Kur nereye gider? Hükümetin kafasındaki rakam ne?

Önümüzdeki günlerde neler yaşanacağına dair tartışmalar iktisat gündeminin birinci sırasından düşmüyor. Ekonomim yazarı Şeref Oğuz’a göre bunun nedeni “verilerin bulanık, birtakım rakamların tutarsız” olması ve makroekonomik dengelerin ne yönde ne aşama bozulduğunu bilemeyişimiz. Seçim ekonomisinin reel boyutunun hala bilinmeyen olduğuna dikkat çeken Oğuz, “Ne Mehmet Şimşek ne de Gaye Erkan; devletin hesap kitabına vakıf olamıyor.” diye yazdı.
Şeref Oğuz’un “Bu kur nereye gider?” başlıklı yazısının alakalı kısmı şöyle:
“Kuru niçin saldılar ve şimdi niçin tekrar dizginliyorlar?
Faizin 27 aydır nas yaklaşımıyla düşürülmesi ve sonrasında kurdaki zıplamanın freni için getirilen Kur Korumalı Mevduat, dövizi baskılamada limitlere varıldığını gösterdi bize. Zaten bu noktada artık harcanacak rezerv, KKM için ödenecek karşılık kalmayınca, kuru salma sonucu aldılar. Sandık ki bu salmanın peşinde bir karar, bir uygulama filan var… Meğer yokmuş. Saldık çayıra, piyasa koruya… Salınan kur için ürem silahı haricinde araçların devreye girmesi kaçınılmaz görünüyor.
Dolar için hükümetin kafasında bir sayı var mı?
Elbette var fakat tutması için enflasyonla savaşım gibi temel politikaya gereksinim duyuluyor. İhracatçı için rekabetçi kur çoktan sağlandı. Daha fazlası rekabeti bilakis çevirebilir. Hükümet; 24-27 TL içinde salınan dolar istiyor. Ama doların niyeti, hükümetin temennisiyle ahenkli değil. Yabancıların analizi; yılsonu 30-35 lira arasında… O da mahalli seçim nedeniyle deli bir seçim ekonomisi uygulanmayacağı ön kabulüne bağlı.
İKİNCİ YARIDA EKONOMİDE İYİLEŞME UMUDU
Bu senenin birinci yarısı; deprem, döviz kıtlığı, finansa erişim sıkıntıları ve seçim için saçılan kaynakların yarattığı anafor ile geçti. İş dünyası ve piyasa aktörleri; ‘hangi makroihtiyati önlem getiriliyor?’ merakıyla her gece yarısı Resmi Gazete nöbeti meblağ oldu.
Birinci yarı öylesine kötüydü ki ne bakanların gözlerindeki ışıltı ne de seçmene yağdırılan vaatler, ekonomide ümit ışığı yakmayı başaramadı. Ancak ikinci yarı için; güncellenen iktisat yönetimi üstünden piyasalara moral geldiğini görüyoruz.
Belli ki yeni kabineye ve bilhassa iktisat yönetimine, 3 aydan da uzun olamayacağını tahmin ettiğim bir sosyal kredi verilmiş… Zaten yeni iktisat yönetimin ne heterodoks fantezileri ne de fantastik tutumsal tezleri var…
Sorun şu ki bu yeni kadro, arada bir tepe idare tarafınca desteklenmez ise piyasaların açmış olduğu kredi, oldukça ivedi eriyebilir. Kaldı ki ‘ben ekonomistim’ kafiyeli söylemlerin azaltılıp Şimşek ve Erkan’a daha oldukça alan açılmalı. Ancak böylece ikinci yarıya dair iyileşme umutları diri tutulabilecek.” (HABER MERKEZİ)