Mardin’den Chicago’ya uzanan başarı hikayesi – Son Dakika Türkiye Haberleri

Üniversiteye hazırlandığı dönemde babasının tv izlediğini, haberlerde Nobel ödülü kazanan Prof. Dr. Aziz Sancar’ın olduğunu özetleyen Acar, şu şekilde konuştu:

“Aziz Sancar da Mardinli olduğundan bizim bölgede oldukça sevilen birisidir. Babam da bu şekilde dikkat kesilmiş dinlerken ben de çobandan yeni geldim. Çıktım yukarıya, aklımdan asla çıkarmıyorum. Sancar; ‘Çoğu insan zekaya inanır, ben inanmıyorum, bizi birbirimizden ayıran emektir, ben çalışmaya inanıyorum.’ diyordu.

Babam da bana ‘Bak görüyor musun? Helal olsun. Bölgemizi, insanımızı ne hoş temsil ediyor.’ dedi. Hayatım boyunca ben o lafı aldım. Lisans eğitimim boyunca ben o lafı düstur edindim. Yani zekanın değil, gayretin bizim aramızdaki asli ayrım olduğuna inanıyorum. Bizi birbirimizden ayıran azmetmek ve çaba etmektir. Çünkü zeka bizlere verilendir, çaba ise bizim yaptığımızdır. Ama doğal ki çaba bizden, muvaffakıyet Allah’tandır.”

İkinci yılında de bir taraftan çobanlık yaparken bir taraftan Halk Eğitim Merkezi’ne gittiğini söyleyen Acar, imkanlar dahilinde kafasında İstanbul opsiyonunun bulunmadığını, İbn Haldun Üniversitesinin reklamlarını görüp iletişime geçtiğini dile getirdi.

Acar, fakülte dekanı Bilal Aybakan’ın kendisini aradığını söyleyerek, şunları kaydetti:

“İkindi vaktiydi, oldukça iyi hatırlıyorum, sıcak bir ağustos günü diyeyim. Kendisi de Urfalı, kendisinin de köyde büyüdüğünü, muhtelif zorluklar atlattığını ve İbn Haldun Üniversitesinde dekan olduğunu anlattı. Okulun olanaklarını, akademik kaliteyi, hocaları, bağlantıları, internasyonal fırsatları yurt dışına göndereceklerini, Arapça, İngilizce eğitim vereceklerini her şeyi anlattı. Sonrasında ben ikna oldum, o konferans oldukça ikoniktir. Ben, hocanın dekan bulunduğunun oldukça farkında olmadığım için ya da dekan olmanın ne kadar ağır bir şey olduğunu pek ayrım edemediğim için hocam ‘Böyle mi emin misiniz? Gerçekten bu parayı verecek misiniz? Vermezseniz ne olur? Yemin eder misiniz?’ gibi ilginç bir halde davrandım.”

Üniversiteye girdikten sonra İngilizce ve Arapça hazırlık eğitimleri aldığını kaydeden Acar, İslami İlimler Fakültesi’nde lisans eğitimine başladığını, puan ortalamasını tutturarak Siyaset Bilimi ve Uluslararası İlişkiler Bölümü’nde de ÇAP yaptığını anlattı.

Acar, ÇAP yapmasının aslolan sebebinin ileride akademik olarak İslam-siyaset kanaati üstüne yoğunlaşmak ve bu hususta uzmanlaşmak olduğunu söyledi.

Ülkede ve Müslüman coğrafyasında bir oldukça problemin siyaset, siyasal kanaat çevresinde kümelendiğini ve bir oldukça problemin sebebinin burada yattığına inandığını özetleyen Acar, şu görüşleri dile getirdi:

“Dolayısıyla siyasal kanaat olarak bizler yanlış yerlerden esin aldığımız vakit ortaya çıkardığımız siyasal sistemler ve bunun çevresinde şekillenen hukuk sistemi, sosyokültürel politikalar vesaire bunların tamamı bu bürokrasi çevresinde şekilleniyor ve bu bürokrasi tarafınca yönlendiriliyor. Dolayısıyla ben bu alanda çalışmak istedim. Çünkü bugün bölgemizde, Müslüman coğrafyada muhtelif siyasal istikrarsızlık problemleri var.”

Acar, lisans eğitiminin son senesine girmeden evvel yüksek lisans ve hekime için kayıt başvuruları açıldığını, hocalarının sayesinde Amerika ve İngiltere’de 12 üniversiteye yüksek lisans için müracaat yaptığını kaydetti.

“HEDEFİM ÜLKEME HİZMET ETMEK”

Bu okullardan 9’unun kendisine müspet geri dönüş yaptığını ve kabul aldığını belirten Acar, “Bazıları tam burs verdi, bazıları yüzde 50 burs verdi. Günün sonunda ben de hocalarıma danışarak, onlarla ailemle ve dostlarımla istişare ederek Chicago Üniversitesinde karar aldım. Çünkü bu okul hem toplumsal bilimler alanında sağlam geleneğe haiz hem de dünyada ilk 10’a giren oldukça kaliteli okullardan biri. Kaydımı yaptırdım, kayıt ücretlerini yatırdım.” ifadelerini kullandı.

Acar, vizeyi aldığını, 15-20 gün sonra Chicago’ya yolculuk edeceğini belirterek, “Oradaki hedefim ilk önce yüksek lisans eğitimimi başarıyla tamamladıktan sonra hekime eğitimimi oldukça daha iyi okullarda sürdürmek, sonra ülkeme dönerek akademide hizmet etmek.” dedi.