Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Gezi Parkı davasında 7 sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanmasını istedi

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, Osman Kavala ve Can Atalay’ın arasında bulunmuş olduğu 8 sanığın yargılandığı Gezi Parkı davasında 7 sanık hakkındaki mahkumiyet hükümlerinin onanmasını istedi.

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı, davaya dair 4 bölümden oluşan tebliğnameyi Yargıtay 3. Ceza Dairesine gönderdi.

Tebliğnamenin birinci kısımda mebus seçilen Can Atalay’ın yasama dokunulmazlığına dair avukatlarının yapmış olduğu müracaat irdelendi.

Seçimden ilkin Anayasa’nın 14/1. maddesi kapsamında kabahat işleyen milletvekilinin, Anayasa’nın 83/2 maddesinde öngörülen yasama dokunulmazlığından yararlanamayacağı vurgulanan tebliğnamede, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlüğünü bozmayı ve insan haklarına dayanan demokratik laik cumhuriyeti ortadan kaldırmayı amaçlayan faaliyetlerin bu kapsamda kalmış olduğu belirtildi.

Somut vakada Can Atalay hakkında, 2013’te işlediği kabahat sebebiyle tahkîkat ve kovuşturmaya mebus seçilmesinden oldukça ilkin başlandığı, mahkumiyetine esas sevk ve tatbik maddelerinin TCK’nın 312. maddesi kapsamında kalan suça dair olduğu anlaşıldığından sanık müdafilerinin durma sonucu verilmesi gerektiği düşüncesine iştirak edilmediği kaydedildi.

Tebliğnamenin ikinci bölümünde hükmün dayandığı yasal mevzuat ve Yargıtay içtihatları ile hukuki değerlendirme, üçüncü bölümünde OCCUPY/OTPOR-CANVAS faaliyetleri, Açık Toplum Vakfı, Anadolu Kültür AŞ, Taksim Dayanışma, Forum Koordinasyon faaliyetleri, Türkiye’ye gaz ambargosuna dair lojistik faaliyetler, Türkiye’yi internasyonal alanda zor durumda bırakmak için meydana getirilen eylemler yer aldı.

İddianame, savunma, deliler kapsamında genel değerlendirmeye yer verilen dördüncü kısımda ise Gezi Parkı vakaları esnasında masum ve iyi niyetli hak arama mücadelesinde olan insanların da bulunmuş olduğu fakat çoğunluğunu birbiriyle bağlantısız görünen legal, yasadışı ve legal görünümlü yasadışı yapıların oluşturduğunun yadsınamayacak bir reel olduğu anlatım edildi.

Tebliğnamede, sanıklar Mehmet Osman Kavala, Çiğdem Mater Utku, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Yiğit Ali Ekmekçi, Ali Hakan Altınay ve Şerafettin Can Atalay’ın eylemlerinin hazırlık hareketleri seviyesini aşarak cebir ve şiddete matuf icrai hareket boyutuna ulaştığı, dosya kapsamı bir tüm olarak değerlendirildiğinde atılı suçların sübut bulmuş olduğu kaydedilerek, temyiz istemlerinin reddi ile sanıklar hakkındaki hükümlerin onanması istek edildi.

Tebliğnamede, sanık Ayşe Mücella Yapıcı hakkındaki hükme dair ise şu değerlendirme yapıldı:

“Sanığın Açık Toplum Vakfı ve Anadolu Kültür AŞ, üstünden açılan organizasyona daha sonrasında dahil olan Taksim Dayanışma çatısında yer aldıktan sonrasında daha ilkin Gezi parkında meydana getirilen gösterilere en ön safta katılmış ise de sanıklar Osman Kavala, Ali Hakan Altınay, Çiğdem Mater Utku, Mine Özerden, Yiğit Ali Ekmekçi, Can Atalay ve Tayfun Kahraman’ın oluşturduğu gizliliğe riayetle Cezayir, Garaj İstanbul toplantılarına katıldığına, aynı amaca yönelik olarak organik bağ kurduğuna, açılan organizasyon içerisinde yer aldığına dair mahkumiyetine yeterli, net ve inandırıcı kanıt elde edilemediğinden, durağan(durgun) olan eylemleri sebebiyle tek tek cezalandırılması gerekirken, kifayetsiz gerekçe ile TCK’nın 312. maddesi gereğince sanığın mahkumiyetine karar verilmesi kanuna aykırı olup, hükmün bozulması istek ve bildiri olunur.”

Davanın geçmişi

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi, tutuklu sanık Osman Kavala’yı, TCK’nin 312/1 maddesi gereğince, “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs” suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırmıştı.

Sanığın yargılama sürecindeki tasarruf ve davranışları ile durağan(durgun) olan eylemleri işleme biçimini dikkate alan heyet, takdiri tenzilat uygulamamıştı.

Verilen ceza süresi ve infaz koşulları dikkate alınarak Kavala’nın bu suçtan tutuklanmasına kabul eden heyet, sanığın “siyasal ya da askeri casusluk” suçundan beraatine, bu suçtan tahliyesine hükmetmişti.

Heyet, sanıklar Can Atalay, Çiğdem Mater Utku, Ali Hakan Altınay, Mine Özerden, Tayfun Kahraman, Ayşe Mücella Yapıcı ve Yiğit Ali Ekmekçi’nin “Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüse yardım” suçundan 18’er sene hapislerine ve bu suçtan tutuklanmalarına karar vermişti.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi, mahalli mahkemenin kararını hukuka makul bulmuştu.

14 Mayıs’taki 28. Dönem Milletvekili Genel Seçimi’nin sonrasında avukatları, Hatay Milletvekili seçilen Can Atalay’ın, dokunulmazlığı bulunduğundan tahliyesini istek etmişti.