Bakanlık genelgesi, çevre davalarında mahkeme kararının önüne geçiyor: Doğanın değil, sermayenin yanında

Bu genelgeyle beraber projenin Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) tutanağı tekrar düzenleniyor ve halkın katılması toplantısı yapılmadan süreç başlatılıyor. İnceleme Değerlendirme Komisyonu’nun (İDK) kapalı kapılar peşinde yapmış olduğu toplantıların sonrasında proje yeniden gündeme geliyor. Mahkeme kararının bir genelgeyle aşıldığını belirten avukatlar, “Genelgenin amacı, çevreye zarar verecek bazı yatırımların gerçekleştirilmesini sağlamak” yorumunda bulundu.

‘KARARLAR HİÇE SAYILIYOR’

Çevre davalarıyla ilgilenen avukat Arif Ali Cangı, etraf korunmasındaki en mühim unsurlardan ÇED sürecinin yıpratıldığını belirtti. Bu genelgenin yatırımcılar açısından mahkeme kararından doğan gecikmeye yönelik bir çözüm bulunduğunu söyleyen Cangı, “Döneminin Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu tarafınca imzalanan genelgeyle beraber mahkemenin etrafından dolanıyorlar. ÇED sürecinin yıpratılmasının yanısıra mahkeme kararları hiçe sayılıyor” dedi. Mahkemenin yürütmeyi durdurma ya da iptal kararlarının 30 gün içinde uygulanması icap ettiğini hatırlatan Cangı, “ÇED süreçlerinin en mühim parçası olan halkın katılması toplantısı yapılmıyor. İddiaya göre eksikleri sonuçlanmış rapor, İDK’de sonuca ulaşıyor. Daha mahkemenin verdiği süre dolmadan 2009/7 sayılı genelgeyle beraber firmalar onayını alıyor. Genelge Danıştay’ın bile kararını yok saydırıyor” ifadelerini kullandı.

‘HUKUK GÜVENLİĞİ YOK’