Aşure orucu ne zaman, hangi gün, oruca hangi gece kalkılır 2023? Aşure günü orucu kaç gün tutulacak, hangi günler? Aşure orucu 1 mi 2 mi 3 gün mü?
Bir Hadis-i Şerifte “Vahşi hayvanlar dahi Aşure günü oruç tutar.” buyuruyor. Bundan kaynaklı alimler Aşure gününde müslümanların oruç tutmalarını öneri etmişlerdir. Aşure gününü oruçlu geçirmek isteyen vatandaşlar internetten, Aşure orucu ne zaman, hangi gün, oruca hangi gece kalkılır 2023? Aşure günü orucu kaç gün tutulacak, hangi günler? Aşure orucu 1 gün mü 2 gün mü 3 gün mü? araştırması yapıyor. İşte bilgiler…
Aşure günü Muharrem ayının 10. günüdür. Haliyle 2023 yılındaki Aşure günü 28 Temmuz Cuma 2023 günüdür. Yani bu sene içindeki Aşure günü 28 Temmuz Cuma gününe muadil gelmektedir.
Aşure günü 28 Temmuz Cuma günü sabah namazı (imsak vakti) ile başlamış olacak olup aynı gün akşam namazı ile bitecektir. Bu günü oruçlu geçirmek olabildiğince sevap kabul edilmiştir.
2023 Aşure günü : 28 Temmuz Cuma 2023
2023 Muharrem’in 10. günü : 28 Temmuz Cuma 2023
Aşure günü 28 Temmuz 2023 Cuma günüdür. Yani yarın değil bir öteki gün Aşure günü olacaktır.
Aşure günü 28 Temmuz 2023 Cuma günüdür. Haliyle Aşure gününü oruçlu geçirmek isteyenler 28 Temmuz Cuma gününü oruçlu geçirebilirler. Ek olarak Hadis-i Şerif’te Aşure günü orucunu tek gün değil 2 gün tutulması öneri edilmiştir. Buna ayrıca Muharrem ayı haram aylardan olduğundan Perşembe-Cuma-Cumartesi 3 gün art arda haram ayı orucu var. Yani hem Aşure gününü hem de haram ay oruçlarını toplu tutmak isteyenler 27 Temmuz Perşembe, 28 Temmuz Cuma, 29 Temmuz Cumartesi günlerini oruçlu geçirebilirler. Allah (c.c.) kabul eylesin.
Aşure orucu tek değil çift gün tutulur. Aşure orucu tutabileceğiniz 2 günler şöyle:
- Dilerseniz 27-28 Temmuz 2 gün oruç tutun.
- Dilerseniz 28-29 Temmuz 2 gün oruç tutun.
- İsterseniz 27-28-29 Temmuz 3 gün de oruç tutabilirsiniz.
Veya 3 gün art arda tutabilirsiniz (haram ayı orucu):
- 27 Temmuz 2023 Perşembe
- 28 Temmuz 2023 Cuma
- 29 Temmuz 2023 Cumartesi
3 gün peş peşe tutulabilir.
Peygamberimiz (S.a.v.) Medine’ye hicret ettikten sonrasında orada yaşayan Yahudilerin de oruçlu olduklarını öğrendi.
Peygamberimiz (S.a.v.) “Niye oruç tutuyorsunuz?” diye sordu. Onlar da, “Allah’ın İsrail oğullarını düşmanından kurtardığı bir gündür, Musa bu günde oruç tuttuğu için” dediler. (Buhari, Müslim)
Peygamber Efendimiz bunun üstüne ” Ben sizden Musa’ya (AS) daha yakınım. Siz tutuyorsanız ben de tutarım” diye mukamele veriyor.
Resûlullâh Efendimiz şu şekilde buyurmuşlardır:
“Ramazan orucu haricinde en faziletli oruç, Allâh’ın ayı Muharrem’de tutulan oruçtur. Farzlar haricinde en faziletli namaz da gece namazıdır (teheccüd).” (Müslim, Sıyâm 202, 203; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl, 6)
– Resûlullâh aşûre günü oruç tutup; o gün oruç tutulmasını emredince, ashâb-ı kirâm:
“-Ey Allâh’ın Resûlü! Bu, yahudi ve hristiyanların hürmet gösterdiği bir gündür.” dediler. Efendimiz şu şekilde buyurdu:
“-Gelecek sene inşaallah dokuzuncu günü oruç tutarım.” (Müslim, Siyâm, 133; Ebû Dâvud, no. 2445; Taberânî, no. 10785; Beyhakî, IV, 287)
– Bir öteki rivayette de Peygamber Efendimiz şu şekilde buyurmuşlardır:
“Aşûre orucunu tutun; fakat bigün önce ya da bigün sonrasında tutmak sûretiyle yahudilere muhalefet edin!” (Ahmed, I, 241; Bezzâr, no. 1052; Heysemî, III, 188)
Bu sebeple Hanefî mezhebine göre Muharrem’in yalnızca onuncu günü oruç tutulması, yahudileri taklit etme anlamına gelebileceği için mekruhtur.
“Muharrem” hürmet edilen anlamındadır. Bu ay, Hz. Peygamber (s.a.s.) tarafınca Allah’ın ayı diye nitelendirilmiştir (Müslim, Sıyâm, 202; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Savm, 40). Bu niteleme Muharrem ayının faziletine, ilahî feyz ve bereketinin bolluğuna işarettir.
Resûlullah (s.a.s.) bir hadisinde şu şekilde buyurmuştur: “Ramazan’dan sonrasında en faziletli oruç, Allah’ın ayı olan Muharrem’de tutulan oruçtur. Farz namazlardan sonrasında en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm, 55; Tirmizî, Savm, 40)
Muharrem’in onuncu günü âşûrâ günüdür. Bu gün oruç tutmak da birtakım âlimlere göre sünnettir (Serahsî, el-Mebsût, III, 92). Zira Resûlullah (s.a.s.), âşûrâ gününde oruç tutmuş ve bunu müslümanlara öneri etmiştir (Buhârî, Savm, 69). Hz. Peygamber (s.a.s.) Medine’ye gelince, yahudilerin âşûrâ gününde oruç tuttuklarını görmüş ve “Bu gün neden oruç tutuyorsunuz?” diye sormuştu. “Bu, hayırlı bir gündür. Allah, o günde Benî İsrâil’i düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Hz. Mûsâ o gün oruç tuttu.” dediklerinde Resûlullah da (s.a.s.) “Ben Mûsâ’ya sizden daha layığım (yakınım).” buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını önerdi (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 127-128). Hz. Peygamberin (s.a.s.) bu günde oruç tutulmasını teşvik eden öteki hadisleri de vardır. Bir hadiste, “Âşûrâ günü orucunun önceki senenin günahlarına keffâret olacağını zannederim.” (Tirmizî, Savm, 48) buyurmuştur. Başka bir hadiste de âşûrâ orucuna işaret ederek “Ramazan orucundan sonrasında en fazîletli oruç Allah’ın ayı olan Muharrem ayında tutulan oruçtur.” (Tirmizî, Savm, 40) buyurmuştur.
Hz. Peygamberin (s.a.s.) yahudilere karşıcılık için ertesi sene âşûrâ orucunu Muharrem’in dokuzuncu günü de tutacağını söylemesi (Ebû Dâvûd, Savm, 66); bu orucun Muharrem ayının dokuzuncu ve onuncu ya da onuncu ve on birinci günlerinde tutulmasının daha doğru olacağına işaret etmektedir (Bkz. Ahmed b. Hanbel, el-Müsned, IV, 52; Abdürrezzâk, el-Musannef, IV, 287).
Şu da bilinmelidir ki, Ramazan orucu farz kılınınca Hz. Peygamber (s.a.s.), isteyenlerin âşûrâ orucu tutup isteyenlerin tutmayabileceğini belirtmiştir (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm, 113-126).
Mübarek gün ve gecelerde farz, vacip hükmünde bağlayıcı hususi bir yakarma biçimi yoktur. Sahih kaynaklarda Muharrem ayına hususi bir nafile namazın olduğuna dair rastgele bir rivayet mevcut değildir.
Mübarek gün ve gecelerde kaza namazları olanların ilk önce kaza namazlarını kılmaları makul olur. Ayrıca Kur’an okumak ve anlamak, dinî eserlerden istifade etmek, zikir ve salavatla meşgul olmak da unutulmamalıdır.
Muharrem ayı içinde oruç tutmak ise, müstehabtır. Bu ayın başında, sonunda ya da ortasında yani 13, 14, 15’inci günlerinde ya da 9, 10 ya da 10 ve 11’inci günlerinde oruç tutulabilir.
Resûl-i Ekrem (s.a.s.) şu şekilde buyurmuşlardır: “Ramazan orucu haricinde en faziletli oruç, Allah’ın ayı Muharremde tutulan oruçtur. Farzlar haricinde en faziletli namaz da gece namazıdır.” (Müslim, Sıyâm, 202-203; Ebû Dâvûd, Savm 55; Tirmizî, Salât, 212; Nesâî, Kıyâmü’l-leyl, 6)
Muharrem ayının onuncu gününe de, âşûrâ günü denmektedir. Resûlullah (s.a.s.), “Âşûrâ günü orucunun önceki senenin (küçük) günahlarına keffâret olacağını umarım.” (Tirmizî, Savm, 48) buyurarak, ümmetine bu günde oruç tutmayı öneri etmişlerdir. Âşûrâ günü oruç tutmakla alakalı olarak İbn Abbâs (r.a.) şu şekilde anlatıyor: “Resûlullah (s.a.s.) Medine’ye gelince, Yahûdilerin âşûre günü oruç tuttuklarını gördü. Onlara, ‘Bu da ne (niçin oruç tutuyorsunuz)?’ diye sordu. ‘Bu, salih (hayırlı) bir gündür. Allah, o günde İsrâiloğullarını düşmanlarından kurtardı. (Şükür olarak) Mûsâ o gün oruç tuttu.’ dediler. Resûlullah (s.a.s.) da, ‘Ben Mûsâ’ya sizden daha yakınım’ buyurup o gün oruç tuttu ve müslümanlara da tutmalarını öneri etti.” (Buhârî, Savm, 69; Müslim, Sıyâm 127; Ebû Dâvûd, Savm, 65)
Hz. Peygamber (s.a.s.) döneminde Yahûdiler yalnızca Muharrem ayının 10. (âşûrâ) gününde oruç tuttuklarından, onlarınkine benzememesi için öncesine ya da sonuna bigün ilave edilerek oruç tutulmasını öneri etmiştir. Bazı rivayetlerde ise bir öncesine ve bir sonrasına ekleyerek üç gün oruç tutulmasını öneri etmiştir (Müttekî, Kenzü’l-ummâl, VIII, 570). Bu nedenle âşûrâ günü oruç tutulurken mühim olan âşûrâ gününü yalnız tutmamaktır. Bir önceki ya da sonraki günü ilaveyle iki gün oruç tutulabileceği gibi her ikisini de ekleyerek üç gün de tutulabilir.