YAŞLILAR VE KRONİK HASTALIĞI OLANLAR DİKKAT ETMELİDİR

İlçe sıhhat Müdürü Vekili Hacı Durmuş Yılmaz, son zamanlarda hava sıcaklıklarının normallerin üstünde seyretmesi üstüne katılması ihtiyaç duyulan önlemleri Şehir Gazetesine değerlendirdi.

Güneş çarpması

Güneş ya da Sıcak Çarpmasının aşırı sıcağa maruz kalma kararı gövde ısısını ayarlayan terleme mekanizmasının bozulmasına bağlı olarak vücut ısısının düşürülememesi ile karakterize bir tablosudur diyen Yılmaz “ Güneş çarpmasında vücut ısısı 10-15 dakika içinde 40-41°C üstüne çıkabilir. Güneş ya da sıcak çarpması acele olarak tedavi edilmezse kalıcı hasara ya da ölüme neden olabilir. Bilinç kaybından ilkin tedaviye başlanması halinde iyileşme şansı olabildiğince yüksektir. Kişinin ateşi 39,4°C üzerindedir, deri kuru, kırmızı ve sıcaktır, terleme yoktur, bulantı kusma, baş ağrısı, baş dönmesi, göz çukurlarının belirginleşmesi ve görme netliğinin bozulması ile komaya kadar gidebilen bilinç bulanıklığı ya da kaybı vardır.

 Böyle bir durumda kurtarma olarak kişi derhal serin ve hava akımı olan bir yere alınmalı, sıkı kıyafetleri gevşetilmeli, soğuk su ya da soğutucularla (vantilatör, klima vb.) soğutulmaya çalışılmalı,  bilinci kapalıysa kesinlikle içmesi için sıvı verilmemeli ve en yakın sıhhat kuruluşuna götürülmelidir. Gerekli durumlar da hava yolu açılmalı ve yapay teneffüs yapılmalıdır.

 Sıcak Bitkinliği

Uzun süre aşırı sıcağa maruz kalma ve kafi miktarda sıvı almamaya bağlı su ve mineral kaybıyla meydana gelir. Daha çoğunlukla yaşlılarda, yüksek tansiyonu olanlarda ve güneş altında çalışanlarda görülür. Aşırı terleme, yorgunluk, halsizlik, bayılma hissi, nabız hızlanması, ateş yükselmesi emareleriyle kendini gösterir. Deri soğuk ve nemlidir, nabız süratli ve zayıftır, teneffüs süratli ve yüzeysel, bilinç açıktır. Güneş çarpmasının daha hafifçe biçimi olup hayati çekince yoktur.

 İlkyardım; makul ve zamanında yapılırsa genel vaziyet hızla düzelir. Serin bir yerde istirahata alınan hastanın kıyafetleri gevşetilip, sırt üzeri yatırılarak bacakları yükseltilir. Islak havlu ya da bezle serinletilmeye çalışılır. Bol oranda sıvı verilir; bilhassa de tuzlu ayran içirilir. Yaklaşık 1 saat içinde kişinin genel durumu düzelmezse mutlaka sıhhat kuruluşuna başvurulması gerekir.

 Sıcak krampları

Aşırı etkinlik kararında terlemeye bağlı olarak vücutta süratli bir su ve mineral kaybı meydana gelir. Düşük mineral seviyeleri kaslarda sıcak kramplarına niçin olabilir. Sıcak krampları bunun yanı sıra sıcak bitkinliğinin emarelerinden birisidir. Genellikle karın, bacak ve kol kaslarının fizyolojik etkinlik esnasında ağrılı spazmlarıyla meydana gelir. Sıcak krampları için tıbbi tedaviye gerek yoktur, kişinin yapmış olduğu etkinlik durdurulmalı sakin ve serin bir yerde oturtulmalıdır, meyve suyu ya da mineralli içecekler içirilmelidir. Kramp meydana ulaştıktan sonra minimum birkaç saat fizyolojik aktivitede bulunulmamalı, bir saat içinde geçmezse en yakın sıhhat kuruluşuna başvurulmalıdır.

 Güneş Yanıkları

Deriye hasar vereceği için güneş yanıklarından kaçınılmalıdır. Uzun süreli güneş ışığına maruz kalmakla meydana gelir. Deri kızarık, ağrılı ve aşırı derecede sıcaktır. Eğer etkilenen kişide ateş, bül (su toplanması) ve şiddetli ağrı var ise ya da 1 yaşından küçükse en yakın sıhhat kuruluşuna başvurulmalıdır. Güneş yanığından korunmak için güneş ışığına maruz kalmaktan kaçınılmalı, güneş yanığı olan yerler soğuk su ile silinmeli, etkilenmiş yerlere nemlendirici tıbbi losyon sürülmelidir. Yağ, salça, yoğurt ve diş macunu vb. maddeler mutlaka sürülmemeli, büller patlatılmamalıdır.

Sıcak Döküntüsü (İsilik)

Sıcak ve nemli havalarda aşırı terlemeye bağlı olarak derinin tahrişidir. Her yaşta görülmekle beraber çoğunlukla bebeklerde görülür. Küçük kızarıklıklar  şeklindedir. Sıklıkla boyun, göğüs, dirsek iç yüzü gibi kıvrım yerlerinde görülür. Kızarık yerler kuru tutulmalı, daha serin ve daha azca nemli ortam sağlanmalıdır.

Güneşin Geç Dönem Etkileri

Güneş ışınlarının sıhhat üstüne çok mühim müspet tesirleri mevcuttur. Uzun süre maruz kalındığında negatif etkisinde bırakır de ortaya çıkabilir. Ciltte erken yaşlanma, gözde katarakt gelişimi, deri kanseri ve güneş lekelerinin ortaya çıkması bu negatif etkilerindendir.”

Aşırı Sıcaklarda Alınması Gereken Önlemleri

 Aşırı sıcaklar muhtelif sıhhat sorunlarını de bununla beraber getireceğini bilhassa vurgulayan İlçe Sağlık Müdür vekili Hacı Durmuş Yılmaz “  Sıcaklık ve rutubet artışına bağlı olarak vücut ısısı artmakta ve metabolizma bu yeni duruma ahenk sağlamaya çalışmaktadır. Normalde terleme ile vücut ısısı dengede tutulmaya çalışılır. Ancak aşırı sıcaklarda yalnızca terleyerek vücut ısısı dengede tutulamaz. Yaşlılar, bebekler ve süreğen hastalığı olanlarda terleme mekanizması ile vücut ısısının dengede tutulması her vakit olası olmayabilir. Yine ortamdaki rutubet payı yüksekse terleme üzere vücut ısısı kafi düzeyde düşmeyebilir. Ayrıca şişmanlık, rastgele bir hastalığa bağlı yüksek ateş, aşırı sıvı kaybı (dehidratasyon), kalp hastalığı, ruh ve sinir hastalığı, alkol ve uyuşturucu madde kullanması ile tedavi amaçlı birtakım ilaçların (tansiyon düşürücüler, idrar söktürücüler vb.) kullanması da sıcak havalarda terlemeyi etkileyen öteki faktörlerdendir. Bu gibi durumlarda yükselen vücut ısısı beyin ve öteki hayati organlarda hasara yol açabilir.

Aşırı sıcaklardan maksimum etkilenen gruplar:   

 Yalnız yaşayan 65 yaş ve üstündeki yaşlılar,

Dört yaşından ufak çocuklar,

Bakıma ihtiyacı olanlar,

Hamileler,

Açık alanda çalışanlar,

Aşırı kilolular,

Kronik hastalığı (şeker hastalığı, kalp-damar hastalıkları, beyin-damar hastalıkları, ruhsal hastalıklar, süreğen teneffüs yolları hastalıkları, karaciğer hastalıkları, böbrek hastalıkları) olanlar

Sürekli deva (özellikle kan basıncı düşürücü, idrar söktürücü, depresyon ve uyku ilaçları) kullanan kişiler,

Sokak evlatları ve evsizlerdir.

Özellikle süreğen hastalığı bulunan ve yalnız yaşayan yaşlılar maksimum risk taşıyan gruptur.

Günün en sıcak saatlerinde (10.00-16.00) zorunlu kalınmadıkça dışarı çıkılmamalıdır.

Dışarıda çalışması lüzumlu olanlar olası olabildiğince güneş altında korunmasız kalmamaya çaba etmelidirler. Aşırı hareketlerden kaçınmaya, çoğunlukla tuz içeren sulu gıdalar almaya dikkat etmelidirler. Dışarıda bulunulduğunda açık renkli, hafif, bol ve sıkı dokunmuş kumaşlardan meydana getirilen kıyafetler tercih edilmeli; geniş kenarlı ve hava delikleri olan şapka giyilmeli ve güneşin zararlı ışınlarından koruyan güneş gözlüğü kullanılmalıdır.

Güneş ışınlarının dik geldiği saatlerde (10.00-16.00) denize girilmemeli ve güneşlenilmemelidir. Bu saatlerin haricinde denize girmek isteyenler güneşten koruyucu krem(en azca 15 koruma faktörlü) kullanmalı, şapka ve gözlük gibi lüzumlu koruyucu önlemleri almalı ve uzun süre kesintisiz güneşlenmemelidir.

Yoğun fizyolojik etkinlik ve spor yapmak için sabah ve akşam saatleri tercih edilmeli, her bir saatlik spor için minimum 2-4 bardak sıvı alınmalıdır. Ağır fizik aktivitelerden kaçınılmalıdır.

Risk altındaki yetişkinler ve yaşlılar, günde minimum iki kez güneş ya da sıcak çarpması yönünden izlenmelidir. Bebekler ise bu açıdan daha sık izlenmelidir.

Bebek, çocuk, engelliler ve hayvanlar kapalı ve park etmiş araçlarda kesinlikle bırakılmamalıdır. Araçların iç ısıları, klima olsa bile park edildikten çok kısa süre sonra yükselmektedir. Araç terk edilirken her insanın dışarı çıktığından emin olunmalıdır.

Kapalı alanlar iyi havalandırılmalıdır.

Güneş gören pencereler perde vb. güneşliklerle gölgelendirilmelidir.

Vücut ısısının yükselmemesi için sık sık duş alınmalı; bunun olası olmadığı durumlarda ayaklar, eller, yüz ve ense soğuk suyla ıslatılmalı ya da silinmelidir.

Susuzluk hissi olmasa bile her gün en az 2-2,5 litre (12-14 su bardağı) sıvı tüketilmelidir.

Kahvaltıda azca yağlı peynirler, zeytin ve taze sebzeler bulunmalı, kafein içeren içecekler yerine de süt, meyve suyu, ıhlamur ve kuşburnu gibi nebat çayları tercih edilmelidir.

Yağlı besinlerin ve yağda kızartmaların tüketiminden kaçınılmalı; yemeklerde bitkisel sıvı yağlar kullanılmalıdır. Yemekleri pişirirken kızartma ve kavurma yerine haşlama, ızgara, kendi suyunda ya da azca suda pişirme gibi sıhhatli pişirme şekilleri uygulanmalıdır.

Vücut direncini çoğaltmak ve bedenin kafi oranda vitamin ve mineral almasını sağlamak için bol oranda sebze ve meyve tüketilmelidir.

Terleme ile artan sıvı ve mineral kaybının önlenmesi için her zamankinden daha fazla miktarlarda sıvı alınmalıdır.

Sıvı alımında su içmek esas olmakla beraber, su dışı sıvı alımında kahve, çay ve gazlı içecekler yerine süt, ayran ve meyve suyu gibi içecekler tercih edilmelidir. Eğer hekim tarafınca sıvı alımı kısıtlanmış ya da idrar söktürücü deva kullanılması mevzubahis ise alakalı hekime başvurmak gerekir.

Mide kramplarına niçin olabileceği için çok soğuk ve buzlu içecekler tercih edilmemelidir.

 Kafein, alkol ve fazla oranda şeker içeren içecekler vücuttan daha çok sıvı yitirilmesine niçin olduğu için tüketilmemelidir.

Dışarıda ve açıkta satılan yiyeceklerin, tüketiminden kaçınılmalı, ivedi bozulma riski olan besinler (et, yumurta, süt, balık vb.) açıkta bekletilmemeli, besinlerin hazırlanması ve pişirilmesi aşamalarında hijyen kurallarına itina gösterilmelidir.” Dedi.