Hizmetleri heykelcilik – Zafer Çam
Hani birtakım belediyeler heykeller dikip duruyorlar ya.
Neden bu kadar heykel dikiyorlar, dertleri ne bunların diye düşünmeden edemiyorum.
Kimi başkanlar heykele kimileri de insanlara yatırım yapıyor.
Bazı başkanlar da heykele yatırım yapıyorlar.
Seçilmiş başkanlar ne kadar heykelci diyorum.
Sonra tarihe bakıyorum heykeller kalmış ayakta.
Bulan köşe oluyor, bin yılık heykel diye yüksek sayılara satılıyor.
İnsanlar bin yılık heykelleri ziyaret ediyor.
Dünyanın her yerinde o yontulmuş taşları, figürleri görmeye akın ediyor.
Bizim başkanlar da hizmeti heykelcilikte biliyorlar.
Yıllar sonrasında bıraktıkları bir eserleri yoksa.
Yaptıkları heykellerle anılmak istiyorlar.
Yüz sene sonrasında heykel tarih oluyor.
Kimse de onu yıkıp ortadan kaldıramıyor.
Devrimci Hz. Muhammed gelirse o vakit Kâbe’nin putları kırılıyor.
Bugün Hz. Muhammet’în ümmeti oldukça fakat biri devrimci Hz. Muhammet ve tarafındaki yoldaşları olamıyor.
Heykelcilik antik Yunan medeniyetinin geleneği.
Yunan mitolojilerinin ilahi anlayışının yansıması.
Başkanlar bir bakıyor tek unutulamayan heykeller.
Ne yaparsan yap, unutuluyor.
Ama üç yıl, fakat beş sene sonrasında kimse hatırlamıyor.
Ama bir heykel yaptın mı, tamam.
Yüzyıllar sonrasında hatırlanıyorsun.
Yıllarca uğraşıp bir heykel yapan başkanı.
O heykel yüz sene sonrasında da zamanı diye ziyaret edilecek.
Yanına bir de yazıt yazılacak.
Bu heykeli falan belediye başkanı üç senelik bir çabalama kararı yapmıştır diye.
İnsanlar fanatik hayran bakacaklar.
Bu heykel ne anlatım ediyor acaba diye.
Ama zamanı ya.
Herkes fanatik olarak anacak.
Bugün belediye başkanları meydanları insan figürleriyle heykelleriyle donatıyorlar.
Hayvan heykellerinde horoz, at, eşek, köpek, aklınıza gelen hayvan heykelleriyle sokakları, parkları, şehrin, gir çıkışlarını süslüyorlar.
Başkanlar gidecek heykelleri kalacak.
Günü dolan, ömrü sonlanan başkanlar meydanlar diktikleri heykeliyle anılacaklar.