Mustafa Destici, sığınmacı ve düzensiz göç sorununa dikkat çekti

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, toplumsal medya hesabı üstünden yapmış olduğu paylaşımda İçişleri Bakanlığına ‘düzensiz göç’ ile savaşım çalışmaları için seslenerek, “Bakanlığımız tarafınca atılan bu adımlar olumludur ama kafi değildir. Tedbirlerin yoğunlaştırılarak artırılması gerekmektedir.” dedi.

Destici’nin paylaşımı şu şekilde:

“Geçtiğimiz günlerde Şanlıurfa ilimizde yaşanan, daha ilkin öteki şehirlerimizde de karşılaştığımız, sığınmacılardan kaynaklanan asayiş olayları, halkımızın haklı tepkilerine niçin olmaktadır.

Vatandaşlarımız, mülteci ve gayri muntazam göç problemininin günlük hayata yansımalarını, en fazla, ulaşımda, şehirlerin ortak kullanım alanlarında, sıhhat ve eğitim başta olmak üzere, amme hizmetlerinde yaşanmış olan problemlerle görmektedir.

Ülkemizde bulunan yabancı ve mülteci sayısının fazlalığının oluşturduğu temel sorunların başında; mesken ve besin başta olmak üzere, arzın talebin altında kalmasından kaynaklanan dengesiz fiyat artışları; sıhhat hizmetlerinde istek yoğunluğu sebebiyle yaşanmış olan aksaklıklar; asayiş vakalarındaki artış; demografin yapının tehdit altında olduğu endişeleri ve göçün yoğunlaştığı bölgelerimizde altyapının kifayetsiz hale gelmesi yer almaktadır.

Dünyada ve bölgemizde gerçekleştirilen inanılmaz şartlardan kaynaklanan ekonomik sorunların ardından, Şubat ayında yaşadığımız Kahramanmaraş merkezli depremlerin ekonomimiz üstündeki etkileri, sığınmacıların varlığını, Türkiye ekonomisi için taşınması olası olmayan bir yük haline getirmiştir.

Değişik kaynaklara göre değişik rakamlar dillendirilse de, Türkiye’deki sığınmacıların ülke ekonomisine ciddi bir maliyet yüklediği gerçekliği ortadadır. Sığınmacılarla birlikte, ülkemizde ikamet eden öteki yabancılar da hesaba katıldığında, ekonomik faturanın daha da büyümekte olduğu dile getirilmektedir.

Arz-talep ilişkisi doğrultusunda, başta besin ve mesken olmak üzere, istek artışlarının fiyatlara etkileri, bugün yaşanan, enflasyonun denetim dibine alınamaması gerçeğinin de ilk sebeplerin biri olarak karşımıza çıkmaktadır.

“SIĞINMACILAR, TERÖR ÖRGÜTLERİ İÇİN DOĞAL BİR İNSAN KAYNAĞI POTANSİYELİ OLUŞTURMAKTADIR”

Sığınmacılar, ülkemizi hedef alan, PYD/PKK terör örgütü başta olmak üzere, terör örgütleri için tabii bir insan deposu potansiyeli oluşturmaktadır. Benzer şekilde, sığınmacıların, yabancı istihbarat kuruluşları açısından, ülkemizde bir zaaf noktası ve hareket alanı oluşturduğunu düşünüyoruz.

Sığınmacıların Türkiye’de kalması için idrak çalışması yapan basın-yayın kuruluşlarına sağlanan kaynaklar, bu endişelerimiz doğrulamakta ve artırmaktadır. Avrupa Birliği’nin finansmanıyla, 2021 yılında, İran sınırından 80 bin mayının temizlenmesi kararlaştırıldı. Ülkemizin sınır güvenliğini ciddi bir halde tehlikeye atan bu uygulamadan vazgeçilmeli, Avrupa Birliği’nin Türkiye’deki sığınmacıların entegrasyonuna yönelik propaganda ve faaliyetlerine de son verilmelidir.

2015 yılında, George Soros, verdiği bir mülakatta sığınmacıların Türkiye’de kalması icap ettiğini anlatım etmişti. 2015’ten bugüne yaşananları göz önünde bulundurduğumuzda, mevzubahis yönlendirmenin, Suriye’nin kuzeyinde PKK/PYD/YPG terör devletine bir zemin hazırlanması gayreti bulunduğunu bir kez daha teyit ediyoruz.

Dünyada, İngiltere, Almanya, İtalya, Yunanistan başta olmak üzere, çoğu ülke, gayri muntazam göç için yoğun ve sert tedbirler almaktalar. Düzensiz göçler üzerinden, Türkiye’nin demografik yapısının değiştirilmesi, bölgemizde Türkiye’nin gücünden rahatsız olanlara, bir fırsat olarak sunulmamalıdır. İçişleri Bakanlığımız, son dönemde, geçtiğimiz senelere göre mülteciler ve gayri muntazam göçler için tedbirlerini artırmıştır.

Bakanlığımız tarafınca atılan bu adımlar olumludur ama kafi değildir. Tedbirlerin yoğunlaştırılarak artırılması gerekmektedir. Ayrıca bu sorun üstünden ülkemiz içinde karışıklık, kargaşa ve anarşi çıkarmaya çalışan iç ve dış mihraklara da milletimiz saygınlık etmemeli, devletimizde fırsat vermemelidir.”