kızların gelişimlerini takip etmek, büyük kulüplerin işin içerisine girdiğini görmek bunların hepsi birer hayaldi. 10 seneye baktığınız vakit “Acaba olur mu?” dediğimiz her şeyi şimdi yaşamaya başladık. O yüzden bunun da aslında keyfini sürüyor, geleceğe de oldukça daha umutla bakmaya devam ediyorum” diye konuştu.”BÜYÜK KULÜPLERİN, BÜYÜK YATIRIMLARI BU İŞİ ÇOK DAHA BÜYÜTECEK”Büyük takımların kadın futbol şubeleri açmasıyla, Türkiye’deki kadın futbolunun daha da gelişeceğini belirten Necla Güngör Kıragası, “Her vakit söylüyorum. Büyük kulüplerin büyük taraftarı, büyük kulüplerin büyük yatırımları bu işi oldukça daha büyütecek. Bizim için oldukça kıymetli. Nihat Özdemir başkanımızın başlattığı pandemi sürecindeki ‘Bubble’ sistemde oynattığımız, 4 kanalın aynı anda canlı verdiği ve zamanı bir canlı gösterim olduğu süreçle başlayan, daha sonrasında da Mehmet Büyükekşi’nin büyük desteği sayesinde büyüyen ve daha da büyüyeceğine inandığımız bir süreç. Çok mutluyuz zira Fenerbahçe, Beşiktaş, Galatasaray, Karagümrük, Trabzon spor bunlar oldukça büyük camialar. Kendi tarihlerine baktığınız vakit adam futbolunda oldukça büyük üstünlükler elde etmiş, Avrupa’da bizleri oldukça iyi temsil etmiş, oldukça iyi futbolcular da yetiştirmiş kulüpler bunlar. O kulüplerin kadın futbolu çatısı altında bulunduğunu görmek, kadın futbolcularımızın o büyük takımların formalarını giydiklerini görmek doğal ki oldukça sevinçli eden ve geleceğe de ciddi bir yatırım olarak algıladığımız bir süreç” ifadelerini kullandı. “ŞAMPİYONLAR LİGİ’NE GİDEN TAKIMIMIZIN ÇEYREK FİNAL GÖREBİLECEĞİNE İNANIYORUM”Avrupa’daki kadın futboluyla aradaki makasın aleni bulunduğunu fakat son yıllarda kapanmaya başladığına dikkat çeken Necla Güngör Kıragası, “Makas açıktı evet. Ama şu anda kapandığını da düşünüyorum. Konak Belediye spor‘un Avrupa’da son 16’ya kalması aslında oldukça mühim bir başarı hikayesi. Çünkü o dönemde kadın futboluna ciddi bir yatırım yok. Konak Belediyesi’nin kendi çabalarıyla sarf ettiği Türkiye’nin en iyi oyuncularını bir arada toplayıp, onlarla kurmuş olduğu takım ile birlikte hazırlık maçları yapmış olduğu ve yatırımı ortaya koyduğu, sürdürülebilir bir planlamanın sonucuydu son 16’ya kalmak. O yüzden bizim oldukça gururla anlattığımız bir süreçtir aslında. O kendine özgü bir hikaye. Ancak dönerek şimdi baktığımız vakit bu yıl Şampiyonlar Ligi’ne giden takımımızın kesinlikle 1-2 tur atlayacağını, son 16 turu değil ümit ederim son 8’leri görebileceğine inanıyorum. Yatırım yapmış olduğunuz her kulvarda aktarım de tesirini çokça gösteriyor. Yapılan yatırımdan sonrasında kızların morali, motivasyonu ve sahiplenişi de bambaşka oluyor. O yüzden ben bu yıl için oldukça umutluyum. Şampiyonlar Ligi’ne, Avrupa Ligi’ne gitmek bir süreç ve sürdürülebilir bir proje. Bunun için oldukça iyi takım kurmanız lazım. Kurduğunuz takım sürem sonunda dağıtmadan o kızlarla birlikte yeniden aynı takvim içerisinde devam ettirmeniz gerekiyor. Bunlar hem profesyonelce düşünülecek ve planlanacak unsurlar. Aynı zamanda da deneyim. Bu seneye gelecek olursak harbiden kim şampiyon olursa olsun oldukça iyi kadroları var şu anda görünen. O kadroları da ellerinde tutabilirlerse ve iyi bir planlama yapabilirlerse eğlenceli bir süreci görebileceğimize inanıyorum” dedi.”KADIN MİLLİ TAKIMIMIZIN YARISI FUTBOL KÖYLERİ PROJEMİZDEN ÇIKTI”Kadın futbolu için çoğu proje gerçekleştirdiklerini belirten Necla Güngör Kıragası, “Futbol köyü projesi bizim 2009 yılı başlayan, uzun süredir de devam ettirdiğimiz bir proje. Şu anda Kadın Milli Takımımızın yarısının futbol köylerinden çıktığını söylesem. Şu an A Takım’da 24 oyuncumuz var ise 12’si futbol köylerinden geldi. Çok mühim bir altyapı projesiydi. Şu anda devam etmiyoruz. Onun yerine diğer projeler yapıyoruz. UEFA ile iş donanması altında ‘UEFA Playmakers’ projemiz var. 5-8 yaş gruplarındaki kız çocuklarını futbolla tanıştırıyoruz. Futbolla tanıştırırken de çizgi film karakterlerinden esinlenerek, onlara misal göstererek yapıyoruz. Amacımız da hiç bir kız evladımız futbolla tanışmadan değişik bir spor branşına geçmesin. Bizim en büyük hedefimiz bu. Çok iyi futbolcu olmak zorunda değil ya da oldukça iyi bir halde ulusal takıma gelmek zorunda değil. Ama futbol topuyla tanışması, o futbol topuna her vurduğunda kendi içerisindeki gücü hissetmesini istiyoruz. O yüzden bizim açımızdan oldukça kıymetli. Onun dışında yaptığımız projelere gelecek olursak 5-8 yaş grubundan sonraki yaş grubu için, 12-14 yaş aralığındaki bütün kız çocuklarımız için illerde bütün yöntem heyetteki dostlarım geziyorlar. Buralarda seçme kampları düzenliyoruz. Seçme kampları her insana aleni şekilde yapılıyor. Sadece bir kulübe bağlı lisanslı oyuncular da değil. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile ortak yürüttüğümüz bir çabalama var. Futbola kabiliyeti bulunduğunu düşünen ya da belirleme edilmiş kız çocuklarımızı da sahamıza çağrı ediyoruz. Oradaki en büyük amacımız da yalnızca kabiliyetli olup Milli ekibi hedeflemeleri değil, futbolun içerisinde kalmaları en büyük hedeflerimizden bir tanesi. Tabii ki seçme kampında da oldukça kabiliyetli oyuncular buluyoruz. O da bizim açımızdan oldukça büyük bir kar olarak yanımıza kalıyor. Onun dışında da afaki anlatmak isterim. Geçen yıl ve ondan önceki yıl yaptığımız bölge seçmelerinde toplam bin futbolcuya ulaşmıştık. Bu yıl ise 4 katına ulaştık ve daha yapamadığımız, depremden kaynaklı ertelemek halinde kaldığımız bölgelerin dışında söylüyorum. 4 katı sayıya ulaşıyoruz. Bu da bizlere şunu gösteriyor; demografik anlamda baktığımız vakit bulunan mevcut nüfus orantısıyla birlikte kız evlatların futbola oldukça ciddi bir ilgisi var. Kız evlatlarının futbola ilgisi var ise anne ve babasının desteği ile birlikte aslında bu iş büyüyor. Sektörün de bu yolla büyüyeceğini düşünüyoruz” diye konuştu.”ULUSLAR LİGİ’NİN EN GÜZEL ÖZELLİĞİ C LİGİ’NDE DE OLSANIZ KUPAYA GİDEN YOLDA VAR OLABİLİYORSUNUZ”Uluslar Ligi’nden oldukça ümit olduklarını laflarına ekleyen Kıragası, şu ifadeleri kullandı: “Uluslar Ligi’nden biz oldukça umutluyuz. Ekip olarak, oyuncular olarak kura çekiminden sonrasında baya bir söyleşi etme şansı bulduk. Şimdi onun hazırlığını yapıyoruz. Çok umutluyuz ve Uluslar Ligi’nin en hoş özelliği C Ligi’nde de olsanız kupaya giden yolda var olabiliyorsunuz. Şimdi biz hedeflerimizi kısa kısa adımlarla belirlemeye çalışıyoruz. Bizim önceliğimiz C Ligi’nden, B Ligi’ne çıkmak. B Ligi’nde iyi bir performans sergilemek ve ondan sonrasında da kupaya giden yolda en hızlıca son 8’in içerisinde olmak bir yöntem direktör olarak en büyük hayallerimden bir tanesi. Bunu da bu oyuncu ekibiyle ümit ederim gerçekleştirebiliriz.””KADIN FUTBOL SEKTÖRÜNDE MADDİ ANLAMDA KAZANÇLAR AZ OLDUĞU İÇİN MECBUREN İKİNCİ BİR İŞ YAPMAK ZORUNDA KALIYORLAR”Özellikle alt liglerde vazife yapan kadın futbolcuların, futbolun yanısıra hayatlarını devam ettirebilmek için ek iş yaptığını bunun kararında da spor hayatlarının etkilenebildiğinin önemini vurgulayan Necla Güngör Kıragası, “Düşünsenize erkekler kadar performans gösterdiğiniz bir spor branşından bahsediyoruz. Çok ciddi efor sarf ediyorsunuz sahada. O sahaya ulaşmadan ilkin derli toplu bir halde beslenmeniz lazım, uyku düzeninizi almanız lazım, dinlenmeniz lazım ve istenilen performansı sahaya sürebilmelisiniz. Ama bizim kızlarımız maalesef yeteri aşama sektörün büyümemesi, kadın futbol sektöründe maddi anlamda hasılatları azca olduğundan mecburen ikinci bir iş yapmak zorunda kalıyorlar. Tabii ki bu, oyuncunun performansını etkiliyor. Oyuncunun performansını etkilemesi ve kulüp performansın etkilenmesi de ulusal ekibi etkileyen süreçler. Bunlar aslında zincir şeklinde, halkanın devamı niteliğinde olan problemler. Son 2 seneye baktığımız vakit kızlarımız bilhassa Süper Lig ismi altında konuşursak istenilen düzeyde, en azından kendi geçimlerini sağlayabilecekleri düzeyde maddi anlamda imkanlara haiz olmaya başladılar. Ama gönül talep eder ki ligimizi ustalaşmış düzeye çekelim. Profesyonel liglerde erkekler gibi kendi hayatlarına ehemmiyet verebilsinler. Sağlığına, beslenmesine, uyku düzenine ve antrenmanına tamamiyle konsantre olabilmeleri de en büyük isteklerimizden bir tanesi. Büyük kulüplerin işin içerisine girmesiyle birlikte bu işin ustalaşmış olabilmesi için bu sistem içerisindeki kulüplerin sürdürülebilir olması lazım. Yaptım, oldu, kapatıyorum dediğiniz vakit yapmış olduğunuz bütün emek, o kız evlatların bütün hayalleri aniden boşa çıkıyor. O yüzden de bizim açımızdan en mühim kilit anahtar sürdürülebilir olmak. İşte biz kadın futbolunda son 5 yıldır yaşadığımız şey aslında sürdürülebilir bir sistemi kurmaya çalışmakla geçiyor” şeklinde konuştu.”HOLLANDA’DA 4 YAŞINDA FUTBOLA BAŞLAYAN OYUNCUMUZ VAR, BİZ DE BU YAŞ 11, 12″Yurt dışından ulusal takıma gelen oyuncularla, Türkiye’den takıma dahil olan oyuncular arasında belli farklar olduğuna dikkat eken Necla Güngör Kıragası, “Çok ciddi ayrım var. Hollanda’dan gelen oyuncumuz var. Kaç yaşlarında futbola başladın diyoruz, 4 yaşlarında başladım diyor. Kimlerle futbol oynuyordun diyoruz, erkeklerle futbol oynuyordum diyor. Bizim Türkiye’de kızların futbola başlama yaşı 11 ve 12. Beden eğitimi ve spor öğretmenleri bizim açımızdan oldukça kıymetlidir. Beden eğitimi öğretmeni o kızda bir cevheri görürse, onun için bir okul ekibi kurarsa ya da kulüp ekibi kurarsa biz o kızı öyle keşfedebiliyoruz. İşte bu sistemi düzeltmek için de 5-8 yaş ‘Playmakers’ ile başlayan daha sonrasında da bölge seçmeleriyle ve futbol okullarıyla süren süreç inşa etmeye çalışıyoruz. Oyuncu şayet 4 yaşlarında futbola başlıyorsa 12 yaşındaki çocuğa göre antrenman yaşını düşünebiliyor musunuz? Arada oldukça ciddi bir 8 yıl var. 8 yıl süresince bu kız topla temas etmiş. Maç oynamış ve erkeklerle aynı performansı sergilemiş. Bireyselleşmiş ve kendisini geliştirmiş. 12 yaşındaki kız çocuğuna bakıyorsunuz daha temel yöntemi alacak, altyapıyı alacak, hareket eğitimini alacak ve bu tarz şeyleri yaparken de bir takımın unsuru olarak ait olduğu takımda da istenilen görevleri yapacak. Tabii ki arada oldukça büyük bir ayrım var. Bu farkı da kapamak için biz Türkiye Futbol Federasyonu olarak oldukça mühim oranda mesai harcıyoruz” ifadelerini kullandı.”ÖNCEDEN GURBETÇİ OYUNCULARIMIZIN GELMESİ İÇİN AİLELERE YALVARIRDIK”Geçtiğimiz yıllarda yurt dışında yaşayan Türk oyuncuların, genelde bulundukları ülkelerin ulusal takımlarını beklediklerini fakat son 5 senede bu durumun değiştiğini söyleyen Necla Güngör Kıragası, şu şekilde konuştu: “Neden bu kadar gurbetçi oyuncumuz geliyor derseniz de daha önceden biz gurbetçi oyuncularımızın gelmesi için ailelere yalvarırdık. Ne olmuş olursunuz gelsin, bizlere oldukça büyük kıymet katacak, oldukça değerli olacak diye. Çok tercih etmeyip bulundukları ülkenin takımlarını tercih etmeyi, orayı zorlamayı oldukça istiyorlardı. Ama son 5 yıldır gelinen noktada şimdi aileler bizimle temas kurup, benim kızımı da lütfen görür müsünüz? Bakın maç linkini gönderiyorum, buradan takip edebilirsiniz. Eminim Milli takıma katkısı olacaktır diyorlar. Bu bizim açımızdan oldukça önemli. Öyle olunca da talep eder istemez takımın çoğunluğu yabancı yurt dışından gelen Türk oyuncularımıza da kesinlikle yer açmış oluyoruz.””AİLELER, KIZ ÇOCUKLARINA GÜVENSİN”Ailelere kız çocuklarına güvenmeleri yönünde çağrıda bulunan Necla Güngör Kıragası, laflarını şu şekilde noktaladı:
“Aileler, anneler, babalar, kız çocuğunuza güvenin. Kız çocuğunuza şayet siz güvenirseniz onlar kendilerine olan özgüvenleriyle sağlam adımlarla ayaklarının üstünde sımsıkı duracaklardır. O yüzden bilhassa babalar. Eğer bir baba, kız çocuğuna güveniyorsa inanın o kız çocuğunun yaşamı süresince sırtı yere gelmez.”