e-Devlet verileri çalındı, dolandırıcılar iş başında

İstanbul’da yaşayan 75 yaşındaki Fatma Hırçın, telefonda kendini MİT elemanı olarak tanıtan kişilerce 165 bin lira dolandırıldı.
Telefondaki kişinin kendisi ve evlatları dahil olmak suretiyle bütün hüviyet bilgilerini aktardığını, bundan dolayı bu bilgilerin fakat poliste olabileceğini düşündüğü için söylenen talimatları yerine getirdiğini belirtti.
Telefondaki kişi, MİT bulunduğunu iddia ederek MİT hüviyet kartını mesajla gönderdi. ŞÜPHELİLER TÜM KİMLİK BİLGİLERİNİ SÖYLEDİ
Geçtiğimiz haftalarda 85 milyon kişinin e-Devlet verilerinin bir web sitesinde yayınladığı ortaya çıktı. Konuyla alakalı tartışmalar sürerken bu verilerin iyi mi ve kimler tarafınca ele geçilerek paylaşılmış olduğu derhal hemen bilinmiyor.
Ancak bu verilerin fena amaçlı kişilerin eline geçmesi durumunda neler olabileceğine dair, İstanbul’da yaşayan 75 yaşındaki Fatma Hırçın’ın başına gelenler mühim bir örek sunuyor.
Hırçın, 16 Haziran Cuma günü öğleden sonra tanımadığı bir numara tarafınca arandı. Karşıdaki şahıs MİT mensubu olarak kendini tanıttı. Tekirdağ’da yaşayan 0ğlunun, karakola götürülmüş olduğu ve fena amaçlı kişilerin tuzağına düşmek suretiyle olduğu iddia edildi. Bu sırada Hırçın’ı ikna etmek için kendisinin, evlatlarının hüviyet detayları aktarıldı. Hatta üstüne kayıtlı tapu detayları verildi. Bundan sonrasını Hırçın şu şekilde anlattı: “Bu bilgilerin yalnızca poliste olabileceğini düşünüp inandım. Hiç şüphelenmedim. Sürekli bana ‘telefonu kapatma, diğer birine haber verme yoksa oğlunun başına fena şeyler gelir, polis olarak biz bir şey yapamayız’ diyorlardı. Ben de ne dedilerse yaptım.”
TELEFONDA OĞLUNUN SESİ DİNLETİLDİ
Hırçın, telefonda oğlunun sesinin dinletildiğini de laflarına ekledi. Bu noktadan sonra daha da ürkü olduğunu, dedikleri gibi kimseyi aramadığını ve verdikleri talimatları yerine getirdiğini belirtti. Sözde MİT mensubu kişinin, Hırçın’ın oğlunun karakoldan kurtarılması için verdiği talimatlar sırayla evdeki altınları kuyumcuda bozdurmak, bankadaki paralarını çekmek ve bütün parayı eve getirip fotoları onlara iletmek… Paranın evde hazır olmasından emin olan kişiler, polis bulunduğunu iddia ettikleri bir kişiyi eve gönderdi. Hırçın’ın dediğine göre, telefonda adres vermesine gerek kalmadı zira onlar esasen yaşamış olduğu evin adresini biliyordu.
Hırçın yaşananlarla alakalı şu şekilde devam etti: “Polis bulunduğunu söyleyen biri eve geldi. Ben paraları evde bir yere koymuştum. Evde dinleme aleti olduğunu, araması icap ettiğini söyledi. Her şey birkaç dakika içerisinde oldu. Sonra evden çıkıp gitti.”
Hırçın, dolandırıldığını ertesi gün anlamış. Oğlu ile beraber derhal karakola gidip anlatım vermişler, mevzuyla alakalı şikayetlerini yapmışlar.
Telefonda oğlunun sesinin dinletilmesiyle alakalı Hırçın şu detayları verdi: “Oğlumla konuşunca anladık ki, bigün ilkin oğlum tanımadığı bir numara tarafınca aranmış. Adını söyleyip ‘siz misiniz’ diye sormuşlar. Oğlum da ‘evet’ deyip ismini söylemiş. Sonra hiç bir şey demeyip telefonu kapatmışlar. Bana da konuşmanın bu bölümü dinletildi. Oğlumun başı belada sandım.”
Hırçın, yaşadıkları karşısında şaşkın. Tüm yaşamı süresince biriktirdiği parasını kaybettiğini belirten Hırçın’a, geçtiğimiz günlerde yaşanmış olan e-Devlet şifrelerinin çalınması haberlerini duyup duymadığını sorduk. Hırçın da mevzuyla alakalı hiç bir bilgisi olmadığını anlatım etti.