Küresel piyasalarda güncel durum

Geçen hafta ABD’de açıklanan makroekonomik veriler ülke ekonomisinin kuvvetli durduğuna gösterirken, Fed’in son toplantısına dair tutanaklar ile Fed yetkililerinin değerlendirmeleri Banka’nın gelecek devre para politikasına dair belirsizlikleri artırdı.

Tutanaklarda, enflasyonun Banka’nın uzun vadeli hedefinin hala olabildiğince üstünde olduğuna işaret edilmesi dikkati çekti.

Analistler, para piyasalarındaki fiyatlamalarda Fed’in önümüzdeki ay yüzde 90 ihtimalle siyaset faizini durağan(durgun) bırakacağının öngörüldüğünü aktararak, sene sonuna kadar yapılacak öteki iki toplantıya yönelik belirsizliklerin kuvvetli kalmaya devam ettiğini bildirdi.

Devam eden belirsizliklerle hisse piyasalarında geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir izlenirken, yeni haftada Fed yetkililerinin açıklamalarının kritik ehemmiyet taşıyacağı belirtiliyor. Bu kapsamda perşembe günü başlamış olacak olan Jackson Hole Ekonomi Politikası Sempozyumu’nda merkez bankası yetkililerinin vereceği mesajlar yakından takip edilecek. Fed Başkanı Jerome Powell da bilimsel toplantı kapsamında cuma günü bir konferans yapacak.

Kansas City Fed tarafınca 1978’den bu yana düzenlenen, dünya genelinden merkez bankası başkanları, maliye bakanları ve akademisyenlerin katılmış olduğu sempozyumda, genel hatlarıyla aktüel küresel ekonomik vaziyet ele alınırken, para politikasının geleceğine dair değerlendirmeler ve ihtimaller içerisinde siyaset adımlarına dair meydana getirilen yönlendirmeler öne çıkıyor.

Analistler, Powell’ın açıklamalarında, Fed’in gelecek para politikası adımlarına dair ipuçlarının aranacağını belirterek, açıklamaların piyasalarda oynaklığı artırabileceğini söyledi.

Söz mevzusu gelişmelerle tahvil piyasalarında satış baskısı devam ederken, ABD’nin 30 senelik faizi yüzde 4,4260 ile 30 Haziran 2011’den bu yana ve 10 senelik tahvil faizi de yüzde 4,3290 ile 8 Kasım 2007’den bu yana en yüksek seviyeye çıktı.

Yaklaşık son 10 senenin en yükseğindeki tahvil faizlerinin ve resesyon endişesinin bu seviyelerde Amerika tahvillerini yatırım araçları arasında öne çıkarabileceğini kaydeden analistler, bu sene tahvil fonlarına aşağı yukarı 130 milyar dolarlık para girişi bulunduğunu bildirdi.

Diğer yandan düşüş eğilimini üst üste 4. haftaya taşıyarak 1.889,6 dolar ile aşağı yukarı son 5 ayın en düşük haftalık kapanışını gerçekleştiren altın, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üstünde 1.891 dolardan prosedür görüyor.

Fed’in gelecek devre para politikasına dair belirsizliklerin artmasıyla küresel çapta dolara olan talebin yükseldiğini belirten analistler, bu durumun altın fiyatlarının gerilemesine yol açtığını söyledi.

Cuma günü New York borsasında komplike bir seyir izlendi. Dow Jones endeksi günü yüzde 0,07 artışla, S&P 500 endeksi yüzde 0,03 ve Nasdaq endeksi yüzde 0,20 azalışla tamamladı. ABD’de endeks vadeli kontratlar, yeni güne ise yatay bir seyirle başladı.

Avrupa borsalarında geçen hafta satış ağırlıklı bir seyir öne çıkarken, Avrupa Merkez Bankası (ECB) Başkanı Christine Lagarde’ın Jackson Hole’de gerçekleştireceği konuşmanın yanı sıra bölgenin en büyük tecim ortağı olan Çin’in ekonomisine dair haber akışı da yatırımcıların odağında olacak.

Bölgede halihazırda kuvvetli bulunan resesyon endişesine, Çin’de ekonomik aktivitenin daha da yavaşlayacağı ve bölgenin üretimini negatif etkileyebileceği korkusu da eklendi.

Analistler, bu hafta bölge genelinde açıklanacak lider imalat sanayi, hizmet sektörü ve sentetik Satınalma Yöneticileri Endeksi (PMI) verilerinin, bölgenin ekonomik aktivitesine dair sinyaller verebileceğini anlatım etti.

Söz mevzusu gelişmelerle geçen hafta süresince dalgalı bir seyir izlenen Avrupa borsalarında, cuma günü İngiltere’de FTSE 100 endeksi yüzde 0,65, Almanya’da DAX 40 endeksi yüzde 0,65, Fransa’da CAC 40 endeksi yüzde 0,38 ve İtalya’da MIB 30 endeksi yüzde 0,42 geriledi.

Küresel çapta dolar talebinin enerjisini korumasıyla geçen hafta düşüş eğilimini üst üste 5. haftaya taşıyan avro/dolar paritesi, şu sıralarda önceki kapanışının yüzde 0,1 üstünde 1,0880 seviyesinde bulunuyor.

Asya tarafında ise bugün Çin Merkez Bankası’nın en düşük kredi ürem oranını beklentilerden azca indirmesi piyasalarda endişenin artmasına niçin oldu. Banka, 1 senelik kredi ürem oranını 10 baz puan indirerek yüzde 3,45 seviyesine çekerken, 5 senelik kredi ürem oranını da yüzde 4,20’de durağan(durgun) bıraktı.

Ülkede halihazırda yavaşlayan ekonomik etkinlik ve azalan küresel istek resesyon endişelerinin artmasına niçin olurken, Çin hükümetinin ekonomiyi destekleyici adımlar atacağını her fırsatta dile getirmesine rağmen, bu zamana kadar atılan adımlar piyasalar tarafınca kafi bulunmuyor.

Çin‘de artan risk algısı dolar/yuan paritesini aşağı yukarı son bir senenin zirvesine taşırken, yuandaki değer kaybını önlemek için Çin Merkez Bankası’nın amme bankaları vasıtasıyla tarihli en kuvvetli müdahaleyi yapmış olabileceği belirtiliyor.

Kapanışa yakın Çin’de Şanghay sentetik endeksi yüzde 0,4 ve Hong Kong’da Hang Seng endeksi yüzde 1,4 değer kaybederken, Japonya’da Nikkei 225 endeksi yüzde 0,7 ve Güney Kore’de Kospi endeksi yüzde 0,6 yükseldi.

Yurt içerisinde geçen hafta dalgalı bir seyir izleyen Borsa İstanbul’da BIST 100 endeksi, cuma günü yüzde 3,23 azalışla 7.513,29 puandan günü tamamlarken, bu hafta gözler Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) Para Politikası Kurulu toplantısında açıklayacağı ürem sonucuna çevrildi.

TCMB Para Politikası Kurulu toplantısına dair AA Finans’ın beklenti anketine katılan ekonomistler, yedi gün vadeli repo ihale ürem oranının (politika faizi) 250 baz puan artırılarak yüzde 20’ye çekileceğini tahmin ediyor.

Dolar/TL, cuma gününü önceki kapanışının derhal üstünde 27,1073’ten tamamlamasının sonrasında bugün bankalararası piyasanın açılışında 27,1980 seviyesinden prosedür görüyor.

Öte yandan, hafta sonu Resmi Gazete’de yayımlanan TCMB tebliğleri ile Türk lirası (TL) mevduatları artıracak, Kur Korumalı Mevduat’ı (KKM) azaltacak düzenlemeye gidildi.

Buna göre, sadeleşme süreci kapsamında yabancı para mevduattan KKM’ye dönüşüm hedefi uygulamasına ve TL payına göre ilave/indirimli menkul değer tesis uygulamasına son verildi.

Analistler, bugün yurt içerisinde yurt dışı Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE), yurt haricinde ise Almanya’da ÜFE verilerinin öne çıktığını anlatım ederek, yöntem açıdan BIST 100 endeksinde 7.600 ve 7.700 seviyelerinin direnç, 7.500 ve 7.400 puanın yardımcı konumunda bulunduğunu kaydetti.

PİYASALARDA BUGÜN TAKİP EDİLECEK VERİLER ŞÖYLE:

09.00 Almanya, temmuz ayı ÜFE

10.00 Türkiye, temmuz ayı Yurt dışı ÜFE