İYİ Parti Grup Başkanvekili Dervişoğlu TBMM Genel Kurulu’nda konuştu!

Cumhuriyet Halk Partisi‘nin çağrısı üstüne olağanüstü toplanma sonucu alan TBMM Genel Kurulu‘nda ön planda olan mevzu ülke ekonomisi oldu. Özellikle akaryakıta getirilen son zamlardan sonrasında toplanma sonucu alınan mecliste İYİ Parti Grup Başkanvekili Müsavat Dervişoğlu partisi adına yapmış olduğu konuşmada seçim öncesi hükümetin verdiği vaatleri hatırlattı.

TÜRKİYE’Yİ MAALESEF YİNE BİR ZAM KARANLIĞINDA UYANDIRDILAR

AK Parti’nin seçim propagandasının merkezine “Türkiye Yüzyılı”nı koyduğunu, milletin huzur ve refahının artacağı sözünü verdiğini aktaran Dervişoğlu, “Seçim sathında yalanlar üstüne kurulu bir propaganda ve idrak yönetimiyle gün ışığı bir istikbali vaat edenler, şimdi Türkiye’yi maalesef gene bir zam karanlığında uyandırdılar.” dedi. Dervişoğlu, Motorlu Taşıtlar Vergisinin bu sene içerisinde ikinci kez katılması hakkında kanunlaşan teklifin daha imzası kurumadan şimdi de akaryakıtın pompa fiyatına 6 lira birden zam geldiğini, 14 Mayıs’taki seçimden itibaren benzine yüzde 65, mazota ise yüzde 66 zam yapıldığını kaydetti.

“BU ZAMLARIN ARKASI NE ZAMAN KESİLECEK?”

Yumurtadan şeker ve zeytine kadar her ürüne zam yapıldığını vurgulayan Dervişoğlu, “Bu zamların arkası ne vakit kesilecek? Milletimizin çekmiş olduğu bu cefa ne vakit sona erecek?” sorusunu yöneltti. Türk milletinin devleti yönetim ehliyetini bir devre daha AK Parti’ye tevdi ettiğine işaret eden Dervişoğlu, şu şekilde dedi:

“Ancak bu seçim zaferi iktidar olmanın getirmiş olduğu mesuliyetleri ortadan kaldırmaz. Çünkü devlet rehavetle yönetilmez. Bilakis şu an hükümet olmanız hasebiyle daha büyük vebal ve repertuvar altındasınız. Getirdiğiniz poşet yasalarda yapmış olduğunuz bütün zamlarda komple masraf kalemlerinin bütününün bilhassa fakir ve orta direk, yurttaşlarımızın üstünde büyük bir külfete dönmüştür. Temel gıdadan, kitaptan, çocuk bezinden böylesine yüksek ek verginin alındığı bir ülkede vergiyi adil bir biçimde servetten hasılat sağlayan büyük ana para sahiplerine yayamıyorsa o ülkede iktidar, neoliberal internasyonal düzene teslim olmuştur. Eğer ulus cefayı bal eğleyecekse o vakit hepimiz karşılık ödeyecek, o vakit saray da sefa sürdürmemelidir.”

”KISA, ORTA VE UZUN VADELİ ENFLASYON PROGRAMINIZI AÇIKLAYIN”

Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek’in “enflasyonun tek haneli sayılara düşmesi ülkemiz için hayati ehemmiyet taşıyor” şeklinde ifadeler kullandığını aktaran Dervişoğlu, bu ifadelere bakarak ülkeyi kuşatan enflasyonla mücadelede ciddi bir uygulamaya başlanacağı umudunu taşıdıklarını fakat gelinen noktada hükümetin enflasyonla mücadeleye dair bir planının olmadığını gördeklerini ileri sürdü.

“Eğer hakikaten de enflasyonla savaşım planınız var ise çıkın ve bu kürsüden kısa, orta ve uzun vadeli enflasyon uygulamanızı açıklayın?” diyen Dervişoğlu, “Vatandaşları enflasyona ezdirmeyeceğiz” söyleminin ekonomik uygulama değil, sadece Türkiye’nin gerçekleriyle örtüşmeyen sıradan bir temenni bulunduğunu iddia etti.

AK PARTİ HÜKÜMETİNİN EKONOMİ POLİTİKALARINDAKİ BAŞARISIZLIĞI AKADEMİ LİTERATÜRÜNDE İNCELENMELİ

Dervişoğlu, konuşmasını şu şekilde devam etti: “Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin iktisat politikalarındaki başarısızlığı akademi literatüründe incelenmesi ihtiyaç duyulan bir olay olarak tarihteki yerini alacaktır. Çünkü hem ürem yükselterek hazinenin üstündeki yükü artıran hem de döviz kurunu denetim edemeyerek enflasyonu azdıran hayattaki yegane hükümetsiniz. Türkiye Cumhuriyeti devletinin vatandaşları maalesef kendi hükümetlerinin bilgili politikaları kararında çift bir ekonomik kıskacın içerisinde adeta mahsur kalmıştır.

Vatandaşlarımızın günlük hayatlarını geçinmek ettiremediği, hane halkının asli gereksinimlerini dahi karşılayamadığı bir Türkiye gerçeği ile karşı karşıyayız. Ek vergileri vatandaşın gelirine göre değil sermayenin talebine göre dayatan rantçı bir düzenin tahakkümü altındayız. Eğer harbiden vicdanlı olsaydınız ek vergileri ve mali külfetleri yurttaşlarımızın gelir dağılımına göre tanzim ederdiniz. Siz zengin-yoksul demeden her bir vatandaşımızın tüketmek zorunda olduğu ne kadar mal ve hizmet grubu var ise bütününün vergi yükünü artırdınız. Yola çıkarken ‘her şey Türkiye için’ diyordunuz, seçim yaklaşınca ‘her şey seçim’ için dediniz. Şimdi ne oldu da birden ‘her şey ana para için’ demeye başladınız.”

Dervişoğlu, ilmi metotlarla, ciddi ve uygun bir istikrar uygulamasıyla enflasyonun üstüne gidilmesini ve Türk milletinin bu enflasyon belasından bir an ilkin kurtarılmasını istedi.