Ankara sevdalıları bu gerçeği bilmeli!

Ankara’nın sanayisi, ticareti, sıhhat / tabiat / kültür / tarih turizmi, termal zenginliği, üniversiteleri, sporu gibi alanlarda haiz olduğu potansiyeli değerlendirme adına gayret yayınlayan insan sayısı çok fazla değil

Şehrin daha yaşanır bir şehir olması için kafa yoran, mesai harcayan; elde etmiş olduğu veri, malumat ve belgeleri medya vasıtasıyla kamuoyuna duyuranların sayısı da az…

İKİ ELİN PARMAKLARI KADAR…

Adını unuttuklarım bağışlasın; Ankara Valisi Vasip Şahin, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Kent Konseyi Başkanı Halil İbrahim Yılmaz, Ankara İl Kültür ve Turizm Müdürü Ali Ayvazoğlu, Ankara Gençlik ve Spor İl Müdürü Mustafa Çelik, Ankara Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Tabiat Varlıkları Daire Başkanı Bekir Ödemiş, Ankara Büyükşehir Belediye Meclisi MHP Grup Başkanvekili Murat Ilıkan, Başkent Ankara Meclisi Başkanı Nevzat Ceylan gibi adlar bu hususta öne çıkıyor…

Bu isimler, Ankara’ya dair her gelişimin bir yerinde bulunuyor. Stadyum sorunundan Ankara Kalesi’ne, Mogan Gölü’nden şehir ulaşımına, tarımdan sağlığa, turizmden yatırıma, OSB’lerden eğitime kadar her hususta görüş belirtiyor, eleştiriyor, tavsiye sunuyor…

Kente kıymet katacak mevzularla alakalı özel toplantı ya da etkinlikler düzenleyen ve bu ortamlarda oluşan fikirleri, projeleri, tenkit ve önerileri kamuoyu ile paylaşan dernekler, gruplar, oluşumlar gibi sivil cemiyet hareketleri de var…

ANKARA’YA YABANCI OLAN ANKARA MİLLETVEKİLLERİ VAR

Ankara’yı dert edinen hepimiz başımızın tacıdır kuşkusuz fakat yaptıklarını başkentin sorunlarının çözümüne katkı sağlamak değil de kendi reklamları için kullananlar da bulunuyor ne yazık ki…

Yıllardır dile getirilen, “Bazı Ankara milletvekillerinin Ankara’ya yabancı” olması, kayıtsız kalması da ayrı bir problem ki sorunların çözümünün gecikmesinin temelinde kim bilir bu yatıyor…

ANADOLUGAZETE.COM.TR VE DİĞERLERİ

Bu hususta medyaya da büyük vazife düşüyor kuşkusuz. O zaman, “Ankara’nın her derdini yazan, duyurmaya çalışan gazeteler ve gazeteciler bu toplantıların neresinde” diye sormak tabii değil mi?

Soru havada kalmasın! Asıl sual şu:

Başkentin ve sektörün kuvvetli sesi anadolugazete.com.tr başta olmak suretiyle tüm medya mecralarında vazife yapan gazeteciler, televizyoncular bu toplantılara neden çağrı edilmez?

KENDİ KENDİLERİNE ANLATIYORLAR

Ankara’da etkinlik yayınlayan değişik sektörlere mensup iş insanlarının bazıları değişik vesilelerle buluşur, dertleşir, yaşananları kendi kendilerine değerlendirirler… Yani bildiklerini, gördüklerini yine kendi içlerinde bilenlerle konuşur; toplumsal medyadan da bunu duyuru ederler!..

Önerim: (Elbette oldukça özel bir vaziyet yoksa) Bu tür toplantılara ve etkinliklere medya da dahil edilmelidir…

Çünkü bu tür ortamlarda dile getirilenlerin kamuoyuna daha önemlisi alakalı kişi, kurum ve kuruluşlara ulaştırılması icap eder ki bu da medyanın vazife alanına girer…

BİLİNMESİ GEREKEN GERÇEK

Şu reel iyi bilinmeli: Ankara’nın mahalli medyası dünden daha güçlü, şehir gündemine hâkim ve daha da güçlenecek…

Mesleğinin ilkelerine uyan, meslek ahlakına sahip, gazetecilik adına iyi niyetli meslektaşlarımızın sayısı da azca değil…

Ankara’ya hizmet etmek istiyorsanız, tercih ettiğiniz her yolu kullanın fakat medyayı bilhassa de mahalli medyayı bu çabanın içerisine katmayı dikkatsizlik etmeyin. Bu; davetler yoluyla olabileceği gibi ziyaretlerle de yerine getirilebilir.

Kazanan ve bu işten kârlı çıkan Ankara ve siz olursunuz; benden söylemesi…