Yargıtay’dan kiracılara emsal nitelikte karar!

Kahramanmaraş’ta 6 Şubat’ta gerçekleştirilen 7.7 ve 7.6 büyüklüklerindeki depremlerle beraber Türkiye’nin gündem mevzularından biri olan kiralık evler hakkında olarak Yargıtay’dan emsal özellikte bir karar çıktı. İşten çıkarılmasıyla bulunmuş olduğu kentten kirada evi bulunan ilçeye taşınan mülk sahibi, kiracısına ’İşimi kaybettim, evi boşalt’ dedi. Kiracısının evi boşaltmaya yanaşmaması üstüne Sulh Hukuk Mahkemesi’nin kapısını çalan davacı ev sahibi, işten çıkartılması nedeniyle çalmış olduğu ilçeden taşınarak dava mevzusu taşınmazın bulunmuş olduğu ilçeye yerleştiğini, halen diğer bir konutta kiracı olarak yaşadığını belirtti. Ev sahibi, oğlunun mesken ihtiyacı nedeniyle kiralanan evin tahliyesine karar verilmesini istek etti. Davalı kiracı ise davanın reddini istedi.

Mahkeme, davacı tarafın gereksinim iddiasını kanıtlayamamış olması nedeniyle davanın reddine karar verdi. Davacı sonucu temyiz edince devreye Yargıtay 3. Hukuk Dairesi girdi. Emsal nitelikteki kararda, mülk sahibinin diğer bir dairede kiracı olarak oturması kafi kanıt olarak sayıldı.

Kararda şu ifadelere yer verildi:

“İhtiyaç iddiasına dayalı davalarda tahliyeye karar verilebilmesi için ihtiyacın gerçek, samimi ve mecburi bulunduğunun kanıtlanması gerekir. Devamlılık arz etmeyen geçici gereksinim tahliye nedeni yapılamayacağı gibi hemen hemen doğmamış ya da gerçekleşmesi uzun bir süreye bağlı olan gereksinim da tahliye nedeni olarak kabul edilemez. Davanın açıldığı tarihte gereksinim nedeninin varlığı kafi olmayıp, bu ihtiyacın yargılama esnasında da devam etmesi gerekir. Somut vakada kira sözleşmesinin varlığı konusunda uyuşmazlık bulunmamaktadır. Dava, davacının oğlunun mesken ihtiyacının doğmasına dayanmakta olup, ihtiyaçlının kirada oturduğuna dair akit dosya içinde bulunmaktadır.

Konut sebebine dayalı tahliye davalarında kirada oturan ihtiyaçlının kirada oturması, ihtiyacın varlığının başlıca kanıtıdır. Dinlenilen davacı tanıklarının da gereksinim iddiasını doğruladıkları anlaşılmaktadır. Bu durumda ihtiyacın samimi, reel ve mecburi bulunduğunun kabulü icab eder. Mahkemece gereksinim nedeniyle tahliye isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirmiştir.”