Sakarya Destanı’nda 7.gün (29 Ağustos 1921)

Polatlı batısındaki ve güneyindeki savaşlarda, Yunanlılar birazcık daha ilerleyebilmişlerdi. Polatlı güneyindeki ilerlemeleri karşısında birliklerimiz, Toydemir sırtlarına kadar çekilmek zorunda kalmışlardı. Haymana bölgesindeki mücadelede ise Cephe Komutanı İsmet Paşa ile Fevzi Paşa, ellerindeki birlikleri cephe hattı üstünde yer değiştirerek ve tehlikenin olduğu bölgelere kaydırarak düşmanı durdurmaya çalışmışlardı. Yunanlıların da zayiatları artmış ve ikmalde sıkıntılar çekmeye başlamışlardı.

CEPHE BOYUNCA AÇ SUSUZ KAYDIRILDI BİRLİKLER

Yunan takviyeli 7’nci Tümeni, demiryolu kuzeyindeki 1’inci Türk Tümeni’ne bir gece baskını yaparak 29 Ağustos savaşını başlatmış ve bu saldırısını sabahleyin de sürdürerek birkaç tepeyi ele geçirerek Polatlı istikametinde ilerlemesini sürdürmüştü.

Cephe Komutanı İsmet Paşa, Mürettep Kolordu’ya buyruk vererek 1’inci Süvari Tümeni’ni kendi ihtiyatına, Haymana’ya göndermesini istemişti. Süvari Tümeni, cephe gerisinde toplanarak Polatlı üstünden Haymana’ya hareket etmişti. Birlikleri yarı yarıya kaydırılmasına karşın Albay Kâzım (Özalp), gene de üstün hasım taarruzlarını göğüslemiş ve akşama doğru yeni bir cephe hattında düşmanı durdurmuştu.

Mürettep Kolordu’nun daha güneyindeki 4’üncü Grup ise gece baskınları ile başlayan ve sabahleyin de asla ara vermeksizin ağır topçu ateşleriyle desteklenen Yunan 3’üncü Kolordusu’nun taarruzu karşısında mevzilerini tek tek kaybetmeye başlamıştı. 5’inci Kafkas Tümeni ağır hasım baskısı altında Toydemir sırtlarından çekilmek zorunda kalmış, 61’inci Tümen de mecburi olarak kanat kırmıştı. Bunun üstüne Cephe Komutanlığı, Polatlı’da toplanmakta olan 1’inci Süvari Tümeni’ni Haymana’ya getirtmekten vazgeçerek bu Grup emrine vermişti.

KANLI BUHRANLI VE TEHLİKELİ BİR GÜN

Alptekin Müderrisoğlu bugünkü savaşları anlatırken, 5’inci Kafkas Tümeni, 13’üncü Piyade Alayı, 1’inci Taburu için: “1’inci Tabur Sakarya savaşmasına 1 binbaşı, 3 yüzbaşı, 3 üsteğmen ve 6 teğmen olmak suretiyle 13 subayla girmişti. Tam bir haftanın sonunda taburda sadece 1 üsteğmen ve 3 teğmen hayatta kalmıştı” diye açıklar.

1-002.png

Dün Sakarya Nehri mevzilerinden kalkıp Haymana üstünden aleni kanada gelen Albay Halit (Karsıalan)’in 12’nci Grubu, o uzun yoldan ve akşama doğru girmiş olduğu savaştan sonra gece de dinlenememiş, düşmanın gece baskınlarıyla sabaha kadar boğuşup durmuştu.

Albay Fahrettin (Altay)’ın 5’inci Süvari Grubu (14’üncü Süvari Tümeni ve 4’üncü Süvari Tugayı), hasım gerilerinde konakladığı yerlerden hareketle kavurucu Ağustos sıcağında tüm gün yayan ama geceleyin Türk aleni kanadına ulaşabildi. Türk Ordusu, bugün en zor günlerinden birini geçirmişti. Kanlı, buhranlı ve tehlikeli bir gün.

sarical-mevzileri.png

“TANRI’YA VE BAŞKOMUTAN’A YALVARIYORUM!”

Yunan hükümetinin cephedeki temsilcisi General Stratigos, bugünkü savaşları raporunda şu şekilde belirtiyordu: “Bugün (29 Ağustos) ordularımızın tazyiki, düşmana daha çok etki yaparak çok mühim bir istifa için tüm cephe süresince göze göz çarpışmıştır. Sağ kanatta 2’nci Kolordu, 13, 5 ve 9’uncu Tümenler’in beraber halleriyle şiddetli ve uzun devam eden mücadeleden sonra Güzelcekale tahkimli mevzilerinin yüksekliklerini ele geçirdi. Düşman çok mühim mevzilerinden püskürtülmüşse de 7-8 kilometre geride tekrar cephe teşkil edebilmiştir.’’

dscf6410.png

Evet, Papoulas‘ın Küçük Asya Ordusu bugün İsmet Paşa’nın ordusunu epey sıkıştırmıştı, ama Türk Ordusu’nu mevzilerden söküp atamamıştı. Bu çorak, ağaçsız ve susuz bölgede, kavurucu Ağustos güneşi altında, yedi gündür bunca kan dökerek gelinen noktada Yunanlılar da zorluklarla boğuşmaktaydı. Yunan 1’inci Kolordu Komutanı’nın Papoulas’a telgrafı şu şekildeydi; “En kısa zamanda mühimmat ikmali için Tanrı’ya ve Başkomutan’a yalvarıyorum!

Kadim Koç
Polatlı Belediyesi Tarihi Alanlar Tanıtım Merkezi (POTA) Koordinatörü