2022’de yapılan yatırım 82 milyar doları geçti

Ülkelerin nükleer silahlanma yarışının önlenmesi amacıyla 1 Temmuz 1968’de imzaya oluşturulan NPT, 1970’te yürürlüğe girdi. Antlaşma 1995’te ise süresiz olarak uzatıldı.
Nükleer silahların yayılmasının önlenmesi, nükleer enerjinin barışçıl kullanması ve nükleer silahsızlanmayı hedefleyen antlaşma bu sene 55’inci yılını geride bıraksa da dünyada nükleer silahlara meydana getirilen yatırımlar ve nükleer silahlar mevzusundaki anlaşmazlıklar sürüyor.
Dünyada halihazırda ABD, Rusya, Çin, İngiltere, Fransa, Hindistan, Pakistan, İsrail ve Kuzey Kore nükleer silahlara haiz ülkeler içinde yer alıyor.
Bu ülkeler içinde nükleer tabanca sayısı bakımından Rusya, Amerika ve Çin başat güç olarak görülüyor.
12 BİN 500’DEN FAZLA NÜKLEER SAVAŞ BAŞLIĞI VAR
Araştırma firması Statista’nın verilerine göre, dünyada 12 bin 500’den fazla nükleer savaş başlığı bulunurken, Rusya 5 bin 889 nükleer savaş başlığı sayısı ile başı çekiyor. Rusya’yı 5 bin 244 başlıkla Amerika ve 410 nükleer antet ile Çin takip ediyor. Fransa’nın 290, İngiltere’nin 225, Pakistan’ın 170 Hindistan’ın 164, İsrail’in 90, Kuzey Kore’nin ise tahminlere göre 20 nükleer savaş başlığı bulunuyor.
Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsünün (SIPRI) 2023 tutanağına göre, genel olarak, hayattaki nükleer savaş başlıklarının sayısı azalmaya devam ediyor fakat bu vaziyet bilhassa Amerika ve Rusya’nın kullanılmayan savaş başlıklarını tasfiye etmesinden kaynaklanıyor.
Öte yandan, etken savaş başlıklarının sayısının küresel ölçekte azaltılmasının geciktirildiği görülüyor ve rakamları yeniden artıyor.
ABD ve Rusya’nın, nükleer savaş başlıklarını, füze, tayyare ve denizaltı fırlatma sistemlerini ve nükleer tabanca üretim tesislerini yenilemek ve modernize etmek için kapsamlı programlara haiz olduğu biliniyor.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, şubatta yapmış olduğu ulusa sesleniş konuşmasında, Rusya’nın Yeni Stratejik Silahların Azaltılması Antlaşması’na (START) katılımını askıya aldığını açıklamıştı.
2010’da imzalanan Yeni START Antlaşması, Rusya ve ABD’nin konuşlandırdığı stratejik nükleer savaş başlıklarının sayısını en oldukça 1550 ile sınırlandırıyordu.
Putin, haziranda yapmış olduğu açıklamada, ülkesinin Belarus’a ilk parti taktik nükleer silahları yerleştirdiğini, tabanca transferinin yaz sonuna kadar tamamlanacağını belirtmişti.
Rusya’nın Belarus’a gönderilmiş olduğu nükleer taktik silahların ABD’nin 1945’te Japonya’ya karşı kullandığı nükleer silahlardan 3 kat daha kuvvetli olduğu aktarılıyor.
Çin’in Ocak 2022’de 350 olduğu kabul edilen nükleer savaş başlıklarının sayısı, Ocak 2023’te 410’a yükseldi. SIPRI’nin raporunda, Çin’in nükleer gücünün tam anlamıyla bilinmediği ve değerlendirmelerinin mühim bir kısmının Amerika Savunma Bakanlığı’nın verilerine dayandığının altı çiziliyor.
NÜKLEER SİLAHLANMAYA YATIRIM ARTIYOR
Nükleer Silahların Yasaklanması Takibi ve Uluslararası Nükleer Silahları Kaldırma Girişiminin (ICAN) hazırladığı raporlarda ise nükleer silaha haiz 9 ülkenin 2019 -2022 yıllarında nükleer tabanca geliştirme için yapmış olduğu yatırımlar yayınlandı.
Verilere göre, dünya çapında nükleer tabanca yatırımları 2019’da 72,9 milyar dolar, 2020’de 72,6 milyar dolar, 2021’de 82,4 milyar dolar, 2022’de ise 82,9 milyar doları buldu. 4 sene içinde yatırımların 10 milyar dolar artması dikkati çekti.
Nükleer silahlara en oldukça yatırım yapan ABD’yi sırayla Çin, Rusya, İngiltere, Fransa, Hindistan, İsrail, Pakistan ve Kuzey Kore takip etti.
ABD, nükleer silahlara 2019’da 35,4 milyar dolar yatırım yaparken, 2020’de 37,4 milyar, 2021’de 44,2 milyar, 2022’de 43,7 milyar dolar harcadı.
Çin’in masrafları 2019’da 10,4 milyar dolar olurken, bu rakam 2020’de 10,1 milyar dolar, 2021 ve 2022’de 11,7 milyar dolara yükseldi.
Rusya, bu silahlar için 2019’da 8,5 milyar dolar masraf yaparken, 2020’de 8 milyar, 2021’de 8,6 milyar, 2022’de 9,6 milyar dolar masraf yaptı.
İngiltere’nin nükleer silahlar için 2019’da 8,9 milyar dolar, 2020’de 6,2 milyar, 2021 ve 2022’de 6,8 milyar dolar harcamış olduğu görülüyor.
Fransa, nükleer silahlar için 2019’da 4,8 milyar dolar, 2020’de 5,7 milyar, 2021’de 5,9 milyar, 2022’de 5,6 milyar dolar yatırım yaptı.
Hindistan’ın bu silahlar için kasasından 2019’da 2,3 milyar dolar çıkarken, bu miktarın 2020’de 2,48 milyar, 2021’de 2,3 milyar, 2022’de 2,7 milyar dolar olduğu saptandı.
İsrail, nükleer tabanca geliştirme için 2019’da 1 milyar dolar, 2020’de 1,1 milyar, 2021 ve 2022’de 1,2 milyar dolar masraf yaptı.
Pakistan’ın nükleer tabanca yatırımları 2019 ve 2020’de 1 milyar dolar olarak belirleme edilirken, bu rakam 2021’de artış göstererek 1,1 milyar dolar oldu, 2022’de ise yeniden 1 milyar dolar seviyesine düştü.
Nükleer tabanca tartışmalarının odağında olan Kuzey Kore’nin nükleer tabanca yatırımlarının 2019’da 600 milyon dolar, 2020’de 667 milyon, 2021’de 642 milyon, 2022’de ise 589 milyon dolar olduğu tahmin ediliyor.
“NATO’DAKİ GÖRÜŞ AYRILIĞI, NPT’NİN MUĞLAK OLMASINA YOL AÇIYOR”
SIPRI Kitle İmha Silahları Programı’nda kıdemli araştırmacı olarak vazife yapan Petr Topychkanov, mevzuyla alakalı soruları cevapladı. Topychkanov, NATO’nun nükleer politikasının, aralarında ABD, İngiltere ve Fransa’nın da bulunmuş olduğu nükleer silaha haiz üyeleri ile nükleer silaha haiz olmayan üyeleri içinde varılan mutabakatla belirlendiğini anlatım etti.
Nükleer silaha haiz olmayan üye ülkelerin değişik tutumlara haiz bulunduğunun önemini vurgulayan Topychkanov, “Bazı ülkeler topraklarında ABD’nin taktik nükleer silahlarını bulundurma ve NATO’nun nükleer görevlerine katılma hikayelerinde istekliyken, ötekiler topraklarında nükleer silahların konuşlandırılmasına izin vermemekte ve görevlere katılmamaktadır. Bu görüş ayrılığı NPT’nin muğlak bulunmasına yol açıyor.” değerlendirmesinde bulundu.
Topychkanov, NPT’nin yürürlüğe girmesinden bu yana, hem Rusya (1991 öncesi Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği) hem de ABD’de nükleer silahların azaltılması konusu ile alakalı mühim ilerlemeler kaydedildiğini vurguladı.
İki ülke içinde 2010’da imzalanan START kapsamında, operasyonel olarak konuşlandırılan nükleer savaş başlığı sayısının 1550 olarak sınırlandırılmasıyla Soğuk Savaş dönemine kıyasla mühim bir azalma yaşandığını fakat antlaşmanın bu sene askıya alındığını belirten Topychkanov, “Rusya ile Batı ülkeleri arasındaki problemlerin yanı sıra Çin ve Kuzey Kore, Hindistan ve Pakistan gibi NPT üyesi olmayan ülkelerdeki nükleer büyüme, küresel nükleer silahların artmasına yol açabilir.” diye konuştu.
Topychkanov, Kuzey Kore’nin nükleer tehditlerini “hayatta kalma stratejisi” olarak yorumlarken, ülkenin, Avrupa’daki NATO ülkeleri ya da Amerika için çekince teşkil etmediğini anlatım etti.
Güney Kore ve Japonya gibi Amerika müttefikleri için ise Kuzey Kore’nin nükleer tehdidinin kaygı kaynağı bulunduğunun önemini vurgulayan Topychkanov, “Bu ülkelerdeki birtakım kişiler müdafaa önlemi olarak nükleer cephanelik inşa edilmesini savunuyor.” dedi.
patronlardunyasi.com